Bankanın ticari kredilerden doğan alacakları için müteselsil kefile karşı açtığı itirazın iptali davasında konkordato ve eş rızası savunmaları.
Özet: Bu dava, bankanın konkordato sürecindeki asıl borçlu şirkete kullandırdığı ticari krediler ve teminat mektuplarından kaynaklanan alacağının müteselsil kefil konumundaki davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı banka, davalının müteselsil kefalet beyanı ile kredi borcundan sorumlu olduğunu iddia ederken, davalı vekili, konkordato süreci nedeniyle takibin durdurulması gerektiğini, eş rızasının alınmadığını ve faiz oranları ile temerrüt tarihlerinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmekte, mahkeme ise tüm iddia ve savunmaları, tarafların delillerini ve bilirkişi raporunu değerlendirmektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/303 Esas - 2026/321
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/303 KARAR NO : 2026/321BAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ....DAVACI :....VEKİLİ : Av. .....DAVALI : .....VEKİLLERİ : Av. .... Av. ...DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : 16/04/2025KARAR TARİHİ : 16/04/2026G. K.YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA :Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Banka ile davadışı asıl borçlu ....4 numaralı Gayri Nakti Kredi, ... numaralı Teminat Mektubu, ... numaralı Teminat Mektubu, ... numaralı Teminat Mektubu kullandırıldığını, davalının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığını, kredi borcundan sorumlu olduğunu, davalının müteselsil kefalet beyan tarihlerinde asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, dava dışı asıl borçlu Şirketin kullandığı krediler sebebiyle, davadışı asıl borçluya ve davalı müteselsil kefile ... 24. Noteri'nin 20.01.2025 tarihli .... yevmiye nolu kredi kat ihtarnamesi gönderilmişse de, borcun ödenmediğini, asıl borçlu iflas etmiş olduğundan kat ihtarnamesinin İflas Müdürlüğü'ne gönderilmesine rağmen borç ödenmediğini,davalı müteselsil kefil ... ve davadışı diğer müteselsil kefil hakkında, söz konusu kredilerden kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/38172 Esas sayılı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca, faize ve her türlü fer'ilere haksız şekilde itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatının davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı tarafın iddialarını reddettiklerini, asıl borçlu .... Anonim Şirketinin, ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/809 Esas numaralı dosyasında 17.07.2024 tarihinden itibaren konkordato geçici mühlet, 17.12.2024 tarihinden itibaren ise kesin mühlet sürecine girdiğini, Mahkeme tarafından 17.01.2025 tarihinde her ne kadar asıl borçlu şirket hakkında iflas kararı verilmiş olsa da bu karar, istinaf incelemesi neticesinde bozulmuş ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2025/544 Esas 2025/470 Karar ve 14.05.2025 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak 14.05.2025 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, İcra İflas Kanunu 287. ve devamı maddeleri gereği konkordato mühleti içerisinde müvekkili aleyhine takip başlatılmasının mümkün olmayacağını, daha önceden başlamış takiplerin de bulunduğu aşamada durdurulması gerektiğini, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış takiplerde ise muhafaza tedbirlerinin alınmasının ve satış işlemlerinin yapılmasının önlenmesi gerektiğini, davacı tarafından kullandırıldığı iddia edilen krediler ve teminat mektuplarına müvekkilinin müteselsil kefil olarak yer aldığını, Türk Borçlar Kanunu 584. maddesi kapsamında eş rızasının alınmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamenin içeriği ve ihtarnamede verilen süre dikkate alındığında kötü niyetli davranıldığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağa uygulanan faizi oranı ve temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, davacı tarafça belirtilen faiz oranlarına da açıkça itiraz ettiklerini, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, icra inkar tazminatının kabulü halinde faizler dahil edilmeden, asıl alacak üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini, haksız icra takibi başlatan davacının asgari %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçluların yaptığı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin, banka kayıtlarını inceleyerek düzenlediği 12/02/2026 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Somut olayda, iddia, savunma, tüm deliller ve dosya kapsamına uygun, denetlenebilir mahiyette olan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı ....Anonim Şirketi arasında 13.08.2018 tarihinde 20.000.000,00 TL tutarında Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme limitinin 09.04.2021 tarihinde 275.000,00 USD, 22.01.2024 tarihinde 1.925.000,00 USD, 16.05.2024 tarihinde 40.000.000,00 TL tutarlarında artırıldığı, davalı ...’in sözleşmenin asıl ve artırılan limitlere müteselsil kefaletinin mevcut olduğunu, kefalet limitleri toplamının 60.000.000,00 TL ve 2.200.000,00 USD olarak belirlendiği, kefalet sözleşmesinin, kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususları davalı kefile atfen el yazısı ile yazılmak suretiyle akdedildiği, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile hesabın davacı bankaca kat edildiği, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibinin yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre davalı kefilin kefaletinin usulüne uygun ve Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde yazılı yasal şartları taşıdığı, bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin ve akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, açılan dava kabul edilerek, davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/38172 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının iptali ile takibin aynı şartlarda devamı, takibe konu alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebi ile likid olduğu kabul edilerek, hükmolunan 5.000.000 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.000.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın KABULÜNE; Davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/38172 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının iptali ile takibin aynı şartlarda devamına,2-Hükmolunan 5.000.000 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 1.000.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine. 3-Kabul edilen 5.000.000 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 341.550,00 TL karar ve ilam harcından 60.387,50 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 281.162,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 60.387,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 61.002,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 410,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.410,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 5.000.000,00 TL üzerinden takdir edilen 664.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan .... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırKatip ... E-imzalıdır