Yüksek mahkeme, haberlerin basın ve ifade özgürlüğü sınırları içinde kalması nedeniyle ticari itibar zedelenmesi iddiasıyla açılan manevi tazminat davasını reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir şirket, internet sitelerinde yayımlanan haberlerin ticari itibarını ve kişilik haklarını zedelediği iddiasıyla manevi tazminat ile kararın yayınlanmasını talep ederek medya şirketlerine dava açmış; fakat mahkemeler, söz konusu haberlerin güncel bir konuya ilişkin olduğunu, kamu yararı taşıdığını, gazetecilik tekniği ve eleştiri sınırları içerisinde kaldığını, öz ve biçim arasındaki dengenin korunduğunu, dolayısıyla davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını tespit ederek davanın tüm aşamalarda reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/43 77... /2612 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/8 90... /249 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.10.2021 tarihinde davalı şirketlerin imtiyaz sahibi oldukları www.....com ve www.....com isimli internet sitelerinde yapılan haberler nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, haberlerin kamuoyunda manipülasyon yaratmak amacıyla kaleme alındığını, gerçek dışı yayınlar nedeniyle müvekkili tüzel kişiliğin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, manevi zarara uğradığını belirterek ayrı ayrı 0,03 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Medya Radyo Televizyon ve Dergi Yay. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının güncel olduğunu, kaynak gösterilerek haber yapıldığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberlerin kaynak belirtilerek kaleme alındığı, yapılmasında kamu yararı bulunduğu, kamuoyunun ilgisine matuf olduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, davacının kişilik haklarının hedef alınmadığı, yazının bütünü ele alındığında basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberlerin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarılmış olduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırının hedeflenmediği, kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayınların gerçek olmadığını, davalı tarafça doğruluğuna dair somut bir delil de sunulmadığını, kamuoyunda manipülasyon ve algı operasyonu yaratmak amacıyla kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, haberlerin başka bir kaynaktan alınmış olmasının davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, müvekkili şirketin kamuoyunda borca batık olarak gösterilmeye çalışıldığını, haksız rekabet oluşturma amacını taşıdığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 05.10.2021 tarihinde www.....com ve www.....com isimli internet sitelerinde yapılan haberler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberlerin yayın tarihinde güncel olan bir konuya ilişkin olduğunun, haberlerin gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığının, yapılmasında kamu yararı bulunduğunun, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağının; haberlerde yer verilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, haberlere yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, açıklanan nedenlerle haberlerde geçen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.