11. Ceza Dairesinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda sanıkların kazanılmış hakları ihlal edilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan sanıklar hakkında, ilk derece mahkemesinin beraat ve mahkumiyet kararlarıyla başlayan yargılama sürecinde, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik inceleme ve yetersiz gerekçe göstererek kararları birden fazla kez bozması sonrası, son olarak ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı sadece sanıkların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak sanıkları daha ağır hapis ve adli para cezasına çarptırdığı bir durum incelenmektedir. Temyiz incelemesinde, sanıklar aleyhine temyiz olmamasına rağmen aleyhe hüküm kurulmasının kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1712 E., 2021/69 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;Sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2014/339 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 52... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. Anılan kararın katılanlar vekili ve sanık ... müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 30.01.2017 tarihli ve 2017/66 Esas, 2017/193 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarihli ve 2017/64 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 52... maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 60.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.4. Anılan kararın katılanlar vekili ve sanık ... müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2017/1741 Esas, 2017/1773 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2017/616 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43, 52... maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 106.640,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155/2, 43, 52... maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 200.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.6. Anılan kararın sanık ... ve sanıklar müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanunun 155/2, 43, 52... maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 62.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz istemi; duruşma talepli olarak, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine, daha ağır ceza ile cezalandırılmaları gerektiğine, görevsiz mahkemece karar verildiğine ilişkindir. Sanıklar müdafinin temyiz istemi; duruşma talepli olarak, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, katılan şirket tarafından ibraz edilen belgelerin resmi ve tasdikli belgeler olmadığına, hükme esas alınamayacağına, müvekkillerinin söz konusu eylem nedeniyle herhangi bir menfaat elde etmediklerine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, katılan şirketin zarara uğradığını ispata yarar bir belge olmadığına, müvekkillerinin beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. İlk derece mahkemesince verilen 21.03.2019 tarihli hükme karşı yalnızca sanık ... ve sanıklar müdafi tarafından istinaf yasa yoluna müracaat edildiği ve aleyhe temyiz olmadığı hâlde, 5271 sayılı CMK'nin 283/1. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeksizin aleyhe hüküm kurulmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Tebliğname'deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. İlk derece mahkemesince verilen hükmün yalnızca sanık ... ve sanıklar müdafi tarafından istinaf edildiği ve aleyhe istinaf talebi olmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nin 283/1. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilmeksizin aleyhe hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de; sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin temyizleri üzerine söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına "ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından 5271 sayılı CMK'nin 283/1. maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakları korunarak, sanıklar ... ve ...'nın neticeten 2 yıl 8 ay hapis ve 106.640,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...'ın ise 4 yıl hapis ve 200.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.