Yargıtay 2. Ceza Dairesi hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarından istinaf ret kararlarını temyiz incelemesi sonucu onadı.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezanın miktarı nedeniyle temyiz edilemez olduğuna karar verilerek temyiz başvurusu reddedilmiş; diğer sanıklar hakkında hırsızlık suçundan yapılan temyiz başvurularında ise müdafiilerin değer azlığı, zorunluluk hali, usul eksiklikleri ve savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddiaları incelenmiş ancak istinaf mahkemesince verilen ret kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak temyiz istemlerinin reddine ve hükümlerin onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/828 E., 2023/1395 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönündenİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın olay yerine bir defa araçla gittiğine, zorunluluktan dolayı kömürleri aldığına, sanığın yalnızca bir defa iki torba kömür aldığına, aldığı kömürü de kullanması için kardeşine verdiğine, evin önünden alınan kömür torbasının mevcut dönemdeki değerinin 50,00-60,00 TL civarı olması sebebiyle değer azlığı hükmünü değerlendirmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "müzakere yapılmadan karar verildiğine, kararın gerekçesiz olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, malın değerinin suç tarihinde araştırılarak değer azlığı hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının hatalı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına karar verilecek ise hırsızlık suçunun basit şeklini oluşturan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurularının esastan reddi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.