Ticaret Sicil Müdürlüğünün gayri faal limited şirketten ortaklıktan çıkma kararının tescili talebini zımnen reddetme işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ve tescile hükmedilmesi.
Özet: Ortaklıktan çıkma kararı kesinleşen ve gayri faal şirket yetkililerine ulaşamayan bir ortağın, ticaret sicil müdürlüğüne yaptığı tescil başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, sicil müdürlüğünün şirketi usulüne uygun şekilde tescile davet etmesine rağmen şirketin işlem yapmaması karşısında, davacının başvurusunun zımnen reddedilmesinin Türk Ticaret Kanunu ve ilgili yönetmeliğe aykırı olduğuna hükmederek, ret kararını kaldırmış ve başvurunun yönetmeliğe uygun şekilde işleme alınmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI :2025/253 Esas, 2025/1346 KararHÜKÜM :Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 4. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI :2024/691 E., 2024/723 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortaklıktan çıkma davasının sonuçlandığını ve ... Unlu Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklığından çıkması hususunda verilen kararın kesinleşmesi üzerine, ortaklıktan çıkma kararının tescil ve ilanı için müvekkili tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, davalı müdürlüğün müvekkilinin başvuru konusunda yetkili kişi olmadığı gerekçesi ile tescil talebini reddettiğini, müvekkilinin talebinin reddedilmesi üzerine ... Unlu Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limted Şirketi yetkilisine belirtilen konuda sicile başvuruda bulunması için ulaşmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını, şirketin uzun süredir gayri faal bir şirket olduğunu, ticari hayatına fiilen son verdiğini, aktif bir ticari merkezi ve işletmesi bulunmadığını, bu nedenle bu durumu belirtir ve gerekçeleri ile açıklayarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne tekrar başvuruda bulunduklarını, dava açılış tarihi itibarı ile başvurularına sicil müdürlüğü tarafından cevap verilmediğini, geçen süre dikkate alındığında talebin zımmen reddedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı ... Sicil Müdürlüğünün cevap vermemek suretiyle reddedilmiş sayılması gereken kararına itirazlarının kabulü ile kesinleşen İstanbul Anadolu 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1020 E., 2019/1038 K. sayılı ilamı uyarınca ... Unlu Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklığından çıkma kararının tescil ve ilanının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tescili geri çevrilen başvuruya ilişkin olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir ret kararı yazılmadığını, müvekkilinin dava konusu tescil işleminin iadesinin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili tarafından davacı tarafından bildirilen mahkeme kararının gereğinin şirket tarafından alınacak ortaklar kurulu kararı ile yerine getirilmesinin ihtar olunduğunu, ortaklıktan çıkma kararının tespit kararı niteliği taşıdığını, mahkemenin ayrıca çıkarılma kararının tesciline hükmetmediği gibi çıkan ortağın payına ilişkin de hüküm kurmadığından hem çıkma kararının tescili hem de çıkan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin olarak tespit kararına binaen şirketin karar almasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, ihtar gereğince dava dışı şirketin kendisine verilen mühlet içinde karar alarak tescil ettirmediği ve müvekkilinin de mahkeme kararında hükmedilmeyen hususlarda resen tescil yetkisi bulunmadığını, çıkan ortağın payına ilişkin olarak da şirket yerine geçerek karar alamayacağını, davacının ortaklıktan çıkması kararının tescil ve ilanı ile birlikte davacının payının akıbeti yani davacının payının şirkette mi kalacağı hususunda karar verilmesi gerektiğini, bunlarla ilgili mahkemece karar vermesi halinde müvekkilinin karara uyacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Sicil Müdürlüğünün 20.08.2020 tarihli yazısında belirtildiği üzere tescili istenen mahkeme kararı yönünden ilgili şirkete Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesine göre davetiye gönderildiği halde şirketin gerekli işlemleri yapıp tebliğ işlemini usulüne uygun olarak tamamlamadığı, Sicil Müdürlüğü tarafından tescile davet edilmesine rağmen süresi içinde tescil için başvuru yapılmaması ve tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmemesi nedeniyle davalı ... Sicil Müdürlüğünün, davacının çıkma kararının tescili talebine ilişkin 12.09.2024 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin kararının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 34. