Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, tanınmış markanın benzer başvurusuyla karıştırılma ihtimali sebebiyle Türk Patent Kurumu kararının iptali ve hükümsüzlük davası istinafı.
Özet: Bu hukuki evrak, tanınmış bir markanın sahibi davacının, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu iddia ettiği yeni bir marka başvurusuna yapılan itirazın reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasının istinaf incelemesini konu almaktadır. Davacı, kendi markasının yeni başvuruya konu markanın içinde yer aldığını, emtiaların aynı olduğunu ve karıştırılma tehlikesi bulunduğunu savunurken, davalılar markaların ayırt edici olduğunu ve farklı sektörlere hitap ettiğini iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğuna hükmederek kurum kararının iptaline karar vermiş, davalılar ise bu kararın hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1236 - 2026/1544
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1236
KARAR NO : 2026/1544
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2024
NUMARASI : 2023/429 E. - 2024/159 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/03/2024 tarih ve 2023/429 E. - 2024/159 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “...” markası altında, kökleri 150 yıl önceye dayanan ticari faaliyetleri ile ... dondurması sektöründe lider konumda bulunduğunu, yine müvekkilinin 2017/114829 sayılı “...” ibareli markanın da sahibi olduğunu, bu markaya dayalı olarak, davalı firmanın tescil ettirmek istediği 2022/035691 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı gerçekleştirdiği itirazların diğer davalı ... tarafından bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzediğini, davacının markasının davalının markasının içerisinde aynen yer aldığını, ayrıca dava konusu edilen markanın tescil edilmek istendiği 05.sınıf emtiaların da itiraza mesnet markanın kapsamında yer aldığını, somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığına rağmen davalının bu derecede benzer bir markayı tescil ettirmek istemesinin haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nin 26.07.2023 tarihli ve 2023-M-8285 sayılı kararının iptaline ve 2022/035691 başvuru sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, ilgili tüketicilerin davaya konu "...” ibareli marka ile davacının “...” markasını bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, dolayısıyla aralarında ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, markalar benzemediği için de davacının tanınmışlık iddialarının somut olaya bir etkisinin olmadığını, ayrıca davacının SMK m. 6/5 hükmünde düzenlenmiş olan koşulların somut olayda gerçekleştiğini ve başvurunun haksız rekabet saikiyle yapıldığını ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesnini gerektiğini, ayrıca karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, zira davalının ana faaliyet alanının tarım, hayvancılık ve ziraat sektörü olduğunu, davacının ise “...” markasını dondurmalarda kullandığını, yani taraf markalarının çok farklı sektörlere ve tüketicilere hitap ettiğini, ayrıca da taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, davacının SMK m. 6/5 hükmüne dayalı iddialarının da somut delillerle desteklenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki malların davacının itiraza mesnet markasının kapsamında aynen yer aldığı, taraf markalarının esaslı unsurlarının "..." ve "..." sözcüklerinden oluştukları, bu sözcüklerin bilinen bir anlamlarının bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu 5.sınıf mallar bakımından somut ayırt edici niteliği haiz oldukları, markaların ilk beş harfinin birebir aynı olduğu, gerek müşterek harf ortaklığı, gerekse markaların aynı seslerle başlangıç telaffuzuna konu edilmesi nedeniyle görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, kavramsal olarak markaların farklı nesnelere çağrışım oluşturmadıkları, anlamsız kelimeler olarak ilgili tüketici kesimince kavranacakları, karşılaştırılan markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, somut olayda SMK m.6/1 hükmü koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2023-M-8285 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak davacının markalarından yeterince ayrıştığını, markalar benzer olmadığından SMK'nın 6/4, 6/5.maddesindeki koşulların oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının görsel, fonetik ve kapsam bakımından benzer olmadığını, markaların bütünsel olarak birbirlerinden oldukça farklılaştığını, kısa markalarda tek harf farkının dahi markaları ayrıştırmaya yeteceğini, müvekkilinin marka başvurusunun kapsamında yalnızca kendi faaliyet alanında yer alan 5.sınıf bir kısım emtianın bulunduğunu, davacının gıda işinde faaliyet gösterdiğini, aktif olarak çalışmadığı alanları kapsayan marka tescilinin davacının kötüniyetini ortaya koyduğunu, davacının 5.sınıf uyuşmazlık konusu emtialar bakımından ticari faaliyetinin bulunduğunu ispat etmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza mesnet markanın tek ve asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu markanın tüketicinin dikkatini ilk bakışta çeken başlangıç kısmında aynen yer aldığı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun sonuna eklenen "-..." ibaresinin itiraza mesnet markadan farklılaşmasını sağlayacak düzeyde ayırt edici bulunmadığı, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu 5.sınıf mallar yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.