Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, davacının tescilli marka haklarına tecavüz eden taklit ürün satışının tespiti ve giderilmesi davasında gerekçeli kararını açıkladı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli markalarına yönelik tecavüzün tespiti ve giderilmesi talebiyle açtığı bir marka davasının gerekçeli kararıdır; davacı, davalının işletmesinde markalarına tecavüz eden taklit ürünlerin satıldığını iddia ederek ihlalin durdurulmasını ve ürünlere el konulmasını talep etmiş, davalının yargılamaya katılmamasına rağmen mahkeme yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda davalıya ait işyerinde davacının markasını taşıyan taklit bir tişörtün satışta olduğunu tespit etmiş ve marka ihlalinin değerlendirilmesinde işaretler ile mallar arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimali gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/282 Esas - 2025/499

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/282
KARAR NO : 2025/499
...
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 07/07/2025
KARAR TARİHİ : 10/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin üretildiğini ve/veya satışa sunulduğunu, vekil edenin işbu ihlaller hakkında yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele ettiğini, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin ulaşması akabinde; davalıya ait işletmeden “....” marka ve logolu tişörtün satın alınmış olduğunu, satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slipin dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini beyan ederek, davalıya ait “..." tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca davacının marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın yargılamaya katılımı olmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davalı eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, .... sayılı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRMELER;
Mahkememizce yapılan bilirkişi görevlendirmesi ile “....” adresinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde, davalıya ait “....” tabelalı işyerinde “....” markalı 1 adet t-shirtün satışa sunulduğunun tespit edildiği,
Davalıya ait Kullanımların Marka İhlali Oluşturup Oluşturmadığı;
Yukarıda belirtilen düzenlemelerde de açıkça belirtildiği üzere marka hukuku açısından ihlalin söz konusu olabilmesi için öncelikle tescilli marka ile kullanılan işaret arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik var olmalıdır. Diğer taraftan marka hakkının ihlalinden söz edilebilmesi için marka benzerliğinin yanı sıra markaların üzerinde kullanılacağı mallar/hizmetler açısından da aynılık, aynı türlük, bağlantı veya benzerlik bulunmalıdır. Bu bağlamda markalar arasındaki benzerlik incelenirken,
Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları
Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
Çağrıştırma,
Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır.
Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir.
İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır. Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Türk Hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 Maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmasıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır.
Davacı Tarafından Dosyaya Sunulan Delillerin İncelenmesi;
Davalının işyerinden satın alındığı iddia edilen ürünün üzerinde davacının ...” ibaresinin esas unsur olduğu markalarının kullanıldığı tespit edilmiştir.
Davalının işyerinden satın alındığı iddia edilen ürünlerin, davacı markalarının kapsamındaki 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler” veya “t-shirt” bağlamında yer aldığı,
Netice itibariyle,
Davalının işyerindeki üründe, davacının ....” ibaresinin esas unsur olduğu markalarının kullanıldığı,
Davalının işyerindeki ürünün, davacı markalarının kapsamındaki 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler” veya “tshirt” bağlamında yer aldığı,
Hem davacı tarafından dosyaya sunulan ürünlerin incelenmesi hem de bilirkişi tarafından davalı işyerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının .... sayılı ve “.... ” ibaresinin esas unsur olduğu markalarının kullanıldığı, dolayısıyla davalının eylemleri bakımından 6769 sayılı SMK’nın md. 29 ve 7/3-(a), (b) koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın kabulüne,
Davalı kullanımlarının davacı marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzünün durdurulmasına,
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 7.798,30.-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.12.2025
Kâtip Hâkim....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf :1.318,30.-TL
P.P :6.480,00.-TL
TOPLAM :7.798,30.-TL