Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçunda temyiz istemini usulden reddederken, hırsızlık suçundaki istinaf ret kararını esastan inceleyerek onadı.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz başvurusu, kanunen temyiz edilemez suçlar kapsamında olması nedeniyle usulden reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise, sanığın suçları işlediğine dair delil yetersizliği, etkin pişmanlık hükümlerinin hatalı uygulanması ve beraat etmesi gerektiği yönündeki iddiaları yerinde bulunmayarak, istinaf mahkemesinin başvurunun esastan reddi yönündeki kararının hukuka uygun olduğu tespit edilmiş ve hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/1833 E.  ,  2026/7907 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-d maddesinde yer verilen "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Atılı suçları işlediğine dair yeterli ve somut delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, hırsızlık yapmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.