Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, sigorta rücu alacağı talepli itirazın iptali davasında görevsizlik kararı vererek dosyayı asliye hukuk mahkemesine gönderdi.
Özet: Bir sigorta şirketi, kasko sigortalısının aracında meydana gelen zararı karşıladıktan sonra, bu zarara neden olan aracın sahibinden rücuen tahsilat yapmak üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış; ancak mahkeme, sigortalının tacir olmaması ve hasar gören aracın hususi nitelikte olması sebebiyle uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına ve davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmederek, görevsizlik kararı verip davayı usulden reddetmiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/615 Esas - 2026/503

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2026/615 Esas
KARAR NO : 2026/503
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/07/2026
KARAR TARİHİ : 03/08/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.10.2025 tarihinde ... plakalı çekici ... plakalı römork maliki ... Şirketi olan, aracın sürücüsü kusurlu eylemi dolayısıyla müvekkil şirket nezdinde ... plakalı ...'ye ait ...'nün sevk ve idaresinde bulunan kasko sigortalı araç zarara uğradığını, kazadan sonra davalıya ait kamyonun sürücüsü olay yerini terk ettiğini ve bu nedenle kimliğinin tespit edilemediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısının uğramış olduğu zararın tanzim edildiğini, kusurlu araç sahibinin davalıdan rücuen tahsili için .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu/davalının itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, taraflar arasında arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ve davalının .... E. Sayılı takibe itirazlarının iptaline, takibin 261.681,90 TL asıl alacak ve 25.178,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 286.859,94-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz birlikte davalının alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına ve yargıla giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, TTK 1472. Maddeden kaynaklı rücuen alacak talebine ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline yöneliktir.
6100 sayılı HMK'nın 2. Maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin genel yetkili mahkeme olduğu belirtilmiş olup, 6102 sayılı TTK'nin 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.
Sigortacının TTK 1472. Maddesi gereğince halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, .... sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Her ne kadar davalı tacir ise de davalı davacının sigortalısı Derya Gömücü'nün tacir sıfatı yoktur. Davacının sigortalısı davacıya karşı hangi mahkemede dava açabilecek ise davacı da o mahkemede açabilir.
Mahkememizce yapılan incelemede; davacının sigortalısı dava dışı şirketin yerine geçerek, davalı şirkete karşı eldeki rücuen alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasını açtığı, davacının halefiyet ilkesi gereğince açtığı rücuen tazminat isteğine dayalı davada sigortalı kişi tacir olmadığından ve sigortalı aracın hususi araç olduğundan davacının sigortalının halefi olarak eldeki davayı Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerektiğinden görevsizlik nedeniyle mahkememizce davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 03/08/2026
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı