11. Ceza Dairesi, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı ile nitelikli dolandırıcılıkta delil yetersizliği sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına hükmetmiştir.
Özet: Yargıtay, yerel mahkemenin resmi belgede sahtecilik suçundan verdiği mahkumiyet kararını, suçun olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine hükmederek bozmuş; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise, sanığın savunmaları, bilirkişi raporları ve diğer deliller ışığında suç işleme kastının her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir şekilde belirlenemediği, dolayısıyla beraati yerine hatalı mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2022/2959 E.  ,  2026/5998 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/350 E. 2021/590 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümde sanık isminin sehven ... olarak yazıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.10.2013 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, suça konu çeki kendisinin düzenlemediğini, yaptığı alışveriş nedeniyle bu çeki ... olarak bildiği ve ....aracılık yaptığı kişiden aldığını ve yaptığı alışveriş karşılığında borcuna karşılık olarak temyiz dışı sanık ...'a verdiğini belirttiği, sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanıklar... ve ... hakkında suça konu çekin ... Kriminal Polis Laboratuvarı'nda incelenmesinde tamamen sahte olduğu belirtildiği için sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi istemi ile kamu davası açıldığı, alınan bilirkişi raporunda, çekin ön yüzündeki yazı ve imzalar ile arka yüzündeki yazı ve imzaların sanıklar..., ... ve ...'a ait olmadığının tespit edildiği, katılan sıfatını alabilecek olan ve suçtan zarar gören temyiz dışı sanık ...'un bozma öncesi 20.01.2015 tarihli celsede zararının sanık ... tarafından karşılandığını belirttiği, tanık ...'ün ifadesinde sanığa çek vermediğini, peşin olarak kurban parasını ödediğini beyan etmişse de, bu beyanın kendisini suçtan kurtulmaya yönelik olabileceği değerlendirildiğinde, sanığın savunmalarının aksini gösterir ve atılı suçlardan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın suç işleme kastı belirlenemediğinden sanığın beraati yerine hatalı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.