İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde zamanaşımı ve rehinli alacakta çifte takip yasağına dayalı ihtiyati hacze itirazın değerlendirilmesi süreci.
Özet: Bu hukuki evrak, zamanaşımına uğradığı iddia edilen bir senede dayalı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın istinaf incelemesini konu almakta olup, itiraz eden taraf, zamanaşımı nedeniyle alacağın ispatının yetersiz olduğunu ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerken; ihtiyati haciz talep eden banka vekili, itirazın yersizliğini savunarak, aynı senede dayalı önceki bir icra takibinin, alacaklının rehinle temin edilen borç için başka bir takip yolu seçmiş olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini belirtmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1219 KARAR NO : 2026/1848T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 02/12/2025NUMARASI : 2025/1979 Esas 2025/1979 KararTALEP : İhtiyati Haciz BAM KARAR TARİHİ : 09/09/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026İhtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; davalı alacaklı banka tarafından müvekkili aleyhinde Mahkemede 176.900-TL alacağa ilişkin dayanak belge olarak 18.9.2020 vadeli senet sunulduğu, alacağın rehinle temin edilmediği iddiasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu görülmüşse de işbu karara itiraz ettiklerini, alacaklı tarafından takip dayanağı yapılan ve 18.7.2017 düzenleme tarihli, 18.9.2020 vade tarihli ve 300.000-TL bedelli senedin vade tarihinden itibaren 3 yıl geçmekle senet zamanaşımına uğramış olup işbu senet dayanak yapılmak suretiyle ihtiyati haciz talebi yerinde olmadığını, zamanaşımına uğrayan bono adi senede dönüşmeyeceği için, alacağın ispatı açısından tek başına yeterli de olmayacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK. 257 vd. Maddelerinde aranan şartlarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağı ilişkin yaklaşık ispat şartı bulunduğunu, emsal YHGK kararı incelendiğinde ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle delil başlangıcı niteliğinde olan "zaman aşımına uğramış bono" sebebiyle muaccel bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği açık olup alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/1074 E. Sayılı dosyası ile zaman aşımı itirazında bulunulduğunu, itirazları sebebiyle murafaa günü tayini ile ihtiyati hacizin itirazen kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ile olayda İİY.257 nci Md.si düzenlemesindeki şartların oluşmadığı gözetilerek ve yapılacak murafaa ile kaldırılmasına karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden karşı taraf vekili beyanında; müvekkili banka alacağını tahsil etmek için karşı taraf hakkında vadesinde ödenmeyen senet alacağına dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiş, Mahkemece 2025/1979 D.İş dosyası 02/12/2025 tarihli kararı ile ihtiyati hacze karar verildiğini ve akabinde haksız ve yersiz şekilde ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde belirtilen iddiaların herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, ihtiyati hacze itiraz eden .... hakkında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/326 D.İş 2020/326 Karar ilamı ile 18/07/2017 tanzim tarihli, 18/09/2020 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli senet için alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2020/8299 esas sayılı icra dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi 08/10/2020 tarihinde başlatıldığını, ihtiyati hacze itiraz eden .... tarafından İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/772 Esas 2022/10 karar sayılı dosyadan 24.11.2021 tarihinde açılan takibin taliki ve iptali davası 16.03.2022 tarihli kararla reddedildiğini, akabinde ihtiyati hacze itiraz eden .... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/1969 Esas 2023/1240 Karar sayılı ilamda; "...borç rehin ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de tercih hakkını rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip türünden yana kullanmış ise aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapamaz. Bu husus süresiz şikayete tabidir...İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/8299 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibine ilişkin takip talebinde "İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/8021 esassayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmama” ibarelerinin bulunduğu görülmüş olup, anılan takip dosyalarında yer alan alacak miktarları tam olarak aynı olmasa da takip talebi ve ödeme emrinde yazılı ibarelerden ve alacaklı vekilinincevap dilekçesinden her iki takip dosyasına konu borcun aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır... İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile daha sonra başlatılan İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/8299 Esas sayılı dosyasındaki kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi yerinde olmayıp, davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-b(2) maddesi uyarınca kaldırılmasına,..." 06.06.2023 tarihinde karar verdiğini, bu istinaf ilamına karşı temyiz yoluna başvurduklarını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/6293 Esas 2024/2907 Karar sayılı ilamıyla 26.03.2024 tarihinde temyiz itirazlarımızın reddi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2022/1969 Esas 2023/1240 Kararının onanmasına karar verdiğini, 26.03.2024 tarihli Yargıtay ilamı uyarınca da yerel mahkeme 13/05/2024 tarihli kesinleşme şerhi uyarınca onama üzerine kesinleşme ile hükmün 26.03.2024 tarihinde kesinleştiğini tasdik ettiğini, TTK M.750. Maddesinde, (1) Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir" ve MADDE 751. Maddesinde - (1) Zamanaşımını kesen işlem, kimin hakkında meydana gelmişse ancak ona karşı hüküm ifade eder. (2) Zamanaşımı kesilince, süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar." amir hükmünün bulunduğunu, 07/10/2020 tarihli İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/326 DİŞ 2020/326 Karar ilamı ile, 18/07/2017 tanzim tarihli, 18/09/2020 vade tarihli 300.000,00-TL bedelli senet için alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca 08.10.2020 tarihinde İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2020/8299 esas sayılı kambiyo takibinin açılması, akabinde bu takibe dayalı takibin taliki ve iptali davasının açılması ve bu davanında 26.03.2024 tarihinde kesinleşmesi dikkate alındığında senetin zamanaşımına uğraması söz konusu olmadığını, zamanaşımı takip açılması, dava açılması ile kesilmiş ve süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işleme başladığını, müvekkili bankanın başlatmış olduğu kambiyo takibine konu senedin iş bu sebeple zamanaşımına uğraması söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz kararı da yasaya ve usule uygun olduğunu, karşı tarafın tüm asılsız ve dayanaksız iddiaları zaman kazanmaya yönelik olduğunu, Mahkemece ihtiyati haciz kararına karşı haksız ve dayanaksız olarak yapılan itirazın reddini talep ettiklerini, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. MAHKEMECE: "...DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:İcra ve İflas Kanunu'nun 265 Maddesi "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir..." hükmünü içermektedir. İhtiyati haciz dosyasında itiraz sebebi bononun kambiyo senedi vasfını kaybetmesine dair olduğu, dolayısıyla kambiyo zamanaşımı kaynaklı hem usul hukuku hem de maddi hukuka dayanan itiraz sebebine dair yapılan incelemede;Daha önceki dönemde de kambiyo takibi ve ihtiyati haciz dayanağı olan senedle ilgili ihtiyati haciz kararı alınmış,Buna dair hukuki sürecin;İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/326 D.İ. dosyasından alınan ihtiyati haczin İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2020/8299 E. sayılı dosyasında takibe konulduğu,Borçlunun vaki müracaatı üzerine takibin taliki veya iptali kaynaklı davasında İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi nde şikayetin reddine karar verildiği,İş bu karara karşı borçlu istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 11/05/2023 tarih ve 2022/1969 Esas 2023/1240 Karar sayılı karar ilamı ile istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü takibin iptaline karar verildiği,Vaki temyiz sonucu Yargıtay 12. H.D. 2023/6293-2024/2907 E.-K. Sayılı ilam ile BAM kararının onandığı,Anlaşılmıştır.Mahkememizce evvela takip hukuku kaynaklı şikayet bekletici mesele yapılmış olsa dahi verilen kararın sadece yetkiye dair olması ve sair itirazlar hakkında İcra Mahkemesin ce karar erilmeyip buna dair yargılamanın uzaması göz önüne alınıp usul ekonomisi ciheti ile bekletici meseleden zımnen sarfınazar edilip karar verilmiş olmakla;İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/8021 E. Sayılı dosyasında ipotek kaynaklı takip yapıldığı ve 02.03.2023 tarihinde infazen kapandığı,İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/8299 E. dosyasında kambiyo kaynaklı takip yapıldığı takip müstenidatının 300 ve 100 bin TL lik 2 ayrı senet olduğu,İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/154999 E. dosyasında kambiyo kaynaklı takip yapıldığı,Takip müstenidatının 300 bin TL lik senet olduğu,Müşahede edilmiştir.