Beraat eden sanıklar için vekalet ücretine hükmedilmesi ve zorunlu müdafi ücretinin mahsup edilmesi konularında yargılama giderlerinin Yargıtay tarafından değerlendirilmesi.
Özet: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat eden sanıklar lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi talebiyle yapılan istinaf başvurusu, beraat eden sanıklar hakkında idari para cezası veya zorunlu müdafi görevlendirilmesi halinde vekalet ücreti takdir edilmemesi ya da zorunlu müdafiye ödenen ücretin mahsup edilmemesi gerektiği gerekçesiyle üst mahkemece reddedilmiş; bu ret kararı, beraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve zorunlu müdafi ücretinin mahsup edilerek hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi icap ettiği iddiasıyla temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1536 E., 2025/1285 K.SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin vekalet ücretine hasren olduğu temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıDiyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2025 tarihli, 2025/124 Esas ve 2025/167 Karar sayılı kararı ile sanıklar Harun ve Liva hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararları verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.09.2025 tarihli ve 2025/1536 Esas, 2025/1285 Karar sayılı kararı ile; "...Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2018/566 Esas ve 2020/2740 Karar sayılı ilamında "..21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinin 1. cümlesinde, kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde, sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiş olup, hakkında beraat yanında düşme kararı verilen sanıklar ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından..." şeklinde belirtildiği üzere sanıklar hakkında ilgili dosyada mevcut, kesinlik sınırında adli para cezalarına mahkum edildikleri görülmekle vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı, Ayrıca karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 14/4 kapsamında, sanığın beraat etmesi ve kendisine CMK uyarınca zorunlu müdafi görevlendirilmesi halinde, Hazineden zorunlu müdafiye ödenen ücret mahsup edilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde düzenleme bulunuyor ise de, Anayasa m. 38 ve CMK m. 1 uyarınca ceza yargılamasındaki süjelere ait yükümlülüklerin ancak kanun ile düzenlenmesinin mümkün olması, Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen tarife ile 5320 sayılı Yasa m. 13 kapsamında ödeme yapılan zorunlu müdafi görevlendirmesi nedeniyle sanık lehine vekalet ücreti ödemesine dair düzenleme yapılmasının ise mümkün olmaması karşısında, zorunlu müdafi ile temsil edilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşılmış olup;Sanıklar müdafinin istinaf başvurusunda ileri sürdüğü nedenler ve sair sebepler yerinde görülmediğinden,..." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriSanıklar ..., ... müdafiinin temyiz sebepleriBeraat eden sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, Baro tarafından görevlendirilen müdafii lehine ödenen Ceza Muhakemesi Kanunun vekil ücretinin mahsubu suretiyle hesaplanacak beraat vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeSanıklar ..., ... müdafiinin temyiz isteminin sanıklar hakkında beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine yönelik olup, müdafiinin temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır.3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanıklar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 18.09.2025 tarihli ve 2025/1536 Esas, 2025/1285 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.