İnternet haberinin ticari itibarı zedelediği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasında, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek davanın reddine ilişkin istinaf kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı şirketlerin, bir internet sitesinde yayımlanan ve ticari itibarlarını zedelediğini, kişilik haklarına saldırdığını öne sürdükleri haber nedeniyle açtıkları manevi tazminat davasında; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, haberin güncel bir konuya ilişkin olması, kamu yararı içermesi, gazetecilik tekniği ve eleştiri sınırları dahilinde kalması, öz ve biçim arasındaki dengenin korunması, toplumun bilgi edinme hakkı ve basının haber verme sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bu kararlar yüksek mahkeme tarafından da onanarak temyiz talebinin esastan reddine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3796 E., 2026/138 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2023/148 E., 2023/507 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.01.2023 tarihinde davalıların imtiyaz sahibi ve eser sahibi oldukları www.....com.tr isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle müvekkilleri olan şirketlerin ticari itibarlarının zarar gördüğünü, haberin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayın nedeniyle müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradıklarını belirterek 0,03 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haberin iddia kapsamında olduğu belirtilerek kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, davacıların kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin yapılmasında kamu yararı bulunduğu, haberin iddia kapsamında kaleme alındığı, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, medya sahiplerinin bu sıfatları gereğince bu tür ağır eleştirilere katlanmaları gerektiği, yazının bütünü ele alındığında basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, davacıların kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmediği, basın ve ifade özgürlüğünün, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olup bu durumun demokratik toplumun gereği olduğu, dava konusu haberde kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; basın ve ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını, dava konusu haberin verilmesinde kamu yararı bulunmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, müvekkilleri şirketin bankacılık sırrı niteliğinde olan bilgilerin gerçek dışı şekilde kamuoyuna duyurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin borca batık olarak gösterildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkillerinin ticari itibarının zedelendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 13.01.2023 tarihinde davalıların imtiyaz sahibi ve eser sahibi oldukları www.....com.tr isimli internet sitesinde yapılan haber nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.