Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında, Diyarbakırdaki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle şahıs adına tescilinin Yargıtay tarafından onanması kararı.
Özet: Davacı Hazinenin Diyarbakırda bulunan bir taşınmazın davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kadastro tespitine itiraz ederek tescilin kendi adına yapılmasını talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin davayı reddederek taşınmazın davalı adına tescili yönündeki kararı, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle onanmış, Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine de Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak nihai olarak davalı lehine olan bu kararı onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/2614 E.  ,  2026/4297 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1634 E., 2024/1765 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/416 E., 2024/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 32... parsel sayılı 1.226,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespitin yapıldığını ileri sürülerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan tespit çalışmalarının somut gerçek durumu yansıtmadığını, haksız ve kötü niyetli bir şekilde dava açıldığını, dava konusu edilen taşınmazlara eklemeli zilyetlik yoluyla uzun yıllardır müvekkili tarafından tasarrufta bulunulduğunu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı şartların davalı lehine yerine geldiği, davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer taraf yönünden reddine, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kararın davalı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücreti yönünden de usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.