11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararını onarken, görevi ihmal suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Sanığın "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan verilen beraat kararı, ilk derece mahkemesinin delilleri yeterli ve hukuka uygun şekilde değerlendirmiş olması sebebiyle Yargıtay tarafından onanırken; "görevi ihmal" suçundan verilen beraat hükmü, sanığın son sorgu tarihinden itibaren yasal dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek görülmeyerek kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30635 E.  ,  2026/4814 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/434 E. 2015/183 K.
SUÇ : Görevi ihmal, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II- Görevi ihmal suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “ görevi ihmal ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan en son sanığın sorgusunun yapıldığı 25.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.