Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın hırsızlık suçuna ilişkin şüpheden sanık yararlanır savunmasını reddederek istinaf kararını onarken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundaki temyiz başvurusunu ise yasal gerekçelerle reddetmiştir.
Özet: Bu karar, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ve bölge adliye mahkemesince artırılmayan beş yıl veya daha az hapis cezasına yönelik temyiz başvurusunun kanunen mümkün olmaması nedeniyle reddini; hırsızlık suçundan ise sanık müdafiinin delil yetersizliği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayanan temyiz talebinin, usulüne uygun bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesinin kararında isabetsizlik görülmeyerek bölge adliye mahkemesinin kararı hukuka uygun bulunmak suretiyle onanmasını hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/4717 E., 2023/3309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönündenİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın suçu işlediğine dair tanık ve görüntü kaydı olmadığına, tanıkların duyuma ve ihtimallere dayalı beyanlarının esas alındığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Banaz Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.