11. Ceza Dairesi, kuyumcu sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararını bozarak, suç vasfı değişen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davalarını düşürdü.
Özet: Kar payı vaadiyle katılandan otuz adet çeyrek altın alıp iş yerini kapatarak haksız menfaat sağladığı iddia edilen kuyumcu sanıklar hakkındaki davanın, eylemin başlangıçtaki nitelikli dolandırıcılık suçundan farklı olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu vasfında olduğu belirlendikten sonra, bu suç için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin sanıkların sorgu tarihinden temyiz inceleme anına kadar dolmuş olması sebebiyle, yargılamanın yenilenmesine gerek kalmadan kamu davalarının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30302 E.  ,  2026/4721 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/239 E., 2015/249 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Kuyumcu olan sanıkların, belirli oranda kar payı verecekleri vaadiyle katılandan 30 adet çeyrek altın aldıktan sonra iş yerini kapatarak katılanın zararına kendisinin yararına haksız bir yarar sağladığı iddia edilen olayda; suçun sübut bulması halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen " hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 11.03.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı ile katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.