Kanun Yararına Bozma İsteminde, Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarında, Boş Bono Senetlerinin Tahrifine Yönelik Video ile Menfi Tespit Davası Delillerinin Eksik Değerlendirilmesi Nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara İtirazın Reddi Kararının Bozulması Talebi.
Özet: Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumları aracılığıyla dolandırıcılık suçlamalarıyla ilgili verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının, müştekinin itiraz aşamasında sunduğu, senetlerin düzenlenişi ve tahrifatı hakkında itiraflar içeren sesli video kaydının dinlenmemesi ve şüpheliler aleyhine açılan menfi tespit davası dosyasının yeterince incelenmemesi gibi önemli delillerin değerlendirilmeden verildiği, dolayısıyla şüphelilerin hukuki durumlarının tüm deliller ışığında yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2025/5751 E.  ,  2026/4216 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2022/2864 Değişik İş
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2022 tarihli ve 2020/51523 Soruşturma, 2022/30613 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2864 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 19.09.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve 2023/13002 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134657 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.11.2025 tarihli ve KYB-2025/134657 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Soruşturma dosyası aslının, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/174 esas sayılı dosyası ile birlikte İstanbul Adlî Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, müştekinin, şüphelilerle aralarında devam eden dava nedeniyle bir kafede görüşme yaptığı, müştekinin bu sırada vade kısmı boş bırakılmış 150.000 Türk lirası tutarlı boş senedi imzalayıp verdiği, bahse konu bu boş senedin icra takibine konulması sonrasında takip tutarının ödendiği ve icra dosyasının kapatıldığı, akabinde ise şüphelilerin birlikte hareket ederek şüpheli ...'ün müşteki adına imzalanmış dört ayrı bono senedini Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/150539 sayılı takip dosyası üzerinden tekrar icra takibine konu ettikleri somut olayda,
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin iddiasını destekler delil bulunmaması, şüphelilerin inkar yollu savunmaları, müşteki ile şüpheliler arasında önceye dayalı hukukî ilişkiler, soruşturma dosya kapsamında aldırılan kriminal raporlar, yine icra hukuk mahkemesi dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporundaki tespitler birlikte dikkate alındığında şüphelilerin yüklenen suçları işlediklerine dair haklarında kamu davası açılmasına yeter şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müşteki ve şüphelilerin yazı ve imza örnekleri alınarak icra takibine konu bono senetleri üzerindeki yazı ve imzaların müşteki veya şüphelilere ait olup olmadığı yönünde .... Laboratuvarına üç kez yazılmış, düzenlenen raporlarda, senet arkasındaki ... adına atılı ciranta yazı ve imzalarının ...'ya ait olduğu, yine ... adına atılı ciro yazı ve imzalarının ...'e ait olduğu, ... adına atılı borçlu imzalarının başlangıcı ve bitimi itibariyle ...'nın örnek imzalarına kısmen benzediği, imzanın orta bölümünde Arap alfabesi karakterlerinin bulunduğu, bu nedenle imzanın ...'ya veya şüphelilere aidiyeti konusunda müspet veya menfi bir kanaat beyanı edilemediğinin rapor edildiği,
Müşteki vekilinin kanun yararına bozma dilekçesinde belirttiği üzere, müştekinin şikâyetine konu durumuna benzer bir olayda ... isimli kişinin aynı şüpheliler tarafından dolandırıldığı iddiasıyla Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/373 sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü ve bu soruşturma dosyasına ...'in sesli video kaydı sunduğu, bu video kaydında incelenen soruşturma dosyasına konu olan dört adet senedin nasıl düzenlendiğine ve tahrif edildiğine ilişkin itirafların bulunduğu, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra bu karara itiraz üzerine müşteki ve vekili tarafından sunulan 27/06/2022 tarihli ve 30/06/2022 tarihli dilekçeleri eklerinde video ses kaydının dosyaya sunulduğu, yine itiraz dilekçesinde müştekinin şüpheliler aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/174 esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığının ve devanın devam ettiğinin belirtilmesi karşısında, bu hâlde dosyaya delil olarak sunulan video ses kaydının dinlenmesi, yine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/174 esas sayılı menfi tespit davası dosyasının soruşturma dosyası arasına getirtilerek incelenmesi, bu dosyada bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi (Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2023 tarihli ve 2022/174 sayılı yazısından anlaşıldığı üzere mahkemece dosya soruşturma dosyası aslı ile birlikte Adli tıp kurumuna gönderildiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır.) ve toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Dairemizin 20.05.2024 tarihli ve 2023/47 83... /6830 Karar sayılı tevdi kararı üzerine kanun yararına bozma talebine konu dosya aslının gönderildiği anlaşılmakla, bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile şüphelilerden ... arasındaki eskiye dayalı hukuki ilişki nedeniyle şikâyetçinin şüpheliye teminat olmak üzere 4 adet bedel kısımlarında 5.000,00 TL, 50.000,00 TL, 50.000,00 TL, 50.000,00 TL yazılı, kalan kısımları boş olan senetleri imzalayarak verdiğinin, senetlere konu borç gayrimenkul satışı suretiyle ödendiği halde, şüphelinin yırttığını söylediği bu senetleri yırtmayarak boş olan bölümlerini doldurup bedel kısımlarında da tahrifat yaparak iştirak halinde hareket ettiği diğer şüpheli ...'e ciro ettiğinin, bu şüphelinin de şikâyetçi aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/150539 sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçi tarafından 30.06.2022 tarihli dilekçe ekinde dosyaya ibraz edilen ve içerisinde iddia konusu olayla ilgili video kaydının olduğu bildirilen flash belleğin çözümünün yaptırılması, yine suça konu senetlerle bağlantılı olduğu belirtilen Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/150539 sayılı, Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/333 Esas ve Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/174 Esas sayılı dosyaları ile benzer iddialara yönelik Kumluca Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/373 Soruşturma sayılı dosyalarının celp edilerek incelenmesi, iş bu dosyayla ilgisi olduğu düşünülen elektronik ve fiziki deliller ile özellikle bilirkişi raporlarının dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekinin iddiasını destekler delil bulunmaması, şüphelilerin inkar yollu savunmaları, müşteki ile şüpheliler arasında önceye dayalı hukuki ilişkiler, soruşturma dosyamız kapsamında aldırılan kriminal raporlar, yine icra hukuk mahkemesi dosyası kapsamında aldırılan bilirkişi raporundaki tespitler birlikte dikkate alındığında şüphelilerin yüklenen suçları işlediklerine dair haklarında kamu davası açılmasına yeter şüphe oluşturacak delil bulunmadığı kanaatine varılmakla..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/2864 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.