Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tanınmış marka ihlali iddiasıyla YIDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin talepli dava.
Özet: Davacı taraf, uzun yıllardır kişisel bakım ve ev ürünleri sektöründe faaliyet gösteren ve uluslararası alanda tanınmış "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalı tarafından tescil ettirilmek istenen "...." markasının bu tanınmış markaları ile ayniyet veya ileri derecede benzerlik taşıdığını, tüketicilerde karıştırılma ihtimali yarattığını ve kötü niyetle tescil başvurusu yapıldığını iddia ederek ilgili kararın iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep ederken; davalı ise kendi markasının davacı markalarından kavramsal ve görsel olarak farklı olduğunu, kısa ibarelerde küçük farklılıkların dahi genel intibanın değişmesine neden olduğunu, emtialar veya işaretler arasında benzerlik olmadıkça tanınmışlığın karıştırılma ihtimali yaratmadığını ve kötü niyetin ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/163 Esas - 2025/525

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/163
Karar No : 2025/525
....
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin
Dava Tarihi : 17/04/2025
Karar Tarihi : 25/12/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 25/12/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili .... 1969 yılından bu yana tüketicilerin başta kişisel bakım, bebek bakım, ev bakım ve ev dış tüketim ürünleri olmak üzere muhtelif ihtiyaçlarını karşılayan, büyük yatırımlar yaparak tanınmış hale getirdiği markaları ile sektörünün lider firması olduğunu, ticaret unvanını 2025 yılının başında ..... olarak değiştirdiğini, tüketim ürünleri alanında, 70 yılı aşkın süredir muhtelif ürün ve kategorilerde tüketicilerin ihtiyaçlarını karşıladığını ve özellikle de Türkiye pazarındaki kişisel bakım, temizlik ürünleri ve tıbbi malzemeler kategorisinin öncülerinden ve pazar liderleri olduğunu, müvekkiline ait "..." esas unsurlu seri markaları ile 60’dan fazla ülkeye ihracat yaptığını, birçok ülkede en çok tercih edilen, ilk akla gelen markalar arasında yer aldığını, çok sayıda ... ibareli seri markalarının bulunduğunu ve tanınmışlık düzeyine ulaştığını, davalı başvuru sahiplerinin, müvekkili markalarının halihazırda tescilli olduğu 09, 35 ve 42. sınıflarda, "..." ibareli seri ve tanınmış markalarının aynısını/ ayniyet derecesinde benzerini içerecek şekilde ...." markaları ile tüm tescil sınıfları bakımından ayniyet bulunduğunu, "..." kök markasını havi seri markalarının tanınmış marka statüsünde olduğu göz önünde bulundurulduğunda da emtia benzerliği koşulunun sağlanmış olduğunu, davalı markasını oluşturan "...." İbaresinin, müvekkiline ait "...." ibareli markalar ve ...." kök markasını esas unsur olarak içeren diğer birçok marka ile markanın esas unsuru yönünden birebir ayniyet taşıdığını ve karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkiline ait ilk “...” markasının 1995 yılında yapıldığını, davalılar başvurusunun müvekkilinin serisi olarak algılanacağını, davaya konu markanın yalnızca mor bir zemin üzerinde beyaz yazı karakterleri ile "...." ibaresinden oluştuğunu, şekil unsuru bulundurmadığını,bu bakımdan müvekkili markalarından ayrışmadığını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, Pazar araştırma raporu, almış olduğu ödüller ve çıkan haberler, sponsorluklar vb. Deliller ile tanınmışlık kriterinin karşılandığını, müvekkil şirket tarafından "... baby" ıslak mendil ürünü için 20-40 yaş arasında ve 0-36 aylık bebeği olan anneler ile yapmış olduğu görüşme neticesinde araştırmaya katılanların %96'sı ürünü bildiğini, bu nedenle dava konusu başvurunun SMK 6/5 kapsamında da reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin davalı adına tescil başvurusu yapılan... numaralı marka başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yalnızca m. 6/1 hükmüne istinaden itiraz etmediğini, aynı zamanda m. 5/1-a, b, c, ç, d ve e bentlerine de dayandığını, .... sayılı kararının 09. Sınıf ve özellikle 35. Sınıf içeriğindeki müvekkili şirket markalarının tescilli olduğu sınıf ve alt sınıflar yönünden kısmen iptaline,...." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse 09. Sınıf ve özellikle 35. Sınıf içeriğindeki müvekkili şirket markalarının tescilli olduğu sınıf ve alt sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, davalı şirketin “....” ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu marka; kavramsal, görsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı markalar olduğunu, kısa ibarelerin ufak bir değişiklikle farklılaştırılabildiğini, kelimenin ortalama tüketici tarafından bütüncül olarak algılanma ihtimalinin arttığını, bu sebeple kısa kelimelerde, küçük farklar dahi genel izlenimin farklı algılanmasına neden olduğunu, taraf markaları arasındaki farklılıkların belirgin olduğunu, eğer işaretler arasında veya mallar arasında benzerlik yoksa, önceki markanın tanınmışlığı ne olursa olsun karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, davacının davalının kötü niyetini ispatlayamadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevaplarında özetle; müvekkili ... ve diger davalıların .... Bilişim Sistemleri Bölümünden dönem arkadaşları olduğunu, henüz ögrenci iken 2023 yılında yalnızca Marmara Üniversitesi öğrencilerinin kullanabilecegi ve ..... isimli bir uygulama tasarladıklarını, uygulamanın amacının, uygulamayı kullanan öğrencilere anlaşmalı restoran ve kafelerde çesitli indirimler saglamak olduğunu, bu noktada müvekkili hedef kitlesinin sadece Marmara Üniversitesi öğrencileri olduğunu, taraf markalarının benzer ihtiyaçları gidermediğinin açık olduğunu, markaların birbiri ile rekabet etme olasılığının bulunmadığını ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ayrıca ilgili uygulamanın deneme süresinden sonra kullanıma kapatıldığını, taraf markalarının görsel açıdan birbirinden oldukça farklı olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıslara usulüne göre tebligat yapılmasına karşın, yargılamaya bir katılımları olmadığından cevaplarına rastlanmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ...." ibareli marka için davalı tarafından 21/09/2023 tarihinde 09, 35 ve 42.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, söz konusu ilana karşı davacı tarafından ... esas unsurlu birtakım markalar mesnet gösterilerek, SMK 6/1 ve tüm 5. Madde/alt madde gerekçeleriyle itiraz edildiği,.... tarafından itirazın reddedildiği, davacının .... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu başvuru için tescil yazısının 26.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve hak düşürücü süre içerisinde tescil tamamlama işleminin yapılmadığı, dava konusu markanın tescil tamamlamasının yapılmadığı, bu bağlamda hükümsüzlük bakımından bir değerlendirme yapılamayacağı; bu nedenle davacının dava dilekçesinde ....’dan farklı olarak dayandığı tanınmışlık ve kötü niyet savları ve sunulan deliller değerlendirme dışı bırakılacağı; zira davacı vekili itiraz aşamasında yalnızca 6/1 maddesine ve 5. Maddede yer alan resen red nedenlerine dayandığı; ek olarak dilekçe içerisinde 5. Madde kapsamında geçerli bir savının olmadığı, sadece madde metinlerinin yazıldığı, dilekçe ekinde davalı kurum nezdinde başka markalara itirazlarının kabul yazılarının paylaşıldığı anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde “09. Sınıf ve özellikle 35. Sınıf içeriğindeki müvekkili şirket markalarının tescilli olduğu sınıf ve alt sınıflar yönünden kısmen iptalini” talep ettiği anlaşılmış, sadece bu sınıflar değerlendirmede dikkate alınmıştır.
Bununla beraber davacı markalarına bakıldığında,....mal ve hizmetler dava konusu markada aynen yer almaktadır. Doktrinde ve uygulamada kabul gördüğü üzere malın ve o malın satışı hizmeti arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Marka İnceleme Kılavuzunda belirtildiği üzere, mallar ve söz konusu malların bir araya getirilmesi hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilir. Nitekim.... kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır.
Neticede, dava konusu marka kapsamındaki emtialar davacı markalarıyla ayniyet/benzerlik teşkil ettiği ve SMK 6/1 de aranılan mal/hizmet benzerliği koşulu sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu markada kenarları yuvarlatılmış mor bir kare içerisinde büyük harflerle UNIPS ibaresinin yer aldığı, davacı markalarından ..., ... Kids ibarelerinde ise her bir harfi farklı renkle stilize edildiği ve İ harfinin noktasının yaprak şekli ile betimlendiği anlaşılmıştır. Davacı markası 3 harf iken, davalı markası 5 harften oluşmaktadır. İlk 3 harfin aynı olduğu ve harfsel benzerlik bulunduğu ortadadır. Bu bağlamda yukarıda da vurgulandığı üzere, kelime başlarındaki benzerliğin daha ön planda olduğu kanaatiyle belli bir seviyede görsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaları yazıldığı gibi okunacaktır. Dava konusu marka .... şeklinde, davacı markası da .... şeklinde telaffuz edilecektir. Yine ilk 3 harfin aynı olmasından kaynaklı belli seviye de bir benzerlik içerdiği değerlendirilmiştir.
Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında yer alan ortak unsur ....nin belli bir anlamı bulunmamaktadır. Ancak İngilizce’de Universal kelimesinin ve aynı zamanda United/Union ibarelerin kısaltması olarak kullanıldığı, yine günlük kullanım dilinde üniversitenin kısaltması olarak kullanıldığı ve toplumun aşina olduğu değerlendirilmiştir. Ancak dava konusu markanın ...şeklinde birleşik bir kelime olarak algılanacağı, zira .... ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bu noktada algısal bakımdan yaratım bir ibare olarak algılanacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle markalar arasında anlamsal bir değerlendirmenin yapılamayacağı anlaşılmıştır.
