Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatı davasının davacı tarafından feragat edilmesi üzerine verilen gerekçeli karar.
Özet: Davacı vekilinin, 04.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak %48 oranında sürekli engellilik kazanması nedeniyle uğradığı bedensel zararların tazmini talebiyle sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasında, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı, yetki ve sigortalının kusursuz olduğu itirazlarına karşılık, yargılama süreci devam ederken davacı vekilinin davasından tamamen feragat etmesi üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/304 Esas - 2026/486
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/304 EsasKARAR NO : 2026/486DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 02/08/2021KARAR TARİHİ : 16/07/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 20.07.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ün sevk ve idaresindeki davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında rizokosu üstlenilmiş olan ... plakalı araç ile ... istikametinden gelip ... beldesine seyir halinde iken kavşakta sola dönmeye çalıştığı esnada ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında sürücü ... yaralandığını, iş bu kazanın meydana gelmesinin akabinde 04.08.2013 tarihinde tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağından anlaşılacağı üzere diğer araç sürücüsü konumunda bulunan müvekkili ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını yapılan inceleme neticesinde tespit edilip açıkça tutanağa geçirildiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin ...'ın yaralandığını, kaza sonrası 13.02.2020 tarihinde alınan müvekkilinin maluliyetini gösterir adli tıp kurul raporunda müvekkilinin sürekli ve %48 engellilik oranı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...'ın işbu kaza neticesinde malul kalmış olduğunu, müvekkilinin yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, müvekkilinin gelir durumuna, maddi-manevi desteğe ihtiyacının olmasına ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre davalı sigorta kuruluşunun sigorta limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olacağını belirterek trafik kazası neticesinde, müvekkili ...'ın bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak geçici işgöremezlik ve sürekli iş gücü kaybı tazminatının, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, yetki ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazları olduğunu, esasa ilişkin olarak; müvekkil şirket tarafından ... nolu ... (...) poliçesi ile sigortalanın ... plakalı aracın 04.08.2013 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacının yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenle davacının taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçe kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı sayılmadığını davayı kabul etmemekle birlikte geçici iş göremezlik tazminatı talebi poliçe teminatı dışında olduğunu, dava dilekçesinde davacının çalışıp çalışmadığı yönünde beyan ve delil bulunmadığından hesaplama yapılacaksa asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ve önceki savunmaları baki kalmak kaydı ile başvuru dilekçesinde başvuran tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesi talep edildiğini, ancak müvekkil şirketin temerrüdünün başlangıcı KTK'nın 98. ve 99. Maddesine göre belirleneceğinden davacıların bu talebinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ve önceki savunmaları baki kalmak kaydı ile huzurdaki başvuruya temerrüt faizi olarak yasal faizi uygulanması gerektiğini, belirsiz alacak davasına karşı dava dilekçesinde belirsiz alacak davasının açıldığı belirtilmesine karşın, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutulduğu da beyan edildiğini, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kısmi dava açtığı anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava; trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Davacı vekili, 16.07.2026 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 02.08.2021 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, davacı vekili 16.07.2026 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davalarından feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (....), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 488,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 445,45 TL'nin yatıran tarafa iadesine,-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-6) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair, tarafların yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/07/2026 Katip .... e-imzalı Hakim ....e-imzalı