Şirketin ticari itibarını zedelediği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasında, köşe yazısının basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına dair yerel mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı şirketin, internette yayımlanan bir köşe yazısının ticari itibarını ve kişilik haklarını zedelediği iddiasıyla açtığı manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin, yazının güncel, toplumsal ilgiye haiz, eleştiri sınırları içinde ve basın özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmesinin ardından, yüksek mahkeme de yazının kamu yararı taşıdığı, görünür gerçekliğe uygun olduğu ve kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna vararak davacının temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2025/14002 E.  ,  2026/5451 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/931 E., 2025/3452 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/414 E., 2023/257 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.11.2021 tarihinde www....com isimli internet sitesinde davalı tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, haberin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayın nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradığını belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazısı nedeniyle davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu köşe yazısında yazılı ve görsel basında davacı hakkında çıkan haberlerle ilgili eser sahibinin kendi görüşlerini de katarak bilgi verir mahiyette bir dil kullanıldığı; güncel ve görünür gerçekliğe uygun olduğu, yazıya yönelik toplumsal ilgi bulunduğu, eleştiri sınırlarının aşılmadığı, kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte olmadığı, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen haberin toplumsal ilgiye haiz ve güncel olduğu, özle biçim arasındaki denge korunarak kamuoyuna aktarıldığı, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının gerçek olmadığını, davalı tarafça doğruluğuna dair somut bir delil de sunulmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, haberde müvekkilinin borca batık olarak gösterildiğini, haberde kamu yararı bulunmadığını, müvekkilinin ticari itibarını zedelemek ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 26.11.2021 tarihinde www.....com isimli internet sitesinde davalı tarafından kaleme alınan köşe yazısı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.