Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, sözleşme kapsamındaki çeklerin bedelsizliği talepli menfi tespit davasını zorunlu arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı tarafın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını iddia ettiği 3.000.000 TL değerindeki dört adet çek ile ilgili borçlu olmadığının tespiti, 230.000 TL ön ödemenin iadesi ve çeklerin ödenmesinin engellenmesi talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı ve arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini belirtmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/572 Esas
KARAR NO : 2026/499
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 15/07/2026
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 27.04.2026 tarihli sözleşme uyarınca davalı tarafın edimlerini yerine getirmediğinden bedelsiz kalan toplam 3.000.000,00 TL bedelli 4 adet çek yönünden davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, sözleşme kapsamında yapılan 230.000,00 TL ön ödemenin istirdatı ve vadesi yaklaşan çeklerin ödenmesinin ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, sözleşme kapsamında davalıya verilen çeklerin bedelsizliği iddiasına dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 7445 sayılı kanunun 31. maddesi ile değiştirilen 5/A maddesinde ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" düzenlenmesi 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 7155 sayılı kanunla eklenen 18/A maddesinde ise ''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın çek nedeniyle menfi tespit talebini içerdiği bu kapsamda 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu anlaşılmış, dava dilekçesi ekinde uyuşmazlık konusuna ilişkin arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dilekçe içeriğinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığının beyan edildiği görülmekle 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılmasa halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğine ilişkin hüküm kapsamında tensiben aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 56.160,33 TL harçtan mahsubu ile 55.428,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara bildirilmesine,
Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 17.07.2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...