İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatı davasında maluliyet, teminat ve vekalet ücreti hesaplamalarına ilişkin istinaf inceleme kararı.
Özet: Trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık ve diğer zararlar nedeniyle sigorta şirketinden maddi tazminat talep eden davacının davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı davalı sigorta şirketi tarafından maluliyet tespiti, hesaplama yöntemleri ve vekalet ücreti gibi çeşitli hukuki ve usuli gerekçelerle istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise daha önce, kusur oranlarının tespiti için ceza soruşturma dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden gerekçeli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO:2026/85 KARAR NO:2026/1804İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:20/10/2025NUMARASI:2024/743 Esas - 2025/739 KararDAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ:16/09/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/12/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın sebebiyet verdiğini, davacının kaza neticesinde yaralanıp kalıcı şekilde sakat kaldığını ve meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığını, iş bu kaza nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğunu, maddi tazminatın ödenmediğini açıklanan nedenlerle müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı zararı için 3.000,00 TL, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ile yol, yemek refakatçi vs. sağlık giderleri için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminat talebi ile olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılara ... tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, araştırılmasının gerektiğini, davacı kaza yapan araç işleteni ve sürücü hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini, olayın haksız fiil iddiasına dayandığından avans faizine ilişkin talebin ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davanın Kısmen Kabulü ile; davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı 38.429,38-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararı 190,39-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının talep edebileceği tedaviye bağlı gider 500,00-TL ile bakıcı gideri 41,37-TL olmak üzere toplam 541,37-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; başvuranın işbu kazadan kaynaklı maluliyeti oluşmadığı taraflarınca alınan medikal raporda tespit edildiğini raporlar arasındaki çelişki giderilmediğini, maluliyet oranın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esaslarına göre oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanlığı’ ndan rapor alınması gerektiğini, KTK 97 uyarınca sağlık kurulu raporu yönetmeliği uygun olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca Genel Şartlar ile belirlenen TRH-2010 Mortalite Tablosu ve 1,8 ile 1,65 teknik faiz oranı esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminat talebi ...teminatı kapsamında olmadığını, 19.01.2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik“ isimli yönetmeliğin 6. maddesinin son fıkrası “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmüne amir olup davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalı olduğunu, karar tarihi göz önüne alındığında gerek yasal düzenlemelere gerekse yüksek yargı içtihatlarına aykırı olarak davacı lehine beşte bir yerine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi mevzuata ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14/10/2024 tarih, 2023/2805 Esas ve 2024/1720 Karar sayılı kararı ile "...O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, kaza ile ilgili ceza soruşturma dosyası da getirtilerek kusur oranları bakımından ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer. (TBK m.43/1, 513/1) Vekilin ölü davacı adına gerekçeli kararı tebliğ alması ve istinaf yoluna başvurması mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıların tamamı veya atayacakları vekil tarafından usul işlemleri yapılabilir.Davacı ... mahkemenin karar tarihinden önce 14/12/2024 tarihinde vefat etmiştir.Bu durumda İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacının mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devamla karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026