Yargıtay 11. Ceza Dairesi: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda eksik soruşturmaya dayalı KYOKa itirazın reddi kararının kanun yararına bozulması isteminin değerlendirilmesi.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kooperatif yöneticilerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı iddialarına ilişkin yapılan şikayette, Cumhuriyet Başsavcılığının eksik soruşturma yaparak takipsizlik kararı vermesinin ve bu karara yapılan itirazın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ilgili hükmü ile tanık beyanları, kooperatif belgeleri ve bilirkişi incelemesi gibi elzem delillerin toplanması gerektiği gözetilmeden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasını istemiştir.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2025/8828 Değişik İş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaKARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAnkara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2025 tarihli ve 2025/13351 Soruşturma, 2025/17991 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/8828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.09.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/45370 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/633 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/633 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde özetle, 2009 yılında kurulan ...Konut Yapı Kooperatifine tek ödeme yöntemi ile üye olduğunu, 5 yıl içerisinde konutların teslim edileceği gibi herhangi bir ekstra ödemenin de olmayacağının taahhüt edildiğini, uzun süre herhangi bir işlem yapılmadığını, 2014 yılı içerisinde kooperatif yetkilileri tarafından kuruluş amacına aykırı bir şekilde aidat adı altına para toplanmaya başlandığını, 90 paydan oluşan kooperatif hisselerinin 6 pay artırılmak suretiyle 96'ya çıkartıldığını ancak bunun karşılığı olan paranın ne yapıldığı hususunun bilinmediğini, yine ... Mahallesi 1019 03... Parselde bulunan taşınmaz kooperatife ait olmasına rağmen bu parsel ile ... Adadaki parselin karşılıklı olarak el değiştirildiğini, yöneticilerin kooperatif ile ilgili yapılan işlemler, toplanan paralar, gelir ve giderlerinin hiç bir şekilde hesap ve kitap işlerini üyelerle paylaşmadıkları gibi usule aykırı kararlar alarak üyelerini zarara uğrattıklarını belirterek şüpheliler hakkında yapmış olduğu şikayet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2025 tarihli kararı ile, olayın taraflar arasında sözleşme ilişkisine dayalı hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de;1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "Üyelerin titizlik derecesi ve sorumlulukları:" başlıklı 62/3. maddesinde yer alan, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda ilgili kooperatif yetkilerinin ve bilgi sahibi olan kişilerin şikayet konusu iddialara ilişkin tanık olarak beyanlarının alınması ile anılan kooperatife ait tüm bilgi ve belgelerin (Ana sözleşme, defter ve muhasebe kayıtları, banka hesap hareketleri, resmi kurumlarla yapılan yazışmalar, vs.) okunaklı onaylı birer suretinin dosyaya temin edilmesi ve alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasını müteakip yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir....“Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, 2009 yılında kurulan ... Konut Yapı Kooperatifine tek ödeme yöntemi ile üye olduğunun ve konutların 5 yıl içerisinde teslim edileceğinin, başka aidat...vs. adı altında para alınmayacağının taahhüt edilmesine karşın uzun süre boyunca kooperatifle ilgili hiçbir işlem yapılmadığının, 2014 yılı içerisinde kooperatif yetkilileri tarafından üyelerden aidat adı altına para toplanmaya başlandığının, 90 paydan oluşan kooperatif hisselerinin 6 pay arttırılmak suretiyle 96 paya çıkartıldığının, ancak bunun karşılığı olan ödemelerin ne suretle kullanıldığının üyelere açıklanmadığının, Ankara İli ... İlçesi ... Mahallesi 1019 03... Parselde bulunan taşınmaz kooperatife ait olmasına rağmen, bu parsel ile ... Adadaki parselin üyelerin bilgi ve rızaları dışında karşılıklı olarak değiştirildiğinin, yöneticilerin kooperatif ile ilgili yapılan işlemler, toplanan paralar, gelir ve giderler ile ilgili üyelere hesap vermediklerinin, usûle aykırı kararlar alarak üyeleri zarara uğrattıklarının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; her ne kadar Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "...taraflar arasında sözleşme ilişkisine dayalı hukuki ihtilaf bulunduğu..." gerekçesiyle, herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, 07.07.2025 tarihli ve 2025/13351 Soruşturma, 2025/17991 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesinde yer alan, "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır." şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak, şikâyet dilekçesinde isimleri geçen şüpheliler ile kooperatifin kuruluşundan itibaren tüm başkan ve yöneticilerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, başta kooperatif ana sözleşmesi olmak üzere kooperatife ait tüm defter ve belgeler, banka hesap hareketleri, toplantı tutanakları..vs temin edilerek şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, aynı kooperatife ilişkin benzer iddialara yönelik başkaca soruşturma dosyası bulunup bulunmadığının, T.C. ... ve ... Bakanlığı tarafından herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara Batı 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/8828 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.