Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, devremülk satış sözleşmesinin geçersizliği, feshi ve cayma hakkı sonrası senetlere dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve senetlerin iptali davası.
Özet: Bu menfi tespit davası, davacının devremülk satış sözleşmesinden resmi şekil eksikliği nedeniyle cayma hakkını kullanıp sözleşmenin feshedildiğini düşünmesine rağmen, sözleşmeye istinaden düzenlenen senetlerin diğer davalı tarafından icra takibine konulması üzerine açılmış olup; davacı sözleşmenin geçersizliğinin tespiti, feshinin, senetlerden borçlu olmadığının tespitiyle iptalini ve ödediği bedelin iadesini talep ederken, davalılardan biri cayma sonrası sözleşmenin hükümsüz kaldığını ve senetlerin iade edilmemesi nedeniyle sorumluluğu olmadığını iddia etmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/608 Esas - 2026/465

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/608 Esas
KARAR NO: 2026/465
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24.11.2016
KARAR TARİHİ : 03.07.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalılardan ... İnş. Turz. Taş. San. Ve Tic. A.Ş. arasında 08.03.2013 tarihinde, davalıya ait ....Parselde bulunan ..... Etap'ta yapılacak devremülkün 1 Nisan-15 Nisan tarihlerinde kullanımını kapsayacak şekilde devremülk satış sözleşmesi imzalandığını, .... sözleme numaralı devremülk satış sözleşmesi uyarınca toplam sözleşme bedeli olan 21.000,00-TL'nin 1.000,00-TL'lik kısmının 15.03.2013 tarihinde ödendiğini, kalan tutara ilişkin 7 adet senet düzenlendiğini, davalıların 2014 yılında müvekkiline ... aracılığıyla senetlere protesto gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirket ile irtibata geçerek, resmi şekilde yapılmamış olan devre mülk sözleşmesinden cayma hakkını kullanmak istediğini beyan ettiğini, cayma bildirimini iadeli taahütlü olarak davalı şirkete gönderdiğini, müvekkilinin sözleşmesinin feshedildiğini ve senetlerin de iptal edildiğini düşünürken 2 yıl sonrasında diğer davalı ... Yatırım İnş. Tur. A.Ş. tarafından sözleşme konusu senetlerin icra takibine konulduğunu, müvekkili hakkındaki icra takibi kesinleştiği gibi haksız ve hukuka aykırı olarak araçları üzerine haciz konulduğunu belirterek, müvekkilinin uğrayacağı zararlara ilişkin durumun önlenmesi açısından .... sayılı icra takibi açısından açık ve mutlak hukuka aykırılık olması nedeni ile teminatsız olarak durdurulmasına, kabul edilmediği takdirde uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile söz konusu icra takibinin durdurulmasına (veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasını), icra takibine konu senetlerin geçersiz sözleşmeye dayanılarak alınmış olması nedeni ile öncelikle sözleşmenin geçersizliğine, sözleşmenin feshine ve müvekkilin bu sözleşmeden dolayı icra takibine konu senetler ve henüz icra takibine konu edilmeyen senetler sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, senetler bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu senetlerin iptaline, davalıya ödenmiş toplam 1.000,00-TL bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... İnş. Tur. Taş. San. ve Tic. A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; öncelikle devre mülk hakkının Kat Mülkiyeti Kanunu'nda düzenlenmesi nedeniyle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, bu mümkün olmaz ise davacı taraf ile davalı ... şirket arasında dava konusu devre mülk sözleşmesinin akdedildiğini, davalı ... şirketin sözleşmeden kaynaklı hususları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı tarafın cayma hakkını 2014 yılında dile getirdiğini, süre geçmesine rağmen ... şirketçe zorluk çıkartılmayıp, sözleşmenin hükümsüz bırakıldığını, ödemeyi davacı tarafın kanıtlamasının gerektiğini, davacı ile ... şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca, taksitli ödemeye ait dava konusu senetlerin düzenlendiğini ve diğer davalı ... Yatırım İnş. Turz. A.