İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi: Bankanın ticari kredi ve kredi kartı alacağı için icra takibine yapılan itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bir banka, davalı borçluya kullandırdığı ticari kredi kartı ve krediden kaynaklanan ödenmemiş alacağın tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, borcun zamanaşımına uğradığı, mahkemenin görevsiz olduğu, ihtarın tebliğ edilmediği, faiz oranları ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiği, ayrıca kredi sözleşmesinde eş rızası eksikliği gibi çeşitli savunmalar ileri sürmüş olup, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı bankanın belirli bir ticari kredi kartı alacağı miktarını talep edebileceği tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/105
KARAR NO : 2026/663
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/02/2026
KARAR TARİHİ : 18/09/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari kredi kartı ve kredi sözleşmesi akdedildiğini ve borçluya kredi kartı ve kredi kullandırıldığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalının hesabının kat edilerek kredi ve kredi kartı alacağının muaccel hale geldiğini, borçlunun adresine ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemekle birlikte talep olunan hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, tüketici sıfatında olması nedeniyle davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının göndermiş olduğu ihtarnamenin kendisine tebliğ olmadığını ve bu sebeple temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faiz türüne, miktarına, başlangıç tarihine ve oranlarına itiraz ettiğini, krediye dayanak gösterilen belgelerin incelenmesinde eş rızası ve açık muvafakatinin olmadığını, aleyhine açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, genel kredi sözleşmesi, ticari bankacılık işlemleri sözleşmesi, ihtarname, hesap ekstresi, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı...
Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı banka tarafından davalıya kullandırılan ticari kredi ve kredi kartından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacı- alacaklı banka tarafından davalıya karşı toplam 712.249,49-TL alacak üzerinden 23/12/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun da 09/01/2026 tarihinde borca ve tüm yetkiye itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmelere ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'den alınan 18/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı banka ile davalı ...arasında 26/03/2023 tarihinde dijital onaylı Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalandığı, davalı banka tarafından davalıya ticari kredi kartı kullandırıldığı, borçların ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalı borçluya ihtarname keşide edildiği ve ticari kredi kartı için 04/12/2025 tarihi itibariyle 693.872,99 TL borcun 7 gün içinde ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davacıya 09/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 7 günlü sürenin sonunda 17/12/2025 tarihinde temerrüt oluştuğu, davacı banka tarafından davalı Mehmet Kaynar hakkında 23/12/2023 tarihinde 712.249,49 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davlının 09/01/2026 tarihinde borca itiraz ettiği, davacı vekilinin 09/02/2026 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, davacı bankanın 23/12/2025 takip tarihi itibariyle davalı borçludan talep edebileceği alacak tutarının 706.214,11 TL olarak hesaplandığı, banka tarafından talep edilen 115,00 TL masrafa ilişkin belgenin dosya arasında bulunmadığından alacak tutarına dahil edilmediğini, ... no.lu ticari kredi kartı bakımından 581.499,13 TL asıl alacak, 123.843,85 TL işlemiş faiz ve 921,13 TL BSMV olmak üzere toplam 706.214,11 TL talep edilebilecek tutarın belirlendiği, 581.214,13 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %57,60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 BSMV istenebileceği" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; taraflar arasında akdedilen Ticari Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemlerini ilişkindir.
Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarında imzalanan Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi sebebiyle cari hesap, ticari kart kullanımından kaynaklı kat edilen ve muaccel hale geldiği ileri sürülen alacaklar yönünde olduğu görülmüştür.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafından 09/02/2026 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Davalı tarafından görev itirazında bulunulduğu görülmekle, dava konusu uyuşmazlığın davalı ile davacı banka arasında düzenlenen Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi'nden kaynaklandığı ve davalıya ticari kredi kartının verildiği görüldüğünden somut uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli Mahkeme olması nedeniyle görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından yetki itirazında bulunulduğu görülmekle; taraflar arasında düzenlenen GKS md.21 ile taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağının kararlaştırılmış olması dikkate alınarak davalı tarafın icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkisine karşı yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından her ne kadar arabuluculuk aşamasının usulüne uygun yerine getirilmediği iddiasında bulunulmuş ise de dosyamız arasında bulunan arabuluculuk tutanağı ve dosyaları uyarınca yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilmiştir.
Davalının zamanaşımı itirazı bakımından yapılan incelemede ise; söz konusu alacağın bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı ve 03/12/2025 tarihinde kat edildiği anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazı yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi hükmüne nazaran taraflar arasındaki sözleşme hükmüne nazaran davacı banka ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde raporun dosyamız arasına sunulduğu anlaşılmış ve söz konusu raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı banka ile davalı- asıl borçlu Mehmet Kaynar arasında 26/03/2023 tarihinde dijital olarak Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi'nin akdedildiği ve davalıya talebi üzerine muhtelif mal ve hizmet alımlarında kullanmak üzere ... no.lu ticari kredi kartının verildiği, söz konusu kartın davalı tarafından aktif olarak kullanıldığı, kart borcunun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 03/12/2025 tarihinde hesabın kat edilerek davalıya ihtarname gönderildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 09/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 7 günlük süre sonunda davalının (hafta sonları da dikkate alınarak) 17/12/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Davacının icra takip dosyası ile ticari kredi kartı bakımından alacak talebinde bulunduğu ve söz konusu alacak kalemleri bakımından taraflar arasında açıkça faiz oranı kararlaştırılmadığından TCMB tarafından ilan edilen değişen oranlarda temerrüt faizi üzerinden gerekli hesaplamanın yapılması gerektiği kanatine varılmıştır.
Somut olayda alacaklı konumunda bulunan davacının Mahkememize sunmuş olduğumuz belgeler ile alacağın varlığını ispatladığı ve borçlu konumunda bulunan davalının ise söz konusu alacağı ödeyip ödemediği hususunda ispat külfeti altında bulunduğu fakat gerek icra takibinden sonra gerekse Mahkememizdeki yargılama aşamasında borcu ödediğine dair herhangi bir belge ve beyanın sunulmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları uyarınca alanında uzman bilirkişi tarafından rapor alınmış olup bilirkişiden alınan raporun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Davacının alacak miktarının tespiti bakımından alanında uzman bankacı bilirkişi tarafından yukarıda yazılı bulunan kriterler ve temerrüt tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamada taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davalıdan 581.449,13 TL asıl alacak ve 102.947,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 684.396,51 TL alacak talebinde bulunabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından eş rızasının bulunmadığına dair itirazda bulunulmuş ise de söz konusu sözleşmede davacının asıl borçlu olması nedeniyle eş rızası aranmayacağından davalının itirazına itibar edilmemiştir. Yine her ne kadar davalı tarafından rızası dışında limit artışlarının yapıldığı beyan edilmiş ise de bu artışlar kapsamında kartın kullanımına devam edildiği anlaşıldığından davalının savunmasının borçtan kurtulmaya yönelik inkar yollu olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmuş ise de; alınan raporun bilim ve fenne uygun olduğu, itirazda bulunulan hususların raporunda değerlendirildiği ve tartışıldığı, bu kapsamda itirazların yargılamaya yenilik katmayacağı ve temerrüt tarihleri ile faize ilişkin hususların bilirkişinin tespiti doğrultusunda yerinde olduğu anlaşıldığından adil yargılanma ilkesi ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca itirazın reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK,...E....K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır :
"...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..."
Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir.
İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE,
Takibin 581.449,13 TL asıl alacak ve 102.947,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 684.396,51 TL üzerinden DEVAMINA,
Takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarı olan 581.449,13 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yıllık %57,60 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5'i oranında BSMV UYGULANMASINA,
Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 136.879,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 46.751,12-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.126,54-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 38.624,58-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin yatırılan 8.126,54-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 732,00 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 10.215,00 TL olmak üzere toplam 10.947,0‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 108.659,48 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2026
KATİP
¸
HAKİM
¸