İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Bankanın Ödenmeyen Kurumsal Ticari Kredi Borcundan Kaynaklanan İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali Davasında Verilen Karar.
Özet: Bir bankanın, ticari amaçlı taksitli kredi kullandırdığı borçlunun ödemelerini yapmaması üzerine hesabı kat ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada; borçlunun savunma sunmadığı, mahkemenin dosyadaki kredi sözleşmesi, banka kayıtları ve bilirkişi raporunu değerlendirerek, 150.000 TL nakdi kredinin sadece iki kısmi ödemesi yapıldıktan sonra sorunlu hale geldiğini ve icra takip tarihinde 167.725,49 TL alacak bulunduğunu tespit ettiği, bu deliller ışığında borçlunun itirazının iptali ile bankanın alacak tahsilinin sağlanmasını amaçlayan bir yargılama sürecini ele almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/775 Esas
KARAR NO : 2026/560
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
... 4. Tüketici Mahkemes...Esas - ...Karar sayılı dosyasında verilen 16/07/2025 tarihli ''görevsizlik'' kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzii edilerek mahkememiz 2025/775 Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmekle yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıya banka kredi ürünleri kullandırıldığını, kullandırılan kredi ürünlerinden kaynaklı borcun hala ödenmemesi üzerine davalının hesaplarının ihtarname ile kat edildiğini ve davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek takip tarihi itibariyle 167.725,49-TL alacağın tahsilini teminen .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası, ihtarname, Kredi ve Kredi Kartı Sözleşmesi, Banka kayıt ve defterleri arabuluculuk anlaşmama tutanağı dosyada delil olarak bulunmaktadır.
Davacı bankaya yazılan müzekkereye cevap verildiği, dava konusu banka kayıtlarının celp edildiği görüldü.
Bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu görüldü.
Bilirkişi (Bankacı) 08/05/2026 tarihli raporunda;
''Sayın Mahkemenin ara kararı uyarınca dava dosyası mübrez belgeler, tarafların iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle yapmış olduğum incelemede yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerden dolayı; İstanbul ... İcra Dairesinin ... s.icra dosyasında 20.02.2025 icra tarihi itibariyle Gürkan Karaboğaz’dan olan alacağı :
Asıl alacak tutarı 166.933,70 TL
% 48 işlemiş akdi faizi 754,08 TL
BSMV %5 37,71 TL
21.02.2025 İcra takip tarihindeki alacak miktarı 167.725,49 TL
Olarak hesap edilmiştir.
Keyfiyet sayın Mahkemenin takdirlerine arz olunur.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacı banka tarafından davalıya 21/08/2024 tarihli Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılan ticari amaçlı taksitli kredinin geri ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, alacaklıya itiraz ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla tanınmış, maddi hukuk ilişkisinin esasına ilişkin bir eda davasıdır. Bu davada takip tarihi itibarıyla alacağın varlığı ve miktarı genel hükümler çerçevesinde incelenir ve alacağın varlığını ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Davalının cevap vermemiş olması HMK'nın 128. maddesi uyarınca inkâr sonucunu doğurduğundan, davacı bankanın alacağını ispat yükü devam etmektedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan belgelerden davacı banka ile davalı arasında 21/08/2024 tarihli Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 2.1. maddesinde krediye yıllık %43,80 oranında faiz uygulanacağının, faiz, BSMV ve sair mali yükümlülüklerin müşteri tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı bankanın ... numaralı kredi hesabından 21/08/2024 tarihinde davalıya 150.000,00 TL nakdi kredi kullandırıldığı, kredinin 36 ay vadeli, aylık 7.750,01 TL taksitli ödeme planına bağlandığı ve toplam geri ödeme tutarının 279.000,17 TL olarak belirlendiği tespit edilmiştir.
Kredi hesap ekstresine göre davalı tarafından 11/09/2024 tarihinde 3.622,12 TL ve 09/10/2024 tarihinde 2.405,58 TL olmak üzere yalnızca kısmi tahsilat yapılabilmiş, bunun dışında ödeme planındaki taksitler ödenmemiş ve kredi bakiyesi 20/02/2025 tarihinde sorunlu kredi hesabına aktarılmıştır. Davalı tarafından kredinin kullanılmadığına veya taksitlerin ödendiğine ilişkin herhangi bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir.
Sözleşmede, müşteri ile banka arasında çıkacak uyuşmazlıklarda bankanın defter ve kayıtları ile bilgisayar ve benzeri kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağı kararlaştırılmış olup, ticari amaçlı kredi ilişkisinde bu delil sözleşmesi geçerlidir. Davalı tarafından banka kayıtlarının aksini gösteren bir delil sunulmamıştır.
