**Mülhak vakıf evladı tespiti davasında, görevden alınan eski mütevellinin temyiz yetkisizliği ve bölge adliye mahkemesince ilk derece hükmünün onanması.**
Özet: Bir mülhak vakfın vakıf evladı olma statüsünün tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi tarafından sunulan belgeler ve veraset ilamları doğrultusunda davacıların çoğunun vakıf kurucusuyla soybağı bulunduğu tespit edilerek vakıf evladı olduklarına karar verilmiş, ancak bir davacının talebi reddedilmiştir; vakfın görevden alınan mütevellisinin temyiz yetkisi olmadığına karar verildikten sonra, davalı vekilinin istinaf başvurusu incelenmiş ve bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararında delil toplama, kanun uygulama ve gerekçe bakımından herhangi bir hata bulunmadığına ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğuna hükmederek kararı onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/4989 E.  ,  2026/4147 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2026 E., 2024/2414 K.
YASAL TEMSİLCİ/KAYYIM : ... İstanbul 2.Bölge Müdürlüğü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/156 E., 2024/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile mülhak Vakıf adına görevden alınan mütevelli ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
5737 sayılı ... Kanunu’nun (5737 sayılı Kanun) 76. maddesi gereği mülhak vakıflarda vakıf yönetiminin, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda vakıf yönetimi ile Genel Müdürlüğün birlikte hasım gösterilmesi gerekmektedir.
5737 sayılı Kanunun'un 1 ve 6. maddeleri gereği Vakıf yöneticisi olan mütevelli, mülhak vakıflarda, vakfı yönetmeye ve temsile yetkili olan kişidir. ... Meclisi kararı ile atanan mütevelli mülhak vakfın yasal temsilcisi olup vefat etmesi, istifa etmesi gibi hallerde şahsına bağlı yasal temsilcilik görevi son bulacak olup görevi devam ederken ... Kanunu 10. madde kapsamında görevden alınması için dava açılır ise, talep üzerine telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilecek hallerde dava sonuçlanıncaya kadar, Mahkemece ihtiyati tedbir olarak vakıf yönetiminin geçici olarak görevden uzaklaştırılması ve kayyımca yönetilmesine karar verilebilir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu vakfın, mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf yani “mülhak vakıf" olup vakfın mütevellisi (yöneticisi) ...'in vakfın zarara uğratıldığı iddiası ile görevden alınması için açılan davada; İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/55 Esas sayılı dosyası üzerinden 30.09.2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir olarak mütevellinin geçici olarak görevden alınmasına ve vakfa dava sonuçlanıncaya kadar kayyım atanmasına karar verildiği, Mahkemenin 27.02.2024 tarihli ve 2024/165 Karar sayılı nihai kararı ile mütevelli ...'in görevden alınmasına, kayyım ... kayyımlık görevinin kaldırılmasına ve dava sonuçlanıncaya kadar vakfa ... İstanbul 2. Bölge Müdürlüğü'nün atanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Vakıf adına kararı temyiz eden ...'in 30.09.2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir olarak geçici olarak görevden alınmasına karar verilmiş olması nedeni ile temyiz tarihi itibariyle vakfı temsil yetkisi ve Vakıf adına Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının mülhak ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istemiştir.
2. Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının mülhak ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istemiştir.
3. Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili asıl ve birleşen dosya için verdiği cevap dilekçesinde; haklı ve yerinde olmayan, yasal koşulları da taşımayan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.1960 tarihli ve 1960/271 Esas, 1960/443 Karar sayılı ve Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 11.08.2010 tarihli ve 2010/723 Esas, 2010/1005 Karar. sayılı veraset ilamları da dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede, davacıların dava konusu vakfın vakfedeni ile irtibatlarını dosya kapsamında yer alan belgelere göre ispat etmiş olduklarından dava konusu vakfın vakıf evladı olduklarının tespit edildiği, asıl davada davacılardan ..., dava dışı ...'ın eşi olup vakıf kurucusuyla herhangi bir irsiyeti bulunmadığından iş davacı haricindeki asıl ve birleşen davadaki davacıların davalı "... Vakfı"nın vakıf evladı olduklarının tespitine, ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı her iki davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek öncelikle işbu davada halen davalı taraf olarak görünen ... görevinden azledilmiş olup ... vakfa kayyım olarak atandığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hukuka aykırı olarak kabul kararı verildiğini, davacıların vakfedenle soy bağını ispat etmesi gerekmekte olup evladiyet tespiti ile ilgili olarak daha önce verilen mahkeme kararı işbu davada kesin hüküm, kesin delil teşkil etmediğini, davada Eski Vakıf Hukuku, Eski Türkçe ve Osmanlı Tarihi uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bir heyetten ya da en azından Hukuk Tarihi Anabilim dalında uzman bilirkişiden bilimsel rapor alınmasının şart olduğunu, açıklanan ve re'sen göz önünde tutulacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen dosyadaki uyuşmazlık, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. ... vekilinin temyizi yönünden;
... vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. Davalı ... vekilinin temyizi yönünden;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
5737 sayılı ... Kanunu'nun 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ...'nden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.