Bu noktada ... ibaresinin ayırt edici gücünden de bahsetmek gereklidir. Zira ayırt edici gücü yüksek olan markalarda karıştırılma ihtimali daha kolay bir şekilde ortaya çıkacakken, zayıf markalar bakımından tam tersi olacaktır. Zayıf markalar, ayırt edici gücü düşük olan, tescili istendiği mal/hizmetle alakalı olan veyahut günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcüklerden seçilmiş markalar olarak tanımlanabilir. Yaratım bir ibarenin akılda kalma gücü ile sıradan, sıklıkla kullanılan bir ibarenin akılda kalma gücü aynı değildir. Bu noktada zayıf markanın koruma alanı daha dardır.
..... sayılı “...”/ “...” kararlarında da kabul edildiği üzere, davacının itirazına dayanak markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi tek başına zayıf ayırt edici nitelikte olup bu unsura yapılacak küçük ekleme ve/veya değişikliklerin dahi karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırabileceği kabul edilmelidir. Bununla birlikte, “...” ibaresi dışında bir unsurun söz konusu olduğu markaların bütün halinde tüketiciler nezdinde bırakacakları etki üzerinde de durulmalıdır.” şeklinde kararının olduğu anlaşılmıştır. Davalı kurum nezdinde bilirkişi heyetince yapılan araştırmada ... ibaresi ile başlayan 4325 marka kaydının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının .... unsur içeren seri markalarının olduğu, (unisepet, uniwipes, uniped, unikids, unijust, unigold markalarında unikelime şeklinde birkaç markasının da olduğu anlaşılmış olmakla birlikte bu markaların da ...+kelime olarak algılanacağı, zira ikinci eklenen kelimelerin de anlamı bulunduğu ve tüketicinin bu anlamlara aşina olduğu, bu nedenle birleşik yeni bir kelime şeklinde algılanmayacağı değerlendirilmiştir.) her ne kadar markaların .... ibaresi ile başlamasından kaynaklı belli bir ölçüde görsel ve işitsel benzerlik içerdiği değerlendirilmiş ise de, dava konusu markanın ...şeklinde tek bir kelime olarak algılanacağı, markanın bölünmezliği ilkesi gereğince dava konusu markanın parçalara bölünerek değerlendirilemeyeceği, kısa markalara yapılan değişikliklerin tüketici nazarında daha kolaylıkla fark edilebileceği, dava konusu markanın genel izlenim olarak davacı markalarından farklılaştığı, dava konusu markayla karşılaşan tüketicinin ilk etapta dahi farklı bir markayla karşı karşıya olduğunu direk olarak algılayabileceği, neticede, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
TANINMIŞLIK, KÖTÜ NİYET ve SMK 5. MADDE YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtildiği üzere, dava konusu markanın tescil tamamlaması yapılmamıştır. Hal böyle olunca sadece .... kararının iptali talebi yönünden değerlendirme yapılmış olup, davalı kurum nezdinde öne sürülen savlar yönünden değerlendirme yapılacaktır. Davalı kurum nezdinde davacı marka vekili yalnızca SMK 6/1 ve 5/1 (a-e) maddelerine dayanmıştır. Yukarıda 6/1 maddesi gereğince değerlendirme olup, karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu noktada yalnızca dava aşamasında öne sürülen tanınmışlık ve kötü niyet değerlendirmesi yapılmamıştır.
Davacının dava dilekçesinde, ...kararında SMK 5. Maddeye ilişkin bir inceleme yapılmadığı yönünde beyanın olduğu anlaşılmıştır. Davalı kurum nezdindeki dilekçesine bakıldığında, ilgili maddelerin sadece tıklanmak suretiyle seçildiği, bu maddelerin içeriğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
SMK 5. Madde kapsamında değerlendirme;
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veyamalların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaretgrubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
e) Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğin münhasıran içeren işaretler.
İlgili maddenin somut olay bakımından uygulanma imkanı bulmadığı, ...ibaresinin marka vasfına ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu, hiçbir şekilde cins, vasıf, kalite vb. belirtmediği, davacı markalarıyla aynı /ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek işaretlerden olmadığı, malın doğasından kaynaklanan bir özelliği tek başına içermediği hususları açık olup, detaylı bir değerlendirme yapılmamıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Davacının kısmen iptalini talep ettiği mal ve hizmetlerin, davalı markasında aynen yer aldığı ve taraf emtiaları bakımından ayniyet/benzerlik gösterdiği, taraf markalarının benzemediği ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu markanın tescil tamamlamasının yapılmaması nedeniyle hükümsüzlük talebi bakımından bir değerlendirme yapılamayacağı, bu nedenle dava aşamasında öne sürülen tanınmışlık ve kötü niyet savlarının değerlendirilemeyeceği, SMK 5/1 maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı, ....kararlarının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum ve davalı .... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kurum ve davalı ...'a verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı, davalı kurum ve davalı .... vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalı şahısların yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2025
Kâtip Hâkim....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır