Köy tüzel kişiliğinin kadastro tespitiyle şahıs adına kaydedilen, kadimden beri ortak kullanılan arsa vasfındaki taşınmazların tapu iptali ve mera olarak tescili davasında delil değerlendirme talepleri.
Özet: Köy tüzel kişiliği tarafından açılan davada, köy halkının kadimden beri ortak kullandığı iddia edilen iki parsel taşınmazın, kadastro çalışmaları sırasında dönemin muhtarının çocukları olan davalılar adına haksız yere tescil edildiği iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ve taşınmazların köy tüzel kişiliği adına mera olarak tescili talep edilmiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davayı kabul etmesi üzerine, davalıların kararı temyiz ederek tanık beyanlarının sübjektifliği, zirai bilirkişi raporlarının soyutluğu, hava fotoğraflarının incelenmesi gerekliliği ve eksik inceleme gibi gerekçelerle kararın bozulmasını talep ettiği bir uyuşmazlıktır.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1193 E., 2024/1562 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kağızman 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/296 E., 2018/180 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi dava dilekçesinde; ... Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadimden beri Köy Tüzel Kişiliğine ait olan ve köy halkının ortak kullandığı 1 06... parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tespit edilerek tapuya tescil edildiğini, dava konusu olan bu iki taşınmazın köy halkının uzun zamandan beri arsa vasfı ile kullandıkları yer olduğunu, bu yerlerin kadastro tespitinin yapıldığı sırada davalıların babalarının köy muhtarı olması nedeniyle hiç bir hakları olmadığı halde davalıların adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri sırasında gerek o dönem muhtar ve ihtiyar heyetlerinin gerekse de bilirkişilerin yanlı beyanları sonucu davalılar adına tespit edilmesinin hukuki bir yanlışlık olduğunu, dava konusu taşınmazların mahallinde yapılacak keşifte de görüleceği gibi kadim arsa vasfında olup, bu yerlerin kadimden beri köy halkının ortak kullanımına bırakılan ve Köy Tüzel Kişiliğine ait olan yerlerden olduğunu ileri sürerek 1 06... ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların ...Kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın öncelikle süre açısından reddinin gerektiğini, kadastro çalışmalarının üzerinden 10 yıllık sürenin geçtiğini, bu süre içinde her hangi bir itirazın olmadığını, davanın esası açısından ise dava konusu taşınmazların köy halkına ait olduğu iddiasının asılsız olduğunu, davacının belirttiği parsellerin kadimden beri kendi kullanımlarında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile1 06... ve 1 15... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı Köy Tüzel Kişiliği tarafından yararlandığının tespitine ve mera olarak sınırlandırılarak mera özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurusunun kabulü işle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel sicile yazılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz NedenleriDavalı ... ve ... temyiz dilekçelerinde; a. Taşınmazların köyün ortak kullanımında olduğu iddia edildiğinden dinlenen tanıkların dava konusu taşınmazlardan faydalanması kaçınılmaz olduğunu ve verilen kararın dinlenen tanıkların lehine olduğunu, bu nedenle de davacı köyde oturan tanıkların beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, davada Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olması nedeniyle tanıkların çevre köylerden, 65 yaş üstü kişilerden seçilmesi gerektiğini, b. Zirai bilirkişilerin hiçbir veriyi esas almadan soyut bir şekilde gözleme dayalı olarak bu yerlerin mera vasfında olduğu şeklindeki değerlendirmesi esas alınarak karar verilmesinin yerinde olmadığını, zirai bilirkişilerin soyut ve denetimsiz raporlarının esas alınmaması gerektiğini, c. Taşınmazların evveliyattan bu yana ne şekilde kullanıldığı veya öncesinde hayvan toplanma yeri mi yoksa yol olarak mı kullanıldığı hususlarının bilirkişilerin soyut beyanları ile değil hava fotoğraflarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını,d. Bu yerlerin çok öncesinde murisleri tarafından ekilip sürüldüğünü, mera olmadığını ve şahıs taşınmazı olduğu şeklindeki iddialarının fotoğrafların incelenmesi ile ortaya çıkacağını, tutanak bilirkişi ile tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ve yanlış uygulama ile karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedirler.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.