Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin usulsüz bankacılık işlemleriyle elde ettiği tazminatın ödenmesine dair yerel mahkeme kararını, HMK 297/eye aykırı şekilde faiz başlangıç tarihlerinin bilirkişi raporuna atıfla belirlenmesi nedeniyle yeniden bozdu.
Özet: Yargıtay, bir bankanın eski çalışanına karşı açtığı zimmete geçirme kaynaklı maddi tazminat davasında, yerel mahkemenin davayı kabul eden kararını, hüküm fıkrasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi gereğince açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde düzenlenmesi gerekirken, alacak miktarı ve faiz başlangıç tarihlerini doğrudan belirtmek yerine bilirkişi raporuna atıfla belirlemesi nedeniyle infazda karışıklığa yol açacağı gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, maddi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı T.C. ... bankası A.Ş Genel Müdürlüğü vekili, davalının müvekkili bankanın ... Şubesinde çalıştığı dönemde bazı mudilere ait yatırım, mevduat ve maaş hesaplarından usulsüz işlemler gerçekleştirerek 9.380.81 Türk Lirasını mal edindiğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı, davacının ileri sürdüğü eylemleri gerçekleştirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz:Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,D) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).Somut olayda Mahkeme kararı, Dairemiz 2012/9856 E. 2012/9366 K sayılı ilamıyla, haksız fiil tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkeme Dairemiz bozma ilamına uymuştur. Mahkemece “2-)9.380,81-TL'nin 19.02.2009 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında ve son sahifesinde gösterilen miktarlar ve tarihlerden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.Eda davası sonunda infaza ve ilamlı icraya bilirkişi raporu değil mahkeme ilamı konulacaktır. Bilirkişi raporu işçilik alacakları yönünden kararın eki sayılamaz. Bu nedenle infazda karışıklığa sebebiyet verilmemesi açısından her bir alacağın faizinin doğduğu tarih tek tek belirtilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.Bozma ilamına uyulmasına rağmen HMK 297-e maddesine aykırı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın yeniden bozulması gerektirmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.