Şirketler arasındaki marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve benzer şirket unvanı ile internet alan adı uyuşmazlığına dair öncelik ve kötüniyet iddialarını içeren temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, benzer şirket unvanları ve markalar etrafında dönen karmaşık bir ticari uyuşmazlığı konu alırken, davacı şirket kendi tescilli markasına ve unvanına davalı şirketin benzer unvanıyla tecavüz edildiğini ileri sürerek tecavüzün durdurulmasını, web sitesi kapatılmasını, unvan yasağını ve tazminat talep ederken, davalı şirket ise kendi unvan ve markasının öncelik hakkına sahip olduğunu, davacının tescilinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek davacı markasının iptalini, unvanının terkinini ve kendi unvanına yönelik tecavüzün önlenmesini istemektedir.
11. Hukuk Dairesi         2025/4696 E.  ,  2026/2409 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1654 Esas, 2025/777 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/39 E., 2023/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
1.Davacı- karşı davalı şirket vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin yetkilisi olan ...’nın 2016/... tescil numaralı, “...” ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, davacı şirketin “... ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.” ibareli ticaret unvanının da ticaret siciline kaydedildiğini, davalının “... ve ... Tic. Ltd. Şti.” unvanını kullanarak davacının markası ile iltibasa neden olduğunu, tarafların demir dışı metallerin ticaretini yaptığını, davalının ayrıca plastik ürünlerinin ticareti ile uğraştığını, davalının yaptığı marka başvurusuna itiraz etmeleri üzerine benzer mal ve hizmetler için marka başvurularının reddine karar verildiğini, ihtarnameye rağmen davalının eyleminin devam ettiğini, tarafların internet alan adlarının da benzer olduğunu ileri sürerek davalının, davacıya ait markanın tescilinden ... haklara tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine, davalı şirketin internet sitesinin kapatılmasına, marka hakkına tecavüzde bulunan şirket isminin yasaklanmasına, hüküm özetinin ilanına, şimdilik 500,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat ile 40.000,00 TL itibar tazminatının işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
2.Davacı vekili birleşen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/20 E. sayılı dava dosyasının dava dilekçesinde; asıl davada yetkilisi olduğu şirketin iddialarını tekrarlayarak davalının, davacıya ait markanın tescilinden ... haklara tecavüz fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine, davalı şirketin internet sitesinin kapatılmasına, marka hakkına tecavüzde bulunan şirket isminin yasaklanmasına, hüküm özetinin ilanına, şimdilik 500,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminat ile 40.000,00 TL itibar tazminatının işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1.Davalı- karşı davacı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davaya konu edilen marka ... adına tescilli olduğundan davacı şirketin dava açma sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu markayı daha önce kullanmaya başladığını, müvekkilinin tescilli ticaret unvanı nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, müvekkili şirketin markası ile 2015 yılından beri faaliyetlerini gerçekleştirdiğinden ciddi yatırımlar neticesinde marka üzerinde eskiye dayalı kullanımı sebebiyle öncelikli hak sahibi olduğunu, tarafların web sitelerinin karıştırıldığına dair davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, alan adı sahibi marka sahibinden daha önce alan adı üzerinde hak elde etmişse, marka sahibinin alan adının kullanılmasını engelleyemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; asıl davanın davacısının yanı sıra ...’ya da husumet yönelttiği karşı dava dilekçesinde ise, müvekkilinin ticaret unvanını 30.09.2015 tarihinde, davacı- karşı davalının ise 14.01.2020 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin öncelik hakkının bulunduğu bu ibareyi 2017/... sayı ile “... ve ... Tic. Ltd. Şti.” şekliyle marka siciline tescilini sağladığını, davacı- karşı davalı şirketin yetkilisi ...’nın ise 2016/.... sayılı, “..." ibareli markayı 30.03.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tescil ettirdiğini, müvekkilinin uzun süredir ticaret unvanı olarak da kullandığı markasını kendi adına tescil ettiren davacı- karşı davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2016/... tescil numaralı “...” ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden iptaline, sicilden terkinine, davacı- karşı davalının müvekkili şirketin unvanına tecavüzünün önlenmesine, “... ... San. Tic. Ltd. Şti.” unvanının terkinine, davalılar adına kayıtlı ... alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davalı ...'ya yönelik açılan karşı davada, asıl davada taraf olmayan ...’ya karşı dava açılamayacağından ... hakkındaki dava asıl davadan tefrik edilerek Mahkemenin 2021/92 E. sırasına kaydedilmişse de, daha sonra tekrar asıl dava ile birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya asıl dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.
2.Davalı vekili birleşen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/20 E. sayılı davanın reddini istemiştir.