Ş.'ye teminat maksadıyla verildiğini, davacının cayma hakkını kullanması üzerine bu durumun diğer davalıya kendileri tarafından bildirildiğini, senetlerin bedelsiz kalması nedeniyle davacıya ve diğer davalıya senetleri müvekkiline iade etmesi için bildirimde bulunduklarını, ancak diğer davalının davacı aleyhine .... sayılı icra takibinde bulunduğunu, senetlerin davacıya iade edilememesinin sebebinin diğer davalı ... İnş. Tur. A.Ş.'nin ihtarnameye rağmen bu senetleri davalı ... şirkete ya da davacı tarafa iade etmemesi olduğunu, dolayısıyla davalı ... şirketin bir kusuru veya sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca şirket hakkında .... Mahkemesi'nin 27/01/2016 tarih ve .... sayılı ilamı ile iflasına karar verildiğini ve .... Esas sayılı dosyası ile de iflas işlerine başlandığını, 2. alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, İİK'nın 194. maddesi uyarınca yargılamanın durdurulmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, devre mülk sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile feshi, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen senetler bakımından davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile iptali ve sözleşme sebebiyle davacı tarafından davalıya ödenen 1.000,00-TL'nin istirdatı istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafından ikame edilen dava ilk olarak .... Esas sayılı dosyası üzerinden görülmüş olup davalı ... San ve Tic. A.Ş.'nin iflası nedeniyle davanın ... davalı şirket yönünden terfiki sonrasında verilen görevsizlik kararına istinaden mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
Davalı şirketin iflası nedeniyle önce İİK'nın 194. maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısının yapılması beklenmiş ve .... Dairesi'nin 27.01.2026 tarihli müzekkere cevabı dikkate alınarak ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasını müteakip yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı özetle, taraflar arasında düzenlenen devremülk sözleşmesinin şekil şartına uygun olmaması nedeniyle geçersiz olduğu, bununla birlikte cayma hakkını kullanmalarına rağmen sözleşme kapsamında verilen bonolar ile yapılan 1.000,00-TL miktarlı ödemenin haksız bir şekilde iade edilmediğini iddia etmiş, davalı ise özetle, kendileri tarafından davacının başvurusu üzerine sözleşmenin hükümsüz bırakıldığı, bonoların ise diğer davalı ... Yatırım İnş. Turz. A.Ş.'ye teminat maksadıyla verilip, davacının cayma hakkını kullanması üzerine bu durumun ilgili şirkete bildirilmesine rağmen bonoların iade edilmeyip takibe konulması dolayısıyla iade edilemediği savunulmuş, davanın reddi istenmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın ilk olarak görüldüğü .... Esas sayılı dosyasının tetkikinden, mahkemece, 04.07.2017 tarih ve sayılı karar ile özetle; "... bonoların tüketici yönünden geçersiz olduğu, ... davalı ... İnş. Tur. Taş. San. ve Tic. A.Ş. ile davacı tüketici arasında resmi olmayan, adi yazılı Devre Mülk Sözleşmesi'nin düzenlendiği, sözleşmenin şekil şartı taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu, keza bu davada konu edilen ve anılan sözleşmeye istinaden düzenlenerek davalı ... İnş. Tur. A.Ş.'ye ciro edilmek suretiyle devredilen .... Esas sayılı dosyasının dayanağı olan senetler ile henüz takip konusu yapılmayan senetlerin iptalleri ile bu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine..." dair kurulan hükmün, .... Dairesi'nin 26.10.2017 tarih ve .... sayılı ilamıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; davaya konu edilen, her birinin borçlusu ..., alacaklısı ... İnş. Tur. Taş. San. ve Tic. A.Ş., 08.03.2013 tanzim tarihli olan, 15.12.2014 vade tarihli ve 3.000,00-TL bedelli, 15.05.2014 vade tarihli ve 3.000,00-TL bedelli, 15.12.2015 vade tarihli ve 4.000,00-TL bedelli, 15.05.2016 vade tarihli ve 4.000,00-TL bedelli, 15.03.2013 vade tarihli ve 1.000,00-TL bedelli, 15.05.2013 vade tarihli ve 1.000,00-TL bedelli, 15.12.2013 vade tarihli ve 2.500,00-TL bedelli, 15.05.2014 vade tarihli ve 2.500,00-TL bedelli bononun, taraflar arasında düzenlenen 08.03.2013 tarihli devremülk satış sözleşmesine dayalı olarak satış bedelinin taksitler halinde ödenmesine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Bu husus, .... Dairesi'nin yukarıda belirtilen 26.10.2017 tarih ve .... sayılı ilamında da tespit edilmiş olup aynı bonoların şekil şartına uygun olmaması sebebiyle iptali ile davacının dosyamızın tefrik edildiği ana davada kalan davalı ... Yat. İnş. Tur. A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine dair hüküm kesinleşmiştir. Bununla birlikte verilen tefrik kararı nedeniyle eldeki davada davalı ... San ve Tic. A.Ş., kesinleşen mahkeme kararında taraf olmadığından, durumunun mahkememizce ayrıca değerlendirilmesi gereklidir. Tarafların karşılıklı beyanlarından, taraflar arasındaki 08.03.2013 tarihli devre mülk sözleşmesinin ifa edilmediği, davacının cayma hakkını kullanmak istediğini bildirmesi üzerine davalının da sözleşmenin tasfiyesini kabul ettiği görülmüş olmakla birlikte tasfiyenin gerçekleşmediği hususları dosya kapsamından sabittir. Taraflar arasında düzenlenen 08.03.2013 tarihli devre mülk sözleşmesine konu devre mülk hakkı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda düzenlenen ve taşınmazın müşterek payına bağlı olan bir hak olup bu hak, taşınmazın ayn'ına taalluk etmekle, bu kabil satışların resmi şekilde yapılması zorunludur (.... sayılı ilamları) Aksi takdirde sözleşme geçersizdir. Geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar sadece ifa ettikleri edimlerin iadesini isteyebileceklerdir. Bu bağlamda öncelikle taraflar arasında düzenlenen 08.03.2013 tarihli Devremülk Satış Sözleşmesi’nin iptali ile davacı tarafından bu sözleşme kapsamında verilen dava konusu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile iptaline karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında davacı, aynı sözleşme kapsamında verilen 1.000,00-TL'nin de iadesini istemiştir. Tefrik öncesinde .... Mahkemesi tarafından celp edilen dosyaya mübrez hesap ekstrelerinin incelenmesinden, davacı tarafından davalıya 1.000,00-TL miktarlı ödemenin yapıldığı da sabit olup bu ödemenin de davacıya iadesi gereklidir. Ancak davalının iflası nedeniyle bu talep yönünden davanın kayıt kabul davası olarak sonuca bağlanması gerektiğinden, 1.000,00-TL’nin, davalı .... sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne dair hüküm kurulması gerekmiştir. Bu kısım yönünden davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilerek karar verilmesi talep edilmiş ve kayıt kabul davasında da kural olarak temerrüt tarihinden iflas tarihine kadar faiz hesaplaması yapılması gerekmekte ise, somut olayda kesin vade bulunmayıp davacı tarafından da davalının miktar ve ödeme talepli bir ihtarname ile hangi tarihte temerrüde düşürüldüğü, sunulan deliller kapsamında kanıtlanmadığından faiz hesaplaması yapılmamış olup son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
(a) Taraflar arasında düzenlenen ... sözleşme numaralı, 08.03.2013 tarihli Devremülk Satış Sözleşmesi’nin iptaline,
(b) Davacının, borçlusu ..., alacaklısı ... İnş. Tur. Taş. San. ve Tic. A.Ş. olan, 08.03.2013 tanzim tarihli; 15.12.2014 vade tarihli, 3.000,00-TL bedelli, 15.05.2014 vade tarihli, 3.000,00-TL bedelli, 15.12.2015 vade tarihli, 4.000,00-TL bedelli, 15.05.2016 vade tarihli, 4.000,00-TL bedelli, 15.03.2013 vade tarihli, 1.000,00-TL bedelli, 15.05.2013 vade tarihli, 1.000,00-TL bedelli, 15.12.2013 vade tarihli, 2.500,00-TL bedelli, 15.05.2014 vade tarihli, 2.500,00-TL bedelli bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile iptaline,
(c) 1.000,00-TL’nin, davalı .... sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Alınması gereken 1.434,51-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 21.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafları için 1.140,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03.07.2026
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır