Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın zorunlu müdafisine duruşma bildirilmediği için savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle istinaf mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetle sonuçlanan davada, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, sanığa isnat edilen suçun niteliği gereği zorunlu müdafi atanması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma gününün zorunlu müdafie tebliğ edilmemesi ve sanığın savunma hakkının kısıtlanarak yokluğunda karar verilmesinin hukuka aykırı bulunması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/13353 E.  ,  2026/5699 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/113 E., 2017/454 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik inceleme yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma günü verildiği, ancak sanık kendisine özel müdafi atadığı halde sanığa daha önce atanan zorunlu müdafiye duruşma günü tebliğ edilerek yoklukta karar verildiği ve bu şekilde sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.