Resmi belgede sahtecilik suçunda beraat, iki kez bozma sonrası verilen HAGB kararına karşı, aldatma kabiliyeti ve delil değerlendirme eksiklikleri iddiasıyla temyiz başvurusu.
Özet: Resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin iki kez beraat kararı vermesine rağmen, istinaf mahkemesinin delil yetersizliği ve aldatma kabiliyeti incelemesi gerektiği yönündeki bozma kararları üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetle birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir; sanık müdafii ise, delil takdirinde hata yapıldığını, lehine olan delillerin göz ardı edildiğini, mühürdeki farklılığın tarihsel kökenli olduğunu, bilirkişi raporunu ve eylemin faydasız sahtecilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek bu kararı temyiz etmiştir.
11. Ceza Dairesi         2026/1753 E.  ,  2026/4218 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1903 E., 2025/2128 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2025/1903 Esas, 2025/2128 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/1025 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2021/743 Esas, 2021/2042 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine özetle; sanığın ... Üniversitesine kayıt yaptırdığı tarihten itibaren aldığı dersler nedeni ile girdiği sınavlarda aldığı notları gösterir kayıt, belge suretleri ve transkript örneğinin ilgili üniversiteden celp edilerek, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği suçun unsuru olan aldatma (iğfal) kabiliyetinin mahkeme hâkimince tutanağa bağlanması, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden sahtelik konusunda rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle İlk Derece hükmünün bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir.
3. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2023 tarihli ve 2021/707 Esas, 2023/237 Karar sayılı kararıyla bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi uyarınca beraatine verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2023/1079 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine özetle; sanığın sunmuş olduğu belgelerin ihbardan sonra celp edilen mukayese için gönderilen ve yatay geçiş yapan dava dışı kişilerin belgelerindeki formata uygun olmadığı, belgelerin Türkçe ve Makedonca dillerinde sunulmasının zorunlu olduğu ancak sadece Türkçe olarak sunulduğu, sanığın arttırılmış notlarla düzenlenmiş transkriptin arşiv numarasının ve veriliş tarihinin mevcut olmadığı, İdare Mahkemesinin dosyasının celbi ile sanığın yatay geçiş için sunmuş olduğu belgelerin geçerliliğinin mevzuat veya mutad uygulama gereği, Kurum tarafından doğruluğunun araştırılması yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının ... Üniversitesi ve ...'ten sorulması, araştırma yükümlülüğünün bulunmaması hâlinde sahte belgelerin aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı hususunun deliller toplandıktan sonra Avrupa kredi transfer ve biriktirme sistemi (...) bilgisi içermediği hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle İlk Derece hükmünün bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir.
5. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2025 tarihli ve 2024/107 Esas, 2025/558 Karar sayılı kararıyla sanığın, resmi belgede sahtecilik suçundan 204/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
6. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2025/1903 Esas, 2025/2128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a9 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, sanığın lehine olan delillerin tartışılmadığına ve değerlendirilmediğine, Makedonya'nın Kuzey Makedonya Cumhuriyeti statüsüne geçmesi ile mühürlerinde değişiklik meydana geldiğine, inceleme tarihinde mühürlerde görülen farklılığın sahtecilik delili değil, tarihsel bir değişikliğin sonucu olduğuna, bu hususta şüphe oluşması durumunda sanık lehine yorumlanması gerektiğine, 17.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda sahteciliğin teknik olarak mümkün olmadığının belirlendiğine, sanığın isnat olunan suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, mahkûmiyet hükmü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuka aykırı olduğuna, hükmün gerekçesinin dava dosyasında mevcut delillerle uyumlu olmadığına, belgelerin sahte olduğunun kabulü hâlinde dahi kullanılmalarının hukuki bir sonuç doğurmaması karşısında faydasız sahtecilikten söz edilebileceğine ve bu durumda suçun yasal unsurlarının oluşmayacağına, aldatıcılık vasfının tespitinin soyut ve teknik temelden uzak olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki;
'' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği,
Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/1025 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 18.04.2023 tarihli ve 2021/707 Esas, 2023/237 Karar sayılı kararının, farklı hususları ihtiva eden eksik inceleme gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, akabinde İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmında belirtilen eksiklikleri gidererek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurduğu ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2025/1903 Esas, 2025/2128 Karar sayılı kararı ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği,
Oysa ki 5271 sayılı CMK'nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hâllerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararlarının içerikleri dikkate alındığında mezkûr hükümlerde belirtilen bozma nedenlerinden herhangi birine ilişkin olmadığı, eksik incelemeye ilişkin olduğu, bu hâli ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından söz konusu eksiklikler giderilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu, netice cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(a) maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme birlikte dikkate alındığında;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak duruşma açılıp, sanık savunması, katılan ve varsa tanık beyanları tespit olunup eksikliği düşünülen belgeler celp olunmak ve gerekli araştırma ve incelemeler yaptırılmak suretiyle deliller takdir edilerek sanığın hukuki durumunun Bölge Adliye Mahkemesince takdir ve tayini ile yeni bir hüküm kurulması gerekirken, izah olunan uygulama ile temyiz yoluna başvuru hakkı olanların bu haklarını kullanmalarının engellenmesi sonucunu doğuracak biçimde, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetinin bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da izah edildiği üzere İlk Derece Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/1025 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesini (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen 19.10.2021 tarihli ve 2021/743 Esas, 2021/2042 Karar sayılı bozma kararı ile akabindeki tüm kararların hukuka aykırı olması karşısında yargılamaya devamla inceleme konusu 24.12.2025 tarihli esastan ret kararı, yasaya aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2025/1903 Esas, 2025/2128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.