2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmaz kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, tarafların bedelin yüksek/düşük olduğu iddiasıyla istinaf kararının temyizi.
Özet: İdare ile taşınmaz sahipleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesi kamulaştırma bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı her iki tarafça yapılan istinaf başvuruları, bölge adliye mahkemesince arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu ile değer biçilmesinin ve bilirkişi raporundaki objektif değer artış oranının yerinde olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir; bunun üzerine taraflarca verilen bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilmesi süreci devam etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16028 E.  ,  2026/2361 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2296 Esas, 2025/1767 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/544 Esas, 2023/594 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 23... (eski 1271) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, taşınmazın gerçek bedelinin belirlenerek faiziyle ödenmesine karar erilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, ürün bedellerinin fahiş hesaplandığını, üretim giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, objektif değer artışının yüksek belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın bedelinin düşük hesaplandığını, taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlara daha fazla bedel belirlendiğini, taşınmaz kök raporda arsa vasıflı değerlendirilmesine rağmen ek raporda gerekçe gösterilmeden taşınmazın tarla olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla çok değerli olduğunu, bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek dava tarihinden itibaren kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına, aksi kanaatte olması halinde kamulaştırma bedeline ÜFE oranında faiz uygulanmasına, yargılama giderlerinin davacı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranı ve uygulanan objektif değer artış oranının yerinde olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından kamulaştırma bedelinin söz konusu rapora göre tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi hatalı ise de bu konuda davacı idarenin açık istinafı olmadığından eleştirilmekle yetinilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece düşük bedelli raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın Organize Sanayi Bölgesinde kaldığının gözetilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranının düşük alındığını, dava konusu taşınmazın adil olarak bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C.Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.