3.Asıl davada karşı dava olarak açılan, tefrikten sonra tekrar birleştirilen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyasında davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle birleşen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dava dosyasında ... adına tescilli 2016/28721 sayılı “...” markasının hükümsüzlüğü davasının incelendiği, davalı- birleşen davacı ... ve Plas. İth. ve İhr. Tic. Ltd. Şti.’nin “...” ibaresini içeren ticaret unvanı ile 30.09.2015 tarihinde tescil edildiği, iştigal alanının birleşen davanın davalısı ...’nın markasının tescilli olduğu 6. sınıftaki mal ve hizmetler ile benzer olduğu, davalı- birleşen davacı ... ve ... İhr. Tic. Ltd. Şti.’ne ait ... alan adlı intrenet sitesinin arşiv kayıtları incelendiğinde markanın en eski kullanımının 06.11.2016 olduğu, davacı- birleşen davalı ...’nın ya da ortağı olduğu davacı- karşı davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin daha eski bir marka kullanımının tespit edilemediği, her ne kadar ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait ... alan adını tahsis tarihi 21.04.2014 olarak tespit edilmişse de, alan adından kaynaklanan haklar ile marka haklarının birbirlerinden bağımsız haklar oldukları, ... adına tescilli 2016/.... tescil numaralı “...” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/3, 6/6 hükümleri uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, ... ve ... İhr. Tic. Ltd. Şti.’ne ait ... alan adının iptalinin talep edildiği, davacı- karşı davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait ... alan adının ilk kez davacı- karşı davalı şirket adına tahsis edilmiş olduğundan davalı- karşı davacıya ait ... alan adının iptali talebinin ve buna ilişkin haksız rekabet talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, asıl davada maddi ve manevi tazminat talepleri marka hakkına tecavüz nedeniyle istendiğinden haksız rekabet nedeniyle tazminata hükmedilmediği, asıl davadaki markaya tecavüzün ise şartları oluşmadığından, asıl davalının bu ibare üzerinde öncelik hakkının bulunduğu tespit edildiğinden diğer taleplerin reddedildiği, asıl davadaki karşı dava ve birleşen İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2021/92 E. sayılı dosyası yönünden ise, ... adına tescilli, “...” ibareli markanın, davalı- birleşen davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullandığı “...” markası ile birebir aynılık içerdiği, her iki tarafın kullanımlarının da ... adına tescilli markanın tescil edildiği 06. sınıftaki mal ve hizmetler ile benzer veya bağlantılı olduğu, her ne kadar birleşen davacı- birleşen davalı ...’nın markası tescilliyse de davalı- karşı davacı- birleşen davalı ... ve.... İhr. Tic. Ltd. Şti.’nin markayı ...’nın marka tescil başvurusundan önce kullanmaya başladığı, bu nedenle ...’ın tescilli markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu, birleşen davalı- birleşen davacı ...’nın ve ortağı olduğu davacı- karşı davalı ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin marka kullanımlarının davalı- karşı davacı ... ve ...e İhr. Tic. Ltd. Şti.’nin hak sahibi olduğu markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, ticaret unvanını kullanma hakkının davalı- karşı davacı şirkete ait olduğu, davacı- karşı davalının ticaret unvanından “...” markasının terkini şartlarının gerçekleştiği, yine karşı davada davacı- karşı davalının asıl davada davacı şirketin tescilli markanın sahibi olmadığı, markanın ... adına tescil edildiği, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat davalarını açabilmesi için marka üzerinde hak sahibi olduğuna dair bir delil de sunmadığı, asıl davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminat taleplerinin ve aynı taleplerle ... tarafından açılan birleşen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/20 E. sayılı davasının reddedildiği, davalı- karşı davacı ... ve .... Tic. Ltd. Şti.’nin açtığı marka haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davalarının kabulü gerektiği, marka haklarının SMK ile korunduğu, marka hakkına tecavüz eyleminin aynı zamanda haksız rekabet hükümleri gereğince de korunamayacağı, ayrıca davacı- karşı davalının tescilli ticaret unvanını ve hak sahibi olduğu alan adını kullanmasının haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının ... alan adını kullanmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin menine, bu alan adının iptaline, hüküm özetinin ilanına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, davalıların “...” markasını ürünlerinin üretimi ve satışı için kullanmalarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, menine, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, hüküm özetinin ilanına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, birleşen 2021/20 E. sayılı davanın reddine, birleşen 2021/92 E. sayılı davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2016 ... tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, asıl ve birleşen davalara ilişkin hükümler taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, asıl ve birleşen davalara ilişkin hükümler taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/20 E. sayılı davalar, davalının, anılan birleşen davacıya ait ve asıl davacı şirketin kullanımında olan markanın tescilinden ... haklara tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat ve asıl ve birleşen davalının internet sitesinin kapatılması; asıl davacı şirket ve ...’ya karşı açılan asıl davanın karşı davası; ... adına tescilli 2016/.... tescil numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü, karşı davalı şirketin ticaret unvanının terkini ve karşı davacının ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve karşı davalının “...” ibareli alan adına erişimin engellenmesi taleplerine ilişkindir. Asıl davada ...’ya yönelik açılan karşı dava, önce tefrik edilerek Mahkemenin 2021/92 E. sayılı dava dosyasına kaydedilmişse de sonrasında tekrar işbu dava dosyası ile birleştirilmiş ve yargılamaya bu şekilde devam edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.