Muacceliyet ve Temerrüt yönünden yapılan değerlendirmede; Sözleşmenin kredi geri ödemesine ilişkin hükmünde; ödeme planında belirtilen tutarlardan herhangi birinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, önceden ihtar keşide edilmek suretiyle ödeme planına göre bakiye tüm taksitlerin ve borcun muaccel hale geleceği kararlaştırılmıştır. Davacı banka tarafından 19/02/2025 tarihli ihtarname ile kredi hesabı kat edilerek 167.530,13 TL bakiye borcun 24 saat içinde ödenmesi istenmiş ise de, ihtarname davalıya tebliğ edilemeden iade olmuştur. Ancak davalı, ödeme planındaki taksitleri 2024 yılı Ekim ayından itibaren hiç ödememiş olup, sözleşmede öngörülen muacceliyet şartı gerçekleşmiştir. İlamsız icra takibinde borçluya tebliğ edilen ödeme emri, alacaklının borcun tamamının ödenmesini istediğini açıkça ortaya koyan ve borçluya yöneltilmiş bir ihtar niteliğindedir. Bu nedenle 21/02/2025 tarihinde davalıya gönderilen ödeme emri ile, sözleşmede muacceliyet için aranan ihtar şartı da yerine gelmiş ve borcun tamamı muaccel hale gelmiştir. Nitekim bilirkişi de ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle davalının temerrüdünün icra takip tarihinden itibaren başladığını kabul ederek hesaplama yapmıştır. TBK'nın 117/1. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; icra takibi de bu anlamda ihtar yerine geçer. Davalının muacceliyete veya temerrüde ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Alacak Miktarının Değerlendirilmesi; Bilirkişi tarafından banka kayıtları, kredi sözleşmesi, ödeme planı ve hesap ekstreleri üzerinde yapılan incelemede; takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalıdan 166.933,70 TL asıl alacak, yıllık %48 akdi faiz oranı üzerinden hesaplanan 754,08 TL işlemiş faiz ve bu faiz üzerinden %5 oranında hesaplanan 37,71 TL BSMV olmak üzere toplam 167.725,49 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu tutar, takip talebinde istenen miktarlarla tamamen örtüşmektedir. BSMV, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca bankaların lehlerine aldıkları faizler üzerinden hesaplanan ve sözleşme uyarınca müşteriye yansıtılabilecek bir vergi olduğundan talep yerindedir.
Takip sonrası faiz yönünden; sözleşmenin temerrüde ilişkin hükmünde, müşterinin temerrüdü halinde temerrüt tarihinde bankaca T.C. Merkez Bankasına bildirilmiş en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bilirkişi raporuna göre bu şekilde hesaplanacak temerrüt faizi oranı yıllık %72 olmakla birlikte, davacı banka takip talebinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 oranında faiz işletilmesini talep etmiştir. Talep edilen oran sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizi oranının altında kaldığından ve HMK'nın 26. maddesi uyarınca talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden, takibin talep edilen yıllık %48 faiz ve faizin %5 BSMV'si ile aynı koşullarla devamı yerinde görülmüştür. Ticari işlerde faiz oranı TTK'nın 8/1. maddesi uyarınca serbestçe kararlaştırılabilir.
Bilirkişi raporu; kredi sözleşmesi, ödeme planı, hesap ekstreleri, banka kayıtları ve takip dosyası esas alınarak denetime elverişli ve gerekçeli şekilde düzenlenmiş olup hükme esas alınmıştır. Bu itibarla, davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından itirazın iptali ile takibin 166.933,70 TL asıl alacak, 754,08 TL işlemiş faiz ve 37,71 TL BSMV olmak üzere toplam 167.725,49 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmesi gerekmiştir.
İcra İnkâr Tazminatı yönünden; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi halinde, talep şartıyla, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Takip konusu alacak, taraflar arasındaki yazılı kredi sözleşmesi, davalıya verilen ödeme planı ve sözleşmede kararlaştırılan faiz oranlarından hesaplanabilir nitelikte olup, davalı tarafından takip tarihinde bilinebilir ve belirlenebilir durumdadır. Bu nedenle 166.933,70 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 33.386,74 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının iptali ile takibin 166.933,70 TL asıl alacak, 754,08 TL işlemiş faiz ve 37,71 TL BSMV olmak üzere toplam 167.725,49-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 11.457,33-TL nispi karar harcının peşin alınan 2.025,71-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 9.431,62-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 2.745,11-TL (615,40 TL BVH, 104,00 TL VSH, 2.025,71 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 14.222,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3,140,00-TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
15/09/2026
Katip
E-imza
Hakim
E-imza