Ticari kredi alacağından kaynaklı itirazın iptali davasında, borçlunun cezaevinde olması ve usulsüz tebligat savunmaları karşısında alacaklı bankanın talepleri değerlendirilerek karar verildi.
Özet: Bankadan temlik alınan ticari kredilerden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptali davasında, davacı temlik alan şirket borçlunun çek bedeli kredilerinden doğan borcunu kabul etmesine rağmen takibe haksız itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalı borçlu ise borcun muacceliyetini sağlayan ihtarname tebligatının usulüne uygun yapılmadığını, özellikle cezaevinde bulunduğu süreçte UETS dahil hiçbir tebligat almadığını, bankanın kötü niyetli davrandığını ve tüm borcun muacceliyetinin hatalı olduğunu ileri sürerek itirazının haklılığını savunmaktadır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/229 Esas - 2026/300

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/229 Esas
KARAR NO : 2026/300
HAKİM : ...
KATİP :....
ALACAĞI TEMLİK ALAN
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
ALACAĞI TEMLİK EDEN
DAVACI : ....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/04/2026
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... T.A.Ş.'nin, davalı/ borçlu ile, I... numaralı çek bedeli kredisi,... numaralı çek bedeli kredisi verilmesine istinaden ilgili ürünlerin sözleşmelerinden kaynaklı alacak-borç ilişkisi bulunduğunu, müvekkili bankanın tahsil edilemeyen alacak kalemleri için ... 6. ATM'nin 2024/18 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/6026 Esas sayılı ilamsız takip dosyası başlattığını, borçlu tarafından sözleşmenin sunulmadığı, cari hesap yapılmasının yanlış olduğu, cari hesap ekstresinin kendisine tebliğ edilmediği, e-tebligat yapılması gerektiği krediyi ilk kullandığındaki aylık asgari ödeme tutarının arttırıldığı bu sebeple asgari ödeme yapılmadığı, bankanın keyfi uygulama yaptığı, bankanın sözleşmeyi teslim etmeyip içine madde yerleştirdiği, 24 Kasım 2023'e kadar ceza evinde kaldığını, afaki ve fahiş faiz oranına itiraz ettiğini, uzlaşma yanlısı olduğunu, ancak takip çıkış miktarı ile borcunun olmadığını iddia ederek borca ve işlemiş faizin tamamına haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı borçlunun müvekkil bankaya borçlunun çekişmesiz olduğunu, bu hususu da açıkça ikrar ettiğini, buna rağmen icra takibini dayanaksız ve mesnetsiz şekilde yaptığı itirazla durdurarak müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek istediğini, Müvekkilinin, davalı ile akdedilen sözleşme hükümlerini tam olarak yerine getirdiğini, bu da davalının ikrar ettiği üzere ıslak imza ile imzaladığı sözleşme ürünlerini kullanımlarından da anlaşılacağını belirterek, haksız, mesnetsiz, iyi niyet ve ahlak kurallarından uzak ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkil borçluya gönderdiğini iddia ettiği, Gebze 3. Noterliği'nin 23.11.2023 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesini usulüne uygun olarak tebliğ ettiremediğini, bu sebeple borçların kat edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, Usulüne uygun bir tebligat olmadan tüm borcun muaccel hale gelmesinin hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin UETS hesabı olmasının yanında, müvekkil borcu ödeyemediği ve ödeme güçlüğüne düştüğü tarihlerde cezaevinde olduğundan ve müvekkilin ne UETS hesabına ne de cezaevine gelen bir tebligat olmadığından işbu ihtarnamenin yol açtığı iddia edilen tüm sonuçların ortadan kalkacağını, Hükümlülere yapılan tebligatların usulü, Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatta açık olduğunu, cari hesap yapılarak borcun kat edilmesinin yanlış olduğunu, ihtarnamelerinin müvekkiline ulaşmadığını ve bir borcun tamamına yönelik bir muacceliyet bulunmadığını ayrıca "ELEKTRONİK TEBLİGAT YÖNETMELİĞİ Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar MADDE 5 (2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur" denildiğini, ihtarların müvekkilinin UETS adresine ulaşmadığını, Noterde ihtar gönderirken kişilerin UETS adresinin gözüktüğünü, Davacı alacaklı banka bunu kasti olarak yaparak, müvekkilinin görmeme ihtimalimin artmasını istediğini, fakat ihtarnameler in geçersiz olduğunu, Müvekkilinin hesabına banka veya Gebze 3. Noterliği'nden gelen hiçbir tebligatın olmadığının ispatı için bu durumun PTT'ye müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını talep etiklerini, müvekkilin borca ilişkin itirazı tüm borcun muaccel olması yönündedir. ... Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/22371 numaralı dosyasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de müvekkil borcunun mevcut aylarına ilişkin ödemelerini yapmaya devam edeceğini ancak tümünün tahsiline yönelik taleplerinin tebligat olmadığından hatalı olduğunu ve düzeltilmesini istediğini, Müvekkilinin tüm borca ilişkin ikrarı bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkiline karşı kötü niyetli olduğunu şu ibareden dolayı düşündüklerini " Krediyi ilk kullandığımda aylık asgari ödeme oranının %5 olduğu "Davacı alacaklı banka ve BDDK, kredi kartı ve KMH kullanımına bu oranları getiriyorsa burada hukuka aykırı veya kötü niyet teşkil eden bir durum olmadığını, Banka yalnızca asgari ödeme tutarının ödenmesinin kötü niyetli olduğunu düşünüyorsa asgari ödeme tutarlarını topluca kaldırması gerektiğini, müvekkil borca itiraz dilekçesinde samimi olarak, banka ile yaptığı sözleşmelerdeki ödeme oranlarının davacı alacaklı banka tarafından keyfi olarak ve BDDK'nın kararı öne sürülerek değiştirildiğini ve artırıldığını ifade ettikleerini, Müvekkilinin cezaevinde olduğu dönemde, kardeşi ... ... ..., müvekkilinin kredi kartının asgari ödeme tutarı olan 15.000,00 TL'yi bulduğunu ve ödemek istediğini ancak bankada 10 gün öncesine kadar 15.000,00 TL olarak gözüken asgari ödeme tutarının, son ödeme tarihinde 34.000,00 TL olarak gözüktüğünü ifade ettiğini, Müvekkilinin bu tarihten öncesine kadarki tüm ödemeleri zamanında ve gecikmeye girmeyecek şekilde yapılmış olduğunu, Eylül 2023 tarihinde vekaleten kendim ve müvekkilin kardeşi bankayı müteaddit defalar aradıklarını ve %5 asgari ödeme oranının nasıl değiştiğini sorduklarını, vekaletnamelerini göndermelerine rağmen, davacı alacaklı bankanın ne taraflarına ne de müvekkilinin kardeşine yanıt vermediklerini ve müvekkilinin cezaevinde olduğunu söylemelerine rağmen sadece kendileri ile görüşeceklerini belirttiklerini, müşteri hizmetlerindeki personelin en sonunda ısrarlarımızla BDDK'nın yeni bir belge yayınladığını ve ticari kredi kartlarında artık %40 asgari ödeme oranının zorunlu olduğunu belirttiklerini, bunun doğruluğunu teyit ettiklerini, ancak son ödeme tarihi geçtikten sonra davacı alacaklı banka, tarafımlarınca bankaya verilen... mail adresime bir mail göndermiklerini, Ancak mailde "Ticari hesapların 01.09.2023 tarihinden itibaren %35 oranında asgari tutar oranın değiştiğini" bildirdiklerini, BDDK %40 oranı zorunlu kıldığına göre neden yeni asgari ödeme oranı %35 olduğunu, burada bankanın keyfi ve kendi belirlediği bir uygulaması olduğunu ve kötü niyetli tarafın banka olduğunun açıkça belli olduğunu, kredi ve kredi kartı sözleşmelerindeki ödeme oranlarını, bunları kullananlar aleyhine belli bir ölçüye kadar değiştirilebildiklerini, Serbest piyasa adı altında, kredi ve kredi kartı kullanımlarındaki faiz ve ödeme oranlarının fahiş şekilde değiştirilmesini kullanımı yapan tarafın, tacir dahi olsa geçersiz olduğunu, Sözleşmelere göre değişen oranlarda faiz ve değişen oranlarda asgari ödeme tutarı vb. maddeler konulan sözleşmelerin de bu hükümlerinin geçersiz olduğu içtihatlarla açık olduğunu, müvekkil ile imzalanan sözleşmelere uymayan tarafın davacı alacaklı olduğunu, Genel şartlar ile sözleşme içerisine yedirilen fahiş değişikliklere hukuka uygunluk kattığı düşünülen şartların geçersiz olduğunu, müvekkilin amacı borcunu ödememek değil, usulsüzlükler neticesinde olağandan fazla olarak kendisine yüklenen borcun doğmadığını ispatlamak olduğunu, Kamu zararının maddi boyutu ancak vergi ve devlet ile ilişkili olabileceğini, Davacı tarafın alacak iddiasının ne vergiye yönelik olduğunu ne de davacı taraf devlet ile ilişkili olduğunu, dava değerine karşı itirazlarının sürmekle beraber, icra inkar tazminatına da itiraz etiklerini, Mevcut borç, takip miktarı kadar olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekmektiğini, nitekim müvekkilinin itirazı borcun bulunduğuna değil miktarına ilişkin olduğunu ve müvekkilinin halen uzlaşmak istediğini belirterek, huzurdaki itirazın iptali davasının ve tüm feri taleplerin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Bankacı bilirkişi raporu
Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü 2024/6026 E. Sayılı dosyası
Davalı ile imzalanan Kredi ve kredi kartı sözleşmesi ile ekleri
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari kredi kartı, kmh ve kredi borcuna dayalı olarak bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçlunun yaptığı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile davalı arasında 75.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, ticari kredi kart sözleşmesi ve 100.000,00 TL limitli ticari artı para kredisi sözleşmeleri imzalandığı, kredi taksitlerinin ve kredi kartı ekstre borçlarının ödenmemesi üzerine, hesabın davacı bankaca kat edildiği ve davalı hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/6026 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, dosya kapsamında bankacı bilirkişi tarafından tanzim olunan raporundaki temerrüt tarihinin ve akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplamda 333.216,16 TL alacaklı bulunduğu ,
Anlaşılmış olup bilirkişi tarafından tanzim olunan rapor denetime elverişli olduğundan rapora itibar edilmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile;
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/6026 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin; 276.364,58 TL asıl alacak, 47.883,65 TL işlemiş faiz, 2.293,31 TL BSMV , 784.49 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 333.216,16 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 50.000,00 TL'lik kısmına %56,64 oranında, 139.364,58TL'lik kısmına %47,52 oranında, 12.000,00 TL'lik kısmına %106,08 oranında, ve 75.000,00 TL'lik kısmına %56,64 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Hükmolunan 333.216,16 TL' nin %20'si üzerinden hesaplanan 94.524,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 333.216,16 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 22.762,00 TL karar ve ilam harcından 5.790,17 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.971,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.790,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.217,77 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 167,00 TL tebligat gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.667,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7.535,03 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 131,97 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca . .. bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 61,97 TL'sinin davacıdan, 3.538,03 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 333.216,16 TL üzerinden takdir edilen 53.314,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.836,17 TL üzerinden takdir edilen 5.836,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026
Katip ....
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR