Eşe karşı işlenen kasten yaralama suçunda, tehdit eyleminin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde kabul edilerek ayrı suç oluşturmayacağı yönündeki bozma kararı.
Özet: Sanığın eşini önce tehdit edip ardından yaralaması eyleminde, tehdidin yaralama fiilinin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemin bir bütün halinde eşe karşı kasten yaralama suçunu oluşturduğu belirtilerek, sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle yerel mahkemenin hükümleri bozulmuştur.
6. Ceza Dairesi         2023/16949 E.  ,  2025/7134 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/775 E., 2023/72 K.
SUÇ LAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Sanık hakkında daha ağır cezayı gerektiren Polatlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/446 Esas, 2010/542 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması yerine, karar yerinde gösterilen ilamın tekerrüre esas alınmış olması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, olay günü önce eşini telefon ile arayarak, sonra eve geldiğinde "seni öldüreceğim dediği" ve mağduru vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı kabul edilen olayda, mağdura yönelik kasten yaralama eyleminin öncesinde tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın tehdit eyleminin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eylemin bir bütün halinde eşe karşı kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca tehdit suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.