Kamu görevlileri nezdinde nüfuz vaadiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümlerinin Yargıtayca bir sanık hakkında onanması, diğer sanık hakkında ise kazanılmış hak ve hak yoksunlukları düzeltmesiyle onanması.
Özet: Temyiz incelemesinde, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu iddiasıyla işlediği dolandırıcılık suçundan mahkum edilen sanıklardan birinin hükmü, zincirleme suç hükümlerinin eksik uygulanması ve infaz aşamasına ilişkin diğer hususlar aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak onanırken; diğer sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, sadece sanık tarafından temyiz edildiği için kazanılmış hakkının korunması ve kısa süreli ertelenmiş hapis cezalarında hak yoksunlukları uygulanamayacağı gözetilmeksizin bu yönde hüküm kurulması nedeniyle, söz konusu hak yoksunluğu ibareleri çıkarılmak suretiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2026/1768 E.  ,  2026/4227 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/4 E., 2019/233 K.
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde
hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği
vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, katılan ...'a karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlediği gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümde zincirleme suç hükmünün tatbiki ile 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği (1/4)-(3/4) arasında takdir edilecek bir oranda artırım uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, katılan ...'a karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlediği gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümde zincirleme suç hükmünün tatbiki ile 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği (1/4)-(3/4) arasında takdir edilecek bir oranda artırım uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında bozma öncesi kurulan mahkûmiyet hükümlerinin yalnız sanık tarafından temyiz edildiği, bu itibarla sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca oluşan kazanılmış hakkının korunması suretiyle sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi karşısında kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1. maddesinde yer verilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... yönünden kurulan hüküm fıkralarında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulandığı paragrafların hükümlerden tamamen çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.