2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarında temyiz süresi ve temyiz edilemezlik nedenleriyle reddedilen başvuruların ardından hükmü onayan karar.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurularının incelenmesi neticesinde, sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süre aşımı nedeniyle reddine, konut dokunulmazlığını ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, kararın temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle reddine ve hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz nedenlerinin yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukuka uygun bulunmasıyla, tüm temyiz istemlerinin reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16537 E.  ,  2025/24234 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1842 E., 2021/3363 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması
I- Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 01.11.2021 tarihli ve 2021/1842 Esas, 2021/3363 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin, 29.11.2021 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edilen kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 11.05.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 19.04.2022 tarihli ve 2021/1842 Esas, 2021/3363 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, 19.04.2022 tarihli ve 2021/1842 Esas, 2021/3363 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz nedenlerinin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
III- Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanığa usûlüne uygun olarak yapılmış bir tebligatın bulunmadığı, sanığın öğrenme üzerine 08.04.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, temyiz isteminin reddine ilişkin 19.04.2022 tarihli ek karar verildiği, ek kararın sanık müdafiine 16.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği ancak sanık müdafiinin ek kararı temyiz etmediği, sanığın ise öğrenme üzerine sunduğu 24.10.2022 tarihli ek kararın temyizine ilişkin isteminin 291/1. maddesi uyarınca süresinde olduğunun kabulü ile 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin "atılı suçu kendisinin işlemediğine, cezanın ağır olduğuna, beraat kararı verilmesi talebine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.