Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçunun manevi unsuru kapsamında cep telefonundaki bilgiyi silme kastının yararlanma olup olmadığına ilişkin Başsavcılık itirazını reddederek dosyayı Ceza Genel Kuruluna sevk etti.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanığın kendisi hakkındaki hakaret içerikli videoları silmek amacıyla mağdurun telefonunu almasının yağma suçunu oluşturduğu, zira faydalanma kastının sadece ekonomik menfaat değil, bilgi edinme veya değiştirme gibi unsurları da kapsadığı gerekçesiyle, dairenin sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturmayıp tehdit suçunu teşkil ettiğine dair önceki bozma kararına yaptığı itiraz, dairenin önceki kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılarak oy çokluğuyla reddedilmiş ve dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3048 E.  ,  2025/7147 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1002 E. 2023/1245 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 gün ve 2023/19953 Esas, 2025/5371 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve 2023/45621 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, yararlanmanın sadece ekonomik menfaati değil aynı zamanda bilgi edinmeyi de kapsadığı, içinde bulunduğumuz çağda cep telefonları birer bilgisayar mahiyetinde olup, içindeki bilgiye ulaşma, bilginin değiştirilmesi ya da yok edilmesinin de yararlanma kastını ortaya koyduğu somut olayımızda da sanığın kendisi hakkındaki hakaret içerikli video ve mesajları silmek için aldığı, sanığın faydalanma kastının bulunduğu anlaşılmakla, bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında "nitelikli yağma" suçundan cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, Yozgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 gün ve 2022/327 Esas, 2023/50 Karar sayılı kararı ile sanığın yağma suçundan eylemlerine uyan TCK'nin 149/1-d, 29/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından istinaf edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 04.04.2023 gün ve 2023/1002 Esas, 2023/1245 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hükmün süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03.11.2023 tarihli tebliğname ile mahkeme hükmünün "onanması" nın talep edildiği, Dairemizin 15.05.2025 gün ve 2023/19953 Esas, 2025/5371 Karar sayılı kararı ile müsnet suçun manevi unsurunun oluşmayacağı anlaşılmakla, sanığın katılanın telefonunu faydalanmak maksadı ile aldığı hususu sabit olmadığından, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı ancak sanığın eyleminin tehdit suçunu oluşturduğunun bahisle bozma kararı verilmiş olup, Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 15.05.2025 gün ve 2023/19953 Esas, 2025/5371 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dosya kapsamına göre; mağdur ...'nin, yaklaşık bir buçuk sene önce boşandığı eşi sanık ...'in ... isimli sosyal medya hesabından başka bir kadınla birlikte olan paylaşımlarını görmesi üzerine ekran görüntüsünü aldığı, .. nolu GSM hattına ait ... uygulaması ve sahte ... hesaplarından bu ekran görüntülerini paylaştığı, bahse konu paylaşımları öğrenen sanığın, mağdur ile irtibata geçerek fotoğrafları kaldırmasını ve telefonundan silmesini istediği, mağdurun bu teklifi kabul etmemesi ve paylaşımları silmemesi nedeniyle sanığın olay tarihinde ...'dan mağdurun yaşadığı ... ilçesine giderek mağdurun ikametinin kapısının zilini çaldığı, bu sırada evde tek başına bulunan mağdurun kapıyı açmadığı, sanığın “Aç kapıyı, seni öldürürüm” diye bağırdığı, mağdurun “Evimden git yoksa polisi ararım” demesine rağmen sanığın olay yerinden uzaklaşmadığı, sinirli şekilde evin etrafında dolaşmaya başladığı, sanığın mağdurun evinin mutfak camına taş atarak kırdığı, “Aç kapıyı seni öldürürüm o telefonu ver, seni yaşatmam, akşam eve gelir yakarım burayı, telefonu ver” şeklinde tehditler savurduğu, mağdurun komşuları ... ve ...'in mağdurun ikametine giderek bahse konu meseleyi konuştuğu sırada sanığın mağdurun evinin balkon kapısını zorladığı, balkonun yan kısmında bulunan cama sert bir şekilde eli ile birkaç defa vurduğu, site içerisinde el kol hareketleri yaparak tehditlerine devam ettiği, daha sonra sanığın balkona tırmanarak balkon penceresine tekme atıp açarak mağdurun evine girdiği, bu sırada mağdurun sanıktan korunmak maksadıyla evin yatak odasına geçerek kapısını kilitlediği, ancak sanığın ''kapıyı aç o telefonu alacağım, öldürürüm seni'' şeklinde tehdit içerikli söylemlerde bulunarak yatak odasının kapısını tekme atmak suretiyle kırdığı, mağdurun elinde bulunan telefonu alarak binanın dışına çıkıp cep telefonundaki görüntüleri sildiği ve olay mahallinden uzaklaştığı sırada ihbar üzerine gelen kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, sanığın üzerinde ele geçirilen telefonun mağdura iade edildiği, mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığında şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yağma suçunun oluşması için suça konu malın sahiplenme kastıyla alınmasının şart olmadığı, faydalanma kastının yeterli olduğu, nitekim sanığın mağdurun telefonundaki görüntüleri silmesi ve telefonu geri vermeyerek olay yerinden uzaklaştığı sırada yakalanması nazara alındığında faydalanma kastının gerçekleştiği kabul edilmelidir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.