2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taşınmazın arsa vasfı, emsal kıyaslaması ve düzenleme ortaklık payı denkleştirmesine ilişkin hukuki inceleme.
Özet: Bu hukuki evrak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca bir irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararının davacı idare tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği düzeltilerek yeniden esas hakkında hükmün temyiz sürecini ele almaktadır; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanması ve çevresel konumu nedeniyle "arsa" vasfında kabul edilmesinin doğru olduğunu, bedel tespitinde emsal karşılaştırma yönteminin esas alınabileceğini, ancak emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasındaki düzenleme ortaklık payı (DOP) farklarının denkleştirilmesi gerektiğini vurgulamış, bilirkişi raporunun bu ilkelere göre hazırlanması gerektiğini belirtmiş ve kamulaştırma bedeline faiz işletilmesi ile taşınmazın arazi niteliğinde olduğu iddialarını reddederek kararını davacı idarenin temyizine sunmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/16065 E.  ,  2026/2374 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/373 Esas, 2025/1940 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/78 Esas, 2023/992 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın yapılan imar planları dışında ancak belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması halinde Yargıtay bu gibi taşınmazları ancak belli koşulların varlığı halinde arsa niteliği ile değerlendirdiğini, belediyece yapılan imar planı dışında ancak belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi için belediye sınırları veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması ve ayrıca etrafının meskûn olup belediye hizmetlerinden yararlanması gerektiğini, müvekkilin mağdur olmaması adına kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerine ulaştırılması gerektiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline faiz işletilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu konuda yasal bir düzenleme bulunmadığını, taşınmazın gerek tapu kaydında gerekse fiilen kullanım bakımından arazi niteliğinde olduğunu, emsal ile davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan karşılaştırma ve bulunan oranların gerçek durumu yansıtmadığını, davaya konu taşınmaza gerçek değerinin çok üzerinde bir değer belirlenmesine neden olduğunu, kurumlarının tarafı olduğu ... ilçesindeki taşınmazlara ilişkin kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davalarında tüm dosyalarda aynı emsalin kullanılmasına rağmen her dosyada farklı puanlamalarla hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, tescil kararın takyidatlardan ari olarak kurulması gerektiğini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin yazı cevabında 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında kırsal yerleşim alanı sınırları içerisinde kaldığı, etrafının meskun olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı, ayrıca parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, taşınmazın arsa olarak kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle bedel belirlenmesi ve bu raporun hükme esas tutulması karşısında, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kadastro parseli olduğu, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise düzenleme ortaklık payı ve yola terk kesintisi olmayan imar parseli olduğu, bu nedenle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılması yerinde olup, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak davaya konu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin tarım arazilerinde %50'sini geçmemesi gerektiği, irtifak hakkı karşılığı bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik görülmediği, dava 4 ay içerisinde sonuçlandırılamadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline dava açılış tarihinden itibaren 4. ayın sonundan karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olduğundan ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 2/3 ve 21/1 gereği güncel vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.