İtirazların İncelenmesinde;I-) Yargıtay 12. H.D. ESAS NO: 2006/14334 KARAR NO : 2006/17647"Keşideci hakkında 05.04.2000 vade tarihli bonoya dayanılarak 07.06.2000 tarihinde kambiyo takibi başlatılmıştır. Bonodan doğan alacak hakkı, borçluya karşı vadeden başlayarak üç yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar (67625-TTK. m.661). Takibin açılması ile TTK'nun 662. maddesine göre zamanaşımı kesilmiş, TTK'nun 663/2. maddesine göre de müddeti aynı olan yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Takip dosyasının incelenmesinden 2000, 2001, 2002, 2003 yıllarında borçlu hakkında haciz işlemlerinin uygulandığı görülmektedir. Diğer bir değişle, takip işlemsiz bırakılmamıştır. Son takip işleminden sonra yenileme tarihine kadar, yenileme tarihinden, zamanaşımı başvuru tarihine kadar geçen sürelerde, üç yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, zamanaşımı itirazının reddi yerine, yazılı şekilde kabulü ile icranın geri bırakılması yolunda hüküm tesisi isabetsizdir."Zamanaşımının mahiyetine dair icra ihtisas dairesinden bir karar alıntılanmış olup zamanaşımı itirazı ihtiyati haciz itiraz sebebi bağlamında takip hukukuna ve ilgisine göre genel hükümlere göre açılacak bir davada incelenecek itirazlardan olmakla birlikte;Ayrıca ihtiyati haciz itiraz sebebi yapılmakla takip hukuku ve maddi hukuk ilişkisi sıkı sıkıya ve hakkın özüne bağlı olmakla18.09.2020 tarihli senet kaynaklı olarak daha önceki takip iptal edilmekle ilgili takip dosya muameleleri ve icra mahkemesi kararı da kanunyolu ile değiştirişmekle senet hakkında zamanaşımın işleyeceği ve dolayısıyla zamanaşımına uğramış bu senet açısından özü itibari ile kredi sözleşmesi kaynaklı kalan alacaklara dair kredi faiz oranı ile takip yapılamayacağı anlaşılmaktadır.Bu açıdan zamanaşımı itirazı yerinde görülmüştür.II-) Borçlu .... hakkında vaki rehin takibinin infazen kapatıldığı,İnfazen kapatma sonrası iş bu tahsilatın bu defa yeni başlatılan takipten mahsup edilip edilmediğinin belli olmadığı;Şöyle ki 2025/154999 E. Sayılı dosyada asıl alacak olarak 176.900 TL talep edildiği ve buna işletilen faizin vade tarihinden itibaren geçmiş yıllara yayılı olarak işletildiği,Kambiyo takibi asıl borç ilişkisinden bağımsız bir takip yapma hakkı vermekle beraber asıl borç ilişkisini aşan miktarda tahsilat yani fazla/aşkın tahsilat yahut mükerrer tahsilata meydan vermeden tatbikinin lazım olduğu ve bu hususun gerek icra hukuku gerekse de maddi hukuk açısından ehemmiyet arz ettiği;Bu minvalde kısmi ifaya dair mevzuatımızın genel hükümleri tetkik edildiğinde;II. Mahsup1. Kısmen ödemedeMADDE 100- Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.Borçlar kanunu ilgili hükümleri de değerlendirildiğinde;Kanunun " borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." hükmü ile gerek asıl alacak gerekse de fer'iler bağlamında asıl borçluya ve kefile, rehine vaki takip,tahsilat vb hallerinde ilgili teminatı ödeme ile peyderpey sona erdireceği için kefaletin azami haddi ve rehin takibine dair düzenlemeler mahfuz kalmak kaydı ile yapılan kısmi ödeme Güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup edilemeyecektir.Ancak somut olayda borçlu hakkında rehin takibi ödeme ve/veya rehnin tahsilatı sureti ile infaz ile nihayete ermiş olmakla;Bu takdirde rehnin mehazı olan asıl alacakın tamamı yahut tamamına yetmiyor ise bir kısımı yönünden bakiyeye dair alacaklının talep ve tahsil hakkı baki kalmaya devam edecek olup;Bu minvalde İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/154999 E. dosyasında kambiyo kaynaklı takip 176.000 TL asıl alacak ve faiz ile ihtiyati haciz masraf ve vekâlet ücretine şamil olmakla;176.000 TL nin kalan bakiye asıl alacak olduğu düşünülse dahi işleyen faizin kısa vadeli kredilere uygulanan %42,25 faiz oranından az olmamak üzere kaydı ile kredi alacağına dair (veyahut bakiyesine) takip yapıldığı belli olmakla beraber;Evvelki rehin takibi kaynaklı tahsilatın nasıl ve ne surette mahsup edildiği belli olmamaktadır.Keza İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2020/8299 E. Dosyasında iptal öncesi dönemde takip durdurulmadı ise yapılan tahsilatın nasıl ve ne surette mahsup edildiği belli olmamaktadır.Zira ilk bakışta İzmir 28. İcra kaynaklı takibin 400.000 TL, İzmir 4. İcra Müdürlüğü rehin takibinin 268.750 TL ve son Banka Alacakları takibi 176.900 TL olup,Rehin takibi de asıl alacak ve işleyen faize dair olmakla kalan bakiye alacağın mahsubu noktasında BK 100.maddeye dair yapılan tahsilat ve bunun mahsup şekillerinin yeni icra takip dosyasında vazıh ve sarih şekilde gösterilmesi,Ayrı ayrı muayyen surette kalan bakiye alacak ve faiz buna göre tayin edilmelidir.Keza takip dosyasındaki alacak dökümleri itibari ile 176.900 TL asıl alacak(istenen % 42,25 yıllık diğer) açıklaması ile faizli istenmiş,Devamında 176.900 TL ihtiyati haciz miktarı olarak gösterilmiş, devamında faiz ve masraf-vekalet ile neticeten 637.943,66 TL toplam alacak açıklamasından sonra "461.04366 TL alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla..." şerhi ile talep edildiği,Bu hesaplama şeklinin de önceki tahsilatların mahsubunun BK 100. Maddeye uygun olmadığı görülmüştür.Haddizatında bu açıklamalar borçlunun temerrüdü haline mahsus olup borçlu temerrüde düşmemiş hesap kat edilmemiş ise zaten BK 100/1 1.cümle gereği kısmi ödeme ana borçtan düşülüp mahsup edilebilecektir.Açıklanan gerekçelerle;Mahkememizce verilen 02/12/2025 tarihli 2025/1979 D.iş Sayılı ihtiyati haciz kararının .... yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Hakkında ihtiyati haciz kararı verilen ve murafaaya esas itiraz eden tarafın itirazının;KABULÜNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın başlatmış olduğu İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü 2025/154999 Esas sayılı kambiyo takibine konu senedin zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığını, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1979 D.İş 2025/1979 Karar sayılı dosyası ile 02/12/2025 tarihli kararı ile ihtiyati hacze karar verildiğini, ihtiyati haciz kararının da yasaya ve usule uygun olduğunu, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından aynı zamanda İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü 2025/154999 Esas sayılı kambiyo takibinde yetki itirazında bulunulduğunu, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi 2025/1074 Esas 2026/202 karar sayılı ilamıyla İİK m.50 ve HMK 'nın 6. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın kabulüyle, dosyanın Bergama İcra Dairesine gönderilmesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, dosyanın Bergama İcra Dairesine gönderildiğini, itiraz edenin ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin zaman aşımına uğramış bono olup, İİK'nın 265. maddesinde tahdidi olarak sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı, senede konu alacağın zamanaşımına uğradığı iddialarının ancak itirazın iptali veya menfi tespit davasında yargılama konusu olabileceği anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkemenin ek kararında itirazın kabulüne karar verildiğini, iş bu itirazın genel hükümlerine dayalı açılacak davalarda inceleyip karara bağlanmasının gerektiğini, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2025/1979 D.İş 2025/1979 Karar sayılı dosyası ile 13/03/2026 tarihli ek kararı ile ihtiyati haczin kabulüne karar verildiğini, iş bu ek kararın hatalı olduğunu, İİK 265. Maddesinde, "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." denildiğini bu kanun maddesinin açık olup ihtiyati haciz sebeplerinin kanunda tahdidi olarak sayıldığını, ihtiyati hacze itirazda, itiraz edenin itirazlarının incelenmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte, senedin zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığını belirterek yerel mahkemece verilen 13/03/2026 tarihli ihtiyati hacze itirazın kabulü ek kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararına yapılan itirazların reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; ihtiyati hacze konu bononun, mahkeme kararında da belirtildiği üzere zamanaşımına uğramış olmasına göre talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/03/2026 tarih, 2025/1979 D.İş Esas ve 2025/1979 D.İş Karar sayılı dosyasında "Hakkında ihtiyati haciz kararı verilen ve murafaaya esas itiraz eden tarafın itirazının KABULÜNE," ilişkin olarak verilen ek karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 09/09/2026