Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin menfi tespit davasında isim benzerliği iddiasıyla teminatsız verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının isim benzerliği nedeniyle haksız borçlandırıldığı iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı vermesine karşı davalının yaptığı itiraz ve bu itirazın ilk derece mahkemesince reddi incelenmiştir; davalı, İİK 72/3 gereği teminat şartını öne sürerek kararın hukuka aykırı olduğunu savunurken, ilk derece mahkemesi imza incelemesi devam ederken telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla tedbirin makul olduğunu belirtmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ... KARAR NO: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: 30/07/2026NUMARASI: ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI: ...VEKİLİ : Av... DAVA : Menfi TespitİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 08/09/2026YAZIM TARİHİ : 09/09/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 30/07/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, alacağının kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, kredi sözleşmesine konu borç hasebiyle Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin, söz konusu kredi sözleşmesine taraf olmadığını, borçlu olarak görünen kişilerin T.C. kimlik numarasının yer alınmadığını, isim ve soyisim benzerliği nedeniyle müvekkilinin dosyaya borçlu olarak eklendiğini, kredi sözleşmesinde imzası bulunmayan kişi hakkında açılan icra takibinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, temlik öncesi alacaklı banka ile müvekkili arasında yapılan herhangi bir kredi sözleşmesi yer almadığını, böyle bir sözleşme bulunsa dahi müvekkilinin imzasının söz konusu sözleşmede yer almadığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu ve söz konusu icra takiplerinde genel kredi sözleşmesinin bulunmadığını, bulunsa dahi müvekkilinin imzasının bulunmamasından ötürü menfi tespit taleplerinin kabulünün gerektiğini beyan ederek öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibinin iptalini ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 07/04/2026 tarihinde tedbirin kabulüne dair verilen karar dairemizin 18/06/2026 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacıya talebinin açıklattırılması ve harç yatırıldıktan sonra talebinin incelenmesi için kaldırıldığı, dairemizin kaldırma kararından sonra davacı vekili 14/07/2026 tarihli duruşmada alınan beyanında talebinin icra dosyasına ödenen bedellerinin alacaklıya verilmeyerek icra veznesine depo edilmesi ve icra dosyasının tedbiren durdurulması şeklinde olduğunu beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince 20/07/2026 tarihli ara karar ile; davacı ... (T.C:...) vekilinin ihtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak kabulü ile; İİK'nın 72/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesine ödenmiş ya da ödenecek olan bedellerin alacaklıya ödenmemesine, varsa teminat mektubunun paraya çevrilmemesine karar verilmiştir. İTİRAZ: Davalı vekili 22.07.2026 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin 20.07.2026 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK m.72/3 uyarınca menfi tespit davasında icra veznesindeki paranın ödenmemesine yönelik tedbir kararı verilebilmesi için alacağın en az %15'i oranında teminat gösterilmesinin zorunlu olduğunu, teminatsız tedbir kararının kanuna aykırı olduğunu, verilen tedbir nedeniyle kesinleşmiş icra takibine dayanan müvekkilin tahsil hakkının fiilen engellendiğini ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davacının isim benzerliği iddiasını güçlü delillerle ispatlayamadığını, buna rağmen alacaklının hakkının teminatsız şekilde kısıtlandığını, ayrıca tedbir kararının ölçülülük ilkesine ve HMK m.389 vd. hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek 20.07.2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kabulüne, teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Davacının davalıya yönelik menfi tespit talebinde bulunduğu, iddianın temelinin davacı ile aynı isim ve soy isim benzerliği bulunan başka bir kişinin borcunun yerine davacının borçlandırılığı savı bulunduğu, mahkememizce ilgili sözleşme üzerinde bulunan imza ve yazı örneklerinin incelemesi amacıyla dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edildiği, imza incelemesinin olası davacıdan sadır olmaması ihtimali dikkate alındığında devam edecek olan takibin davacı yönünden telafisi imkansız zararlar doğurabileceği dikkate alındığında tedbirin makul ve ölçülü olduğu değerlendirmekle yapılan itirazın reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle mahkemenin 20.07.2026 gün ve ... E. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminatsız verilen tedbir kararının İİK'nın 72/3 maddesine açıkça aykırı olduğunu, tedbir kararı alacaklının tahsil hakkını haksız şekilde engellediğini, davacının iddialarının soyut ve ispatsız olduğunu, tedbir kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu beyanla 30/07/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde '' İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Dava dosyasındaki mevcut delillerin incelenmesinde; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talep eden davacının, ihtiyati tedbir talebi ile ilgili delilleri değerlendirmesi sonucunda varmış olduğu kanaate göre verdiği karara yapılan itiraz hakkında verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır A.G