Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, örgüt faaliyetlerinin yetersiz araştırılması ve temel tanık sorgulama hakkı ihlali gerekçeleriyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusu reddedilse de, temyiz incelemesinde sanık hakkında örgütün operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel faaliyetinin devam edip etmediğinin tespiti için UYAPta araştırma yapılması, şüpheli beyanların soruşturulması ve özellikle suçun sübutu ile cezanın belirlenmesinde esaslı delil olan tek tanığın doğrudan sanık huzurunda veya ilgili yasal usullere uygun olarak dinlenerek sorgulama hakkının güvence altına alınmaması nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/7174 E.  ,  2026/3519 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/216 E., 2021/1729 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/265 E., 2020/257 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62/1, 58/9 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel
herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken; keza suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tek tanık ... D.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden CMK'nın 210. maddeye muhalefetle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerle hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.