Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını onayan bölge adliye mahkemesi hükmüne yönelik temyiz başvurusunun esastan reddiyle kesinleşen içtihadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının, istinaf incelemesinde esastan reddedilerek onanmasının ardından temyiz incelemesine tabi tutulan dosyada, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi reddedilerek, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delil elde etme yöntemlerinin hukuka uygun olduğu, tüm iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, eylemlerin suç tipine uygun doğru şekilde nitelendirildiği ve yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirildiği belirtilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediği için hükmün esastan reddiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/254 E., 2021/1820 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/428 E., 2019/446 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM:TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.