Yargıtay kararı: İşverenin hırsızlık şüphesiyle iş akdi feshinde, eylemin kesin ve inandırıcı biçimde ispatlanamaması durumunda kıdem ve ihbar tazminatı ödenmelidir.
Özet: Yargıtay, işçinin iş akdinin hırsızlık şüphesiyle feshedilmesi durumunda, şüphenin kesin ve inandırıcı şekilde kanıtlanmadığı takdirde bu feshin haklı fesih olarak kabul edilemeyeceğine, işverenin hırsızlık iddialarını ispat edememesi halinde dahi iş sözleşmesi geçerli sebeple sona erdirilmiş olsa bile kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir; bu nedenle, yalnızca şüpheye dayalı fesih haksız kabul edilerek, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddeden yerel mahkeme kararı hatalı bulunmuş ve bozulmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2010/27218 E.  ,  2012/37718 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 16.05.2004-12.04.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshinden sonra Bölge Çalışma Müdürlüğüne müracaat ettiğini iddia ederek, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve izin ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili şirketin döküm fabrikasında 14.04.2008 tarihinde bir hırsızlık olayı meydana geldiğini ve olayın faili ...’ün yargılanarak 5 ay hapis cezasına mahkum edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin anılan kişi ile yaptıkları görüşmede davacının da ... ile birlikte çeşitli defalar fabrikadan bakır tozu çalarak dışarıda sattığının öğrenildiğini, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, tüm dosya muhteviyatı ile dinlenen tanık anlatımları ve özellikle davacı aleyhine davalı şirketçe yapılan suç duyurusunda yürütülen soruşturmada Cumhuriyet Savcılığınca delil yetersizliği nedeniyle kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı işveren açısından hırsızlık şüphesinin haklı ve geçerli nedene dayandığı, bu şüphe sonucu taraflar arasında bulunan hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin mümkün olmadığı, işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli bir nedene dayandığı gerekçesiyle, yıllık izin ve fazla mesai ücreti dışındaki istemler reddedilmiştir.
    D) Temyiz:
    Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    E) Gerekçe:
    Davacı iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini iddia etmiş, davalı ise, haklı fesih savunmasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından hırsızlık şüphesi nedeniyle haklı ve geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiği gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
    Somut olayda, mahkeme kararında da belirtildiği üzere, davacının hırsızlık yaptığı kesin olmayıp şüphelidir. İspat yükü üzerinde olan davalı işveren davacının hırsızlık yaptığını kesin ve inandırıcı bir şekilde kanıtlayamamıştır. Şüphe feshi halinde ortada haklı fesih olmayıp, geçerli feshin varlığı düşünülebilir. Geçerli fesih halinde de kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi zorunluluğu tartışmasızdır.
    Sonuç olarak davacının hırsızlık yaptığı kesin ve inandırıcı şekilde kanıtlanamadığından, hırsızlık şüphesiyle işverence yapılan fesih haksız olup, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalıdır.
    F) Sonuç:
    Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.