5. Hukuk Dairesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taraf teşkilindeki eksiklikler ve bilirkişi raporuna itirazlara ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili talepli bir davada, önceki temyiz incelemesinde eksik taraf teşkili nedeniyle ilk derece mahkemesi ve istinaf kararları bozulmuş; bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekili, bu kararı, bilirkişi raporundaki verim, üretim masrafı, ağaç sayısı, kapitalizasyon faizi oranı ve objektif değer artışı hesaplamalarının hatalı olduğu gerekçesiyle temyiz ederek, taşınmazın şehir merkezine uzaklığı gibi hususları vurgulayarak kararın bozulmasını talep etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8524 E.  ,  2026/2373 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/371 Esas, 2025/47 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın baraj göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2021/189 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2021/189 Esas, 2023/75 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2023/1430 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli ve 2023/1430 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda taraf teşkilinin dava şartı olup davanın her aşamasında Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında "bu parsel üzerindeki ağaçların ... oğlu ...'in mirasçılarına aittir." uyarınca bulunmasına rağmen Mahkemenin ilk kararında yazılı kişinin veraset ilâmının dosyaya alınmadığı ve mirasçılarının davaya dahil edilmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılamada ... oğlu ... mirasçılarının davaya dahili için dilekçe verildiği, ancak mirasçılardan ...'e davetiye gönderilmediği gibi karar başlığında da isminin geçmediği, dolayısıyla davaya dahil edilmediği anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davaya dahil edilip 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek yargılamaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirdiğinden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda verilere sadık kalınmadan rapor tanzim edildiğini, verim miktarlarının yüksek üretim masraflarının düşük alındığını, raporda dekara meyve ağacı sayısı fazla alındığını, kapitalizasyon faizinin %6 oranında uygulanması gerektiğini, % 30 oranında objektif değer artışı uygulanabilmesi için taşınmazın belediyenin planlama ve yol hizmetlerinden yararlanmasını, mücavir alandaki taşınmazlara yakın olması gerektiğini, halbuki dava konusu taşınmazın şehir ve ilçe merkezine oldukça uzak olduğunu, ayrıca kapitalizasyon faiz oranı için sayılan sebeplerin objektif değer artışının hesaplanmasında mükerrer bir şekilde değer artırıcı unsur olarak sayıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Mahkemece dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan kaçak bedelinin 12.515,20 TL muhdesat bedelinin 77.239,39 TL olmak üzere çıplak zemin bedeli dışında kalan kaçak ve muhdesat bedeli toplamının 89.754,59 TL olarak belirlendiği anlaşıldığı hâlde, hüküm fıkrasının 4 ve 6 ncı bentlerinde kaçak ve muhdesat bedeli toplamının hatalı gösterilmesi doğru değildir.
4. Davacı idareye iade edilmesi gereken fark bedel 1.564,39 TL olup, miktar belirtilmeden artan kamulaştırma bedelinin davacıya idareye iadesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (4.) bendinde geçen "77.239,39 TL" ibaresinin cıkarılması, yerine "89.754,59 TL" ibaresinin yazılması,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının (6.) bendinde geçen ''77.239,39 TL" ibaresinin çıkarılması, yerine "89.754,59 TL" ibaresinin yazılması,
4. İlk Derece Mahkemesi kararının (7.) bendinde geçen ''Artan kamulaştırma bedelinin" cümlesinin çıkarılması, yerine "idarece fazla depo edilen 1.564,39 TL'nin" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.