Taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğu iddiasıyla açılan aidiyet tespiti davasında, istinaf başvurusunun süre yönünden hatalı reddedilmesi ve esastan inceleme talebi.
Özet: Hisseli taşınmazdaki bazı yapıların ve ağaçların kendisi tarafından oluşturulduğunun tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararını istinaf eden davacının başvurusunun, bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf süresi geçirildiği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacı vekili tebliğ ve harç ödeme tarihlerine göre istinaf başvurusunun süresinde yapıldığını, bu nedenle bölge adliye mahkemesinin maddi hata yaptığını ve kararın esastan incelenmesi için bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1756 E., 2025/1312 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karacasu Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/96 E., 2025/68 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan öninceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Mahallesi, 1 17... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olup davalılar tarafından müvekkili aleyhinde açılmış ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, muris tarafından yapılan taş duvar ve 2 odanın yanına müvekkili tarafından yapılan 2 oda ile bu odaların üstüne yapılan 2. kat ve hayvan damının ise müvekkiline ait olup bedellerinin müvekkili tarafından ödendiğini, taşınmazdaki ağaçların da müvekkili tarafından dikilip yetiştirildiğini belirterek; taş duvar ve 2 oda dışında taşınmazdaki tüm yapıların müvekkili tarafından yapılıp ve ağaçların da müvekkili tarafından dikilip yetiştirildiğinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesinde; tüm muhdesatın murisleri tarafından meydana getirildiğini, 1994 yılında yapılan kadastroya itiraz edilmemekle kadastro tespitinin itirazsız kesinleştiğini, kadastrodan önceki sebeplere dayalı davanın kanunda öngörülen 10 yıllık süresi içinde açılmadığını, o dönemde kıt kanaat geçimini sağlayabilen davacının muhdesata yönelik iddialarının gerçek olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Bilirkişi raorunda A, B, F ve G harfleriyle gösterilen yerleri sağlığında murisin parselini satarak elde ettiği parayla yaptığı, C,D,E harfleriyle belirtilen yapıların ise davacı tarafından yapıldığı ve ağaçların da davacı tarafından dikildiğinin tanık beyanlarından anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... Mahallesi, 1 17... parselde fen ve inşaat bilirkişinin krokisinde «E» , «D» ve «C» harfi ile gösterilen yapıların ve 9 adet 15-25 yaşlarındaki zeytin ağacının (birim fiyatı 1.500,00 TL), 3 adet 15 - 25 yaşındaki nar ağacının (birim fiyatı 750,00 TL), 2 adet 15- 25 yaşındaki badem ağacının (birim fiyatı 750,00 TL) davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin tespit isteminin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Mahkeme kararının, davacı vekiline 19/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 28/04/2025 tarihinde istinaf karar ve ilam harçlarının yatırıldığı, istinaf başvuru dilekçesinin ise 30/04/2025 tarihinde UYAP'tan gönderildiği, tebliğ tarihi ile istinaf tarihi arasında 6100 sayılı HMK.nun 345/1. maddesinde düzenlenen 2 haftalık istinaf süresinin geçmiş olduğu, aynı Kanunun 344. maddesine göre temyiz isteği harca tabi ise, temyiz dilekçesi verilirken başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekli olup temyiz eden, harcını ödemiş olduğu temyiz dilekçesini daha sonraki bir tarihte mahkeme kalemine verirse, temyiz talebinin temyiz dilekçesinin mahkeme kalemine verildiği tarihte yapılmış sayılacağı, davacı vekilinin de istinaf başvurusunu süresinde yapılmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun iki haftalık yasal süresi geçtikten sonra yapılmış olması nedeniyle HMK'nın 345/1 ve 352/1-c maddeleri gereğince süreden reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince maddi hata yapılarak istinaf başvurusunun süreden reddine karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kendi taraflarına 19.04.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup iki haftalık istinaf süresinin 03.05.2025 tarihinde sona ermiş olacağını, istinaf dilekçesini süre bitiminden 3 gün önce 30.04.2025 tarihinde verdiklerini, gerekli harçların ise 28.04.2025 tarihinde daha önce yatırıldığını, dolayısıyla istinaf başvurusunun süresinde yapıldığını, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak esastan inceleme yapılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise beyanına itibar edilen tanıkların sadece davacının değil davalının da akrabaları olduklarını, Mahkemece neden diğer tanık beyanlarına itibar edilmediğine dair somut, inandırıcı bir gerekçe belirtilmediğini, oysaki murisin yaşlı olması nedeniyle ekonomik durumunun muhdesat yapmaya yeterli olmadığının tanıklarca belirtildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; muhdesat aidiyeti istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 345/1. maddesi uyarınca; "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar." Dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafın yasal başvuru süresi içerisinde istinaf itirazlarını içeren dilekçesini Mahkemeye sunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafın istinaf itirazlarının incelenerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince istinaf süresinin geçmiş olduğundan bahisle esas hakkında inceleme yapılmaksızın istinaf dilekçesinin reddedilmesi doğru görülmemiş, yazılı şekilde usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.