Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sahte fatura ve usulsüzlük iddialarına dayalı ticari menfi tespit davasının tarafların karşılıklı uzlaşmasıyla sonuçlanması.
Özet: Davacı, otelini eski satın alma müdürü ile davalının usulsüz faturalarla dolandırdığını ve gerçek borcun ödenmesine rağmen davalı tarafından başlatılan icra takibine konu faturalar için borçlu olmadığını iddia ederek menfi tespit davası açmış, davalı ise borcun mevcut olduğunu savunmuş; ancak yargılamanın ilerleyen aşamasında her iki taraf da karşılıklı mutabakatla davayı kabul ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinden feragat ettiklerini beyan ederek, mahkemenin de tarafların serbestçe tasarruf edebildiği bir dava olması nedeniyle bu kabul beyanlarını hüküm doğurucu bulmuştur.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/814 Esas
KARAR NO : 2026/783
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirket aleyhine Kemer İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile fatura alacağı nedeniyle icra takibi başlattığını, süresi içerisinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, vekil eden şirketin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığının tespiti gerektiğini, takibe dayanak gösterilen faturalarda müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, davalı şahıs ile müvekkili şirketin oteli bünyesinde satın alama müdürü olarak çalışan ... ... tarafından yapılan usulsüzlüklerle bu faturalardaki bu ürünler teslim edilip satış yapılmadığı halde satış yapılmış gibi gösterilmek suretiyle vekil eden oteli dolandırma amaçlı iş birliği yapıldığını, olayın ortaya çıkması üzerine davalı ve otel çalışanı bir araya getirilerek davalı ile gerçek alacağı miktar hesaplandığı ve bu bedel üzerinden verilen çeklerin de davalıya ödendiğini, konu ile ilgili de Kemer Cumhuriyet başsavcılığına sun duyurusunda bulunulacağını, davalı tarafça söz konusu fatura edilen ürünlerin müvekkili şirket bünyesindeki otele teslim edilmediğini, çoğu faturanın zaten şirket kayıtlarında da bulunmadığını, yapılan bu usulsüzlük ile müvekkilinin borçlandırıldığını, olayın öğrenilmesi üzerine davalı tarafın gelerek özür dileyerek asıl alacağı miktar üzerinden düzenlenen çekleri alarak otelden ayrıldığını, aynı şekilde davalı tarafça ... Şti. firmasında kullanılarak aynı usul kullanıldığını, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu faturalara ilişkin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, başvurulan arabuluculuktan olumsu sonuç alınmadığını, davalı tarafa yapılan ödemelere ilişkin çekleri ekte sunduklarını, davalı tarafın ve vekil eden şirketin ticari defterleri incelendiğinde borcu olmadığı ve yapılan ödemelerin borcu karşıladığı, diğer sevk irsaliyesi ve faturaların sahte olduğu ,ürünler teslim edilmediği halde edilmiş gibi gösterildiği ortada olup bu hususun davalı tarafça da sözlü olarak kabul edildiğini, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile öncelikle müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması için ekte takibe konu senet sureti ve vekaletname üzerindeki imzalarda değerlendirilerek kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davacı müvekkilinin Kemer İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu şirket hakkında Kemer İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatığıldığı ve bu takibin kesinleştiği, dosyanın kesinleşmesi akabinde borçlu şirketin malikinde bulunan otele fiili hacze gidildiği, haciz esnasında ilgili otelde bir başka şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, Kemer İcra Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş doyası ile istihkak iddiasının reddine karar verildiği ve haczin devamına karar verildiği, bu kararın ardından tekrar fiili haciz işlemi için ilgili şirkete ait otele gidildiği, yapılan haciz işlemi sırasında borçlu şirket yetkilileri tarafından borcun kabul edildiği, pazarlık edildiği, borçlu şirketin borcunu ödeyeceği vade belirlediği ancak ardından işbu davanın açıldığı, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitini, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahküm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Kemer İcra Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davalının kabul beyanının kabulünü, yargılama gideri ve icra inkar tazminatı taleplerinin olmadığını, dosya hakkında duruşma beklenmeksizin karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini, tarafların karşılıklı mutabakatı gereği yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK 308/1 e göre davayı kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. HMK 308/2 gereğince kabul beyanı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Huzurdaki dava, tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri davalardan olup HMK gereğince davayı kabul davaya son veren ve kesin hüküm sonucunu doğuran taraf işlemindendir. Davalının davayı kabul etmesi ile maddi anlamda kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından dava konusu uyuşmazlık son bulur. Kabul beyanı yargılama sırasında sözlü veya dilekçe ile yapılabilecektir. Sözlü kabul beyanı HMK 309/3 gereğince tutanağa açıkça yazılır, HMK 154/3 ç maddesi gereği kabul beyanı okunup davalıya imza ettirilir. Kabulün hüküm ifade etmesi HMK 309/2 gereğince mahkemenin veya karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir.
Bu anlatımlar, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin davayı kabul ettiği, vekaletnamesinde kabul beyanında bulunmaya dair özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK 308. madde uyarınca davanın kabul edilmesi sebebiyle davacının Kemer İcra Müdürlüğünün .../... Esas Sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın DAVALI TARAFÇA KABULÜ NEDENİYLE;
Davanın KABULÜ ile davacının Kemer İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Alınması gerekli ... harcın peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Tedbir nedeniyle yatırılan teminatın talep halinde davacıya iadesine,
7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, TARAF VEKİLLERİNİN YOKLUĞUNDA kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır