Hükümlünün kanun yoluna başvuru hakkının usulüne uygun tefhim edilmemesi nedeniyle temyiz talebinin süresinde kabul edilerek davanın zamanaşımından düşmesi kararı.
Özet: Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yargılanan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının usulüne uygun tefhim ve tebliğ edilmeyerek kanun yolu haklarının yeterince açıklanmaması nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı kabul edilmiş; yapılan incelemede, suç için öngörülen sekiz yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren temyiz incelemesi anına kadar dolduğu tespit edilerek, ilk derece mahkemesinin hükmü bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/39 Esas, 2016/201 Ek KararSUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçmasıHÜKÜM : Temyiz talebinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Başka suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü bulunan ve duruşmada hazır edilen sanığa, hükmün tefhim edildiği ancak yasa yoluna dair kısımda ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin'' yazılmadığı ve bu hususun tefhim edilmediğinin, duruşma tutanağının kendisine verilmediğinin ve ilgili kararın tebliğ de edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın 25.07.2016 tarihinde yapmış olduğu temyiz başvurusunun süresinde olduğu, 10.03.2016 tarihli asıl kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediği, yerel mahkemeler tarafından verilen ek kararların hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 10.03.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.II. KARARAçıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.