Çok sayıda ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat ve mahkumiyet kararlarının temyizinde, İçişleri Bakanlığının katılan sıfatı ve doğrudan zarar görme ilkesi tartışıldı.
Özet: Bu içtihat metni, çeşitli ihalelerde ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme ve özel belgede sahtecilik suçlarından yargılanan sanıklar hakkında verilen beraat ve mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesini ele almakta olup, yargılamada İçişleri Bakanlığının ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından, Hazinenin ise özel belgede sahtecilik suçundan suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu sebeple katılma hakkının bulunmadığı tespit edilerek, bu suçlara ilişkin temyiz istemlerinin usulden reddine karar verilmesini konu almaktadır.
5. Ceza Dairesi         2021/4011 E.  ,  2026/1239 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/175 Esas, 2016/56 Karar
SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet alma, rüşvet verme, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : a)İddianamede (1) olarak numaralandırılan 11.02.2011 tarih ve 2011/15652 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından beraat,
b)İddianamede (2) olarak numaralandırılan 15.03.2011 tarih ve 2011/34893 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından beraat,
c)İddianamede (3) olarak numaralandırılan 25.07.2011 tarih ve 2011/108260 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat,
d)İddianamede (4) olarak numaralandırılan 19.10.2011 tarih ve 2011/151717 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat,
e)İddianamede (3) ve (4) olarak numaralandırılan 25.07.2011tarihli ve 2011/108260 kayıt numaralı ihale ile 19.10.2011 tarihli ve 2011/151717 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ... ve ... hakkında zincirleme şekilde rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet,
f)İddianamede (5) olarak numaralandırılan 09.12.2011 tarih ve 2011/196914 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından, ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
g)İddianamede (6) olarak numaralandırılan 29.02.2012 tarih ve 2012/25541 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraat,
h)İddianamede (7) olarak numaralandırılan 05.06.2012 tarih ve 2012/63264 kayıt numaralı ihale yönünden sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraat.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin bakanlık adına Mardin Valiliği temsilcisi tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suçlar yönünden müdahil sıfatını kazandığı, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazine ve İçişleri Bakanlığının özel belgede sahtecilik suçundan ayrıca İçişleri Bakanlığının rüşvet verme suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre katılma haklarının olmadığı, mahkemece Hazine hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, Hazine vekilinin özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine, İçişleri Bakanlığı temsilcisinin ise özel belgede sahtecilik ve rüşvet verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz istemi bulunmadığı da gözetilerek, incelemenin katılan ... temsilcisinin ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ile rüşvet alma suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine, katılan ... vekilinin ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında iddianamede (3) ve (4) olarak numaralandırılan ihalelere ilişkin kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik lehe, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında iddianamede (2) ve (4) olarak numaralandırılan ihaleler yönünden ihaleye fesat karıştırma suçundan, ... ve ... hakkında iddianamede (3) olarak numaralandırılan ihale yönünden rüşvet alma ile rüşvet verme suçlarından, sanık ... hakkında iddianamede (3) ve (4) olarak numaralandırılan ihaleler yönünden ihaleye fesat karıştırma, ... hakkında iddianamede (5) olarak numaralandırılan ihale yönünden özel belgede sahtecilik suçundan, ... hakkında iddianamede (6) olarak numaralandırılan ihale yönünden ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlarından ve ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında iddianamede (6) olarak numaralandırılan ihale yönünden özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından bu hususlarda mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1) İddianamede (1) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat, iddianamede (2) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat, iddianamede (4) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat, iddianamede (5) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat ile iddianamede (6) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hüküm fıkralarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesine yer verilmeyerek aynı Kanun'un 232/6. madde hükmüne aykırı davranılmış ise de anılan noksanlık sonuca etkili görülmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılanlar İçişleri Bakanlığı temsilcisinin ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2) İddianamede (5) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat ile iddianamede (6) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Suça konu ihaleler nedeniyle kamu zararı oluşmadığı nazara alındığında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihlerinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri olan 09.12.20 11... .02.2012 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3) İddianamede (2) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet verme suçları ile sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan beraat, iddianamede (3) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat, iddianamede (4) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat, iddianamede (3) ve (4) olarak numaralandırılan ihaleler yönünden sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme şekilde rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet, iddianamede (5) ve (6) olarak numaralandırılan ihaleler yönünden sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat ile iddianamede (7) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
İddianamede (2) olarak numaralandırılan 1500 metre kollektör hattı yapım ihalesine ilişkin olarak, ihalenin konusunun 1500 metre hat döşenmesi işi olmasına rağmen 1050 metrelik inşaatın yapıldığı, yapılan kısımda da 40 adet olması gereken muayene bacalarının (rögar) 15 adet olduğu ve bu bacalar üzerinde dökme demir olması gereken kapaklardan 5 adedi haricinde beton kapak kullanılarak toplamda 40.832,27 TL kamu zararı oluştuğu iddia edilen somut olayda; ... Turizm İnşaat Tarım Gıda Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı firmanın ortağı olan sanıklar ... ve ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından beraat kararı verilmiş ise de; sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçuna konu olmayacağı, edimin ifasına fesat karıştırma suçu yönünden ise suça konu edimin hizmet niteliğinde olması nedeniyle sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 236/2-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak aynı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri göz önüne alındığında, hazırlık aşamasında temin edilen 04.04.2013 tarihli teknik bilirkişi heyet raporuna göre kollektör hatlarının çok eski olduğunun gözlenmesi ve hattın olduğu bölgede 2005 yılında da kanalizasyon şebeke döşeme işinin yapılmış olması yönündeki tespitler karşısında ihaleye konu işin yapılıp yapılmadığı konusundaki şüphenin giderilmesi amacıyla hattın 2005 yılında mı 2011 yılında mı yapıldığı hususunun netleştirilerek sonucuna göre geçici ve kesin kabul işlemlerini yapan ve bu tutanaklarda imzaları bulunan kamu görevlileri haklarında suç duyurusunda bulunulup dava açtırılması ve daha sonra bu dava dosyası ile birleştirilmesinin sağlanmasını müteakip, kamu görevlisi olmayan sanıkların suça ne şekilde katıldığının karar yerinde tartışılması gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
İddianamede (3) olarak numaralandırılan beton parke taşı, bordür taşı, oluk taşı ve kum alımı ihalesine ilişkin, ... Belediyesi personeli olan ve söz konusu ihalede ihale komisyon başkanı olarak görev yapan sanık ... ile yüklenici ... Beton Yapı Elemanları İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin lehine hareket eden sanık ...'nun, ihale öncesinde ihalenin adı geçen firma üzerinde bırakılması için anlaşma sağladıkları, sanık ...'ın bu anlaşma doğrultusunda yaklaşık maliyet cetvelini düzenlerken malzeme birim fiyatları yerine yapım işlerine ait birim fiyatları esas almak suretiyle yaklaşık maliyeti olması gerekenden 35.676,12 TL fazla hesaplayıp, yine ihaleyi alan firmanın teklif mektubundaki gerçek tutar 49.400,00 TL olmasına rağmen denetleme görevini kasten yerine getirmeyerek aritmetik hata sonucu yanlış yazılan 55.877 TL üzerinden sözleşme yapılmasını sağlayıp yükleniciye 7.642,86 TL fazla ödenmesine sebebiyet verdiği, bu işlemler karşılığında ...'nun ...'a haksız menfaat temin ettiği, iddianamede (4) olarak numaralandırılan kanalizasyon boru hattı yapımı, beton büz boru ve muayene bacası döşeme işi ihalesiyle ilgili ise ihale komisyon başkanı olarak görev yapan sanık ... ve ihaleyi onaylayan belediye başkanı sanık ... ile yüklenici ... Beton Yapı Elemanları İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin lehine hareket eden sanıklar ... ve ...'nun ihale öncesinde ihalenin adı geçen firma üzerinde bırakılması için anlaşma sağladıkları, bu doğrultuda ihale öncesi yapılan telefon görüşmelerinde ...'ın ...'ya ihaleye ilişkin yapım işi için gerekli hazırlıkları yapmasını söylediği, ...'ın ihale günü ihaleye girmek isteyen firma yetkililerini dışarıya çıkardığı, ihale yapıldıktan sonra ihalenin bahsi geçen firmada bırakılmış olması nedeniyle ... ve ...'ın menfaat temin ettikleri kabul edilen olaylarda; sanıklar ... ve ... hakkında (3) ve (4), ... ve ... hakkında (4) numaralı olaylara ilişkin olarak ihaleye fesat karıştırma ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun'un 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, özel faillik niteliğini taşımayan diğer kişilerin ise 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri ayrıca ihale nedeniyle kamu zararının meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi suretiyle aynı Kanun'un 235/3-b maddesinin uygulanma koşulları ve zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilmesinin de gerektiği, bu kapsamda 235. maddede tahdidi olarak sayılan fiillerden hangisi veya hangilerinin ne şekilde gerçekleştirildiğinin, asli faillerin kim ya da kimler olduğunun, hangi sanığın eylemlere ne şekilde iştirak ettiğinin, rüşvet suçu yönünden ise suçun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği gözetilerek, bütün deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ... ve ...'ın hangi iş ve eylemi nedeniyle, ne şekilde menfaat temin ettiği, rüşvet anlaşmasının nasıl gerçekleştiği hususlarının karar yerinde tartışılıp değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
İddianamede (5) ve (6) olarak numaralandırılan kum, çakıl, bordür taşı ve çimento alım ihalelerinde ihale üzerinde kalan ... Hazır Beton Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ortağı ve yetkilisi olan sanık ...'nın ihaleye konu malzemeleri ... Belediyesine hiç teslim etmemiş olmasına rağmen teslim edilmiş gibi belge düzenlenmek suretiyle üzerine atılı edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işlediği iddia edilen olayda; hazırlık aşamasında temin edilen 04.04.2013 tarihli teknik bilirkişi heyet raporunda; her iki ihale kapsamında alınan malzemelerle toplamda 30 kilometre uzunluğunda betondan yol yapılması mümkün olmasına rağmen yerinde yapılan incelemelerde beldenin yollarının kötü durumda olduğunun, bu ihalelerle alınan bordür taşlarının nerede kullanıldığının tespit edilemediğinin, zira yolların kenar sonlandırmalarının meskenlerle yapılmış olması nedeniyle bordürle bitmesinin fiilen mümkün olmamasının, alınan malzemelerle yapıldığı iddia edilen belde yollarının bu ihalelere konu malzemelerle yapılmış olması halinde bile çok miktarda artan malzeme olması gerekirken belediye yetkililerince buna ilişkin herhangi bir stok gösterilememesinin, her ne kadar firma tarafından düzenlenen fatura, belediyece oluşturulan satın alma talep formu ile malzemelerin firmaya yediemin olarak bırakıldığına dair tutanakların düzenlenmiş olmasından dolayı malzemelerin eksiksiz olarak belediyeye teslim edildiği kabul edilmişse de bu belgelerin düzenlenmesinin malzemelerin teslim edildiğine dair yeterli delil oluşturmayacağının belirlenmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; edimin ifasına fesat karıştırma suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu ihaleye konu malzemelerin sanığın yetkilisi olduğu firma tarafından şartname uyarınca eksiksiz olarak belediyeye teslim edildiği ve malzemelerin kullanımının belediye tüzel kişiliğinde bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu nazara alındığında, iddianamede (2) olarak numaralandırılan ihale yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme, iddianamede (3) olarak numaralandırılan ihale yönünden aynı sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve iddianamede (7) olarak numaralandırılıp herhangi bir suç tespit edilemediği açıkça belirtilen ihale yönünden sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı halde, yargılamaya devamla bahsi geçen suçlara ilişkin olarak beraat hükümleri tesis edilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında hüküm fıkralarında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesine yer verilmeyerek aynı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince cezalarının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunda korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı gözetildiğinde, sanıklar ... ve ...'ın iki ayrı ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin zincirleme biçimde tek suç oluşturacağı gözetilmeden her bir eylem yönünden ayrı ayrı hükümler kurularak fazla cezalar tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili, katılan ... temsilcisi, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.