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36. maddesine, usul ve yasaya uygun olmadığı, davalı vekili tescil kararı verilmesi halinde çıkma paylarının akıbeti hakkında karar oluşturulmasını talep etmiş ise de mahkemece dava konusu olmayan talep hakkında hüküm kurulmayacağından bu yönden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ... Sicil Müdürlüğüne yapılan 12.09.2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davacının 12.09.2024 tarihli yazılı başvuru dilekçesiyle ilgili olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. maddesine uygun şekilde ve eksiksiz olarak tüm işlemlerinin davalı ... Sicil Müdürlüğünce yerine getirilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli, 2017/1020 E., 2019/1038 K. sayılı "davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, 1.000,00TL çıkma payı alacağının davalı şirket tarafından ödenmesine ve kararın kesinleşmesi halinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine" ilişkin kararının 01.07.2020 tarihinde taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği, koşulları var ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün kesinleşen mahkeme kararına göre işlem yapmakla yükümlü olduğu, ortaklıktan çıkarılan davacı ortağın payının kime intikal edeceği ve payların kime devredileceği hususunda bir açıklık olmadığından Ticaret Sicil Müdürlüğünce kesinleşmiş kararın ticaret siciline tescil edilmediği, dava dışı şirketin tescile davet edildiğinin anlaşıldığı, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin mahkeme kararlarının, TTK'nın 31. maddesi uyarınca tescile tabii kararlardan olduğu, tescile konu kesinleşmiş mahkeme kararında, ayrılan ortağın paylarını akibeti hakkında herhangi bir karar verilmediği gibi ayrılan ortağın payı hakkında karar verme yetkisinin de TTK'nın 612/2 hükmü uyarınca şirket genel kurulunun yetkisinde kaldığı, bu hale göre mahkemece ayrılan ortağın paylarının akıbeti hakkında gerekçede değerlendirme yapılamayacağı yönündeki tespitin de yerinde bulunduğu ancak somut olayda davacının dava dilekçesinde ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kararın tescil ve ilanınını talep ettiği, bu talep hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde dava konusu edilmeyen dilekçedeki (ayrılan ortağın paylarının şirkete devri gibi) talepleri de kapsayacak şekilde Sicil Müdürlüğünün işlem yapmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli, 01.07.2020 tarihinde kesinleşen, 2017/1020 E., 2019/1038 K. sayılı karanının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, limited şirket ortaklığından çıkarılma kararının ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 22/10 hükmünde limited şirketlerde sermaye paylarının geçişine genel kurulca onay verilmiş olmasına rağmen genel kurul tarihinden itibaren, üç ay içinde genel kurulun karar vermemesi üzerine devrin kabul edilmiş sayılması halinde bu tarihten itibaren müdürler tarafından otuz gün içinde başvurunun yapılmaması halinde, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için, ayrılan ortağın tescil başvurusu yapabilecek ilgili kişiler arasında düzenlenmiş olmasına, somut olayda davacının, ortaklıktan çıkmasına dair verilen kararın kesinleşmesine ve kesinleşmeden haberi olan dava dışı şirketin anılan hükümde öngörülen sürede Ticaret Siciline tescil ve ilan başvurusunda bulunmadığı gibi davacının işbu davayı açmadan önce Ticaret Siciline başvuru yapması üzerine Ticaret Sicil Müdürlüğünce şirketin tescile davet edilmesine rağmen otuz günü aşkın bir süre içerinde dava dışı şirket tarafından Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tescil talebinde bulunulmadığından anılan Ticaret Sicil Yönetmeliği madde 22/10 hükmü uyarınca davacının ilgili kabul edilmesi gerektiğine ve davalının ... olarak gösterilmesi yanılgılı ise de bunun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak anlaşılması gerekmekle davanın da İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından takip edilmesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.