Bölge Adliye Mahkemesinin icra takibinin iptali davasında temyiz dilekçesinin yasal süresinde sunulmaması nedeniyle temyiz talebinin reddi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: İcra takibinin iptali istemiyle açılan davanın ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacıların istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince kısmen kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılıp esastan yeniden reddedilmiş, bu kararın davacılara tebliğ edilmesini takiben iki haftalık yasal süreden sonra temyiz yoluna başvurulması nedeniyle bölge adliye mahkemesince temyiz isteminin süre yönünden reddedilmesi üzerine, yüksek mahkeme davacıların temyiz başvurusu süresinde olmadığı gerekçesiyle, İcra ve İflas Kanununun ilgili maddeleri uyarınca bölge adliye mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Somut olayda, davacıların; takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10/04/2025 tarih ve 2025/10 E. 2025/143 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacılar tarafından, bahsi geçen ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2026 tarih ve 2025/1785 E. 2026/333 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinin de süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanunun 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanunun 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanunun 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edene 07/04/2026 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 22/04/2026 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Davacıların temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 13